Türkiye'nin en büyük tatlı su kaynaklarından biri olan İznik Gölü'nde yaşanan çekilme, bölgedeki çevre örgütleri ve uzmanların gündemindeki yerini koruyor. Son yıllarda kıyı şeridinde gözle görülür biçimde gerileyen göl suları, bu yıl da yükselen yağışlara rağmen eski seviyesine ulaşamadı.
İznik Gölü’nde Endişe Büyüyor
Bursa Saati ekranlarında yayınlanan Doğanın Sesi programına konuk olan Bursa Su Kolektifi aktivisti Caner Gökbayrak, gölde yaşanan su kaybının artık sadece iklim değişikliğiyle açıklanamayacağını söyledi. Gökbayrak, sanayi kaynaklı su kullanımının İznik Gölü üzerindeki baskıyı her geçen gün artırdığını ifade etti.
“Sanayi Boruları Gün Yüzüne Çıktı”
İznik Gölü'ndeki çekilmenin boyutlarını örneklerle anlatan Gökbayrak, gölden su çeken bazı sanayi kuruluşlarının altyapılarının artık görünür hale geldiğini belirtti.
“İznik Gölü'nde olağanüstü bir durum olduğunu artık bütün Bursalılar görüyor. Barajlarımız doldu, hatta taştı. Buna rağmen İznik Gölü'ndeki çekilme devam ediyor. Burada sanayinin etkisi oldukça yüksek. Gemlik Gübre'nin yılda yaklaşık 10 milyon metreküp su çektiği ifade ediliyor. Su seviyesi o kadar düştü ki gölden su alan sanayi boruları artık gün yüzüne çıkmış durumda” diyen Gökbayrak, gölün doğal dengesinin bozulduğunu savundu.
Geçen Yıl 9 Köye Su Verilemedi
Su kaynaklarındaki azalışın yalnızca göl ekosistemini değil, bölgedeki yerleşimleri de etkilediğine dikkat çeken Gökbayrak, geçtiğimiz yıl İznik Gölü çevresindeki bazı köylerde ciddi su sıkıntıları yaşandığını hatırlattı.
Gökbayrak, “Geçtiğimiz yıl göl çevresinde bulunan 9 köye yeterli su verilemedi. Bu durum bize artık sorunun sadece çevresel değil, aynı zamanda sosyal bir sorun haline geldiğini gösteriyor. Eğer gerekli önlemler alınmazsa önümüzdeki yıllarda çok daha ciddi sonuçlarla karşılaşabiliriz” ifadelerini kullandı.
Cargill Tartışması Yeniden Gündemde
Programda uzun yıllardır kamuoyunda tartışılan sanayi yatırımlarına da değinen Gökbayrak, özellikle Amerikan menşeli Cargill firmasının faaliyetlerinin yıllardır çevre tartışmalarının merkezinde yer aldığını söyledi.
“Bu konuda yıllarca dava açıldı. Mahkemeler tarafından kapatma kararları verildi ancak daha sonra çeşitli düzenlemelerle af getirildi. İznik Gölü havzasındaki sanayi faaliyetlerinin tamamı yeniden değerlendirilmelidir” diyen Gökbayrak, göl çevresindeki sanayi yatırımlarının su kaynakları üzerindeki etkisinin bilimsel olarak incelenmesi gerektiğini belirtti.
“İznik Gölü Koruma Altına Alınmalı”
Son dönemde gündeme gelen yeni sanayi yatırımlarının da göl üzerindeki baskıyı artırabileceğini ifade eden Gökbayrak, özellikle karton fabrikası projesiyle ilgili tartışmaların dikkatle takip edilmesi gerektiğini söyledi.
İznik Gölü'nün stratejik bir doğal varlık olduğuna vurgu yapan Gökbayrak, “Artık İznik Gölü'nün özel koruma statüsüyle ele alınması gerekiyor. Göl çevresi sanayi baskısından arındırılmalı. Çevredeki fabrikalar ciddi miktarda su çekiyor. Bugün yaşadığımız tablo da bunun sonucudur. İznik Gölü yalnızca Bursa'nın değil, Türkiye'nin en önemli tatlı su rezervlerinden biridir ve gelecek nesiller için korunmalıdır” dedi.
Uzmanlar ve Çevreciler Önlem Çağrısı Yapıyor
Çevre örgütleri ve su politikaları üzerine çalışan uzmanlar, İznik Gölü'ndeki çekilmenin uzun vadede tarım, içme suyu kaynakları ve biyolojik çeşitlilik üzerinde ciddi etkiler oluşturabileceğine dikkat çekiyor. Bölgedeki su kullanımının yeniden planlanması, sanayi faaliyetlerinin denetlenmesi ve göl havzasının bütüncül bir koruma anlayışıyla yönetilmesi gerektiği yönündeki çağrılar ise her geçen gün daha yüksek sesle dile getiriliyor.