Rusya'dan kalkan ALTURA adlı 140 bin ton petrol yüklü tanker gemisine drone isabet ederken tankerin köprü üstünde de hasar oluştu.
Makine dairesinden de su almaya başladığı öğrenilirken Drone isabet eden tankerin acil yardım talebinde bulunmasının ardından Kıyı Emniyeti, sahil güvenlik ve bu tip durumlar için kullanılan kapsamlı acil müdahale gemisi Nene Hatun olay yerine sevk edildi.
27 PERSONELİN DURUMU İYİ
Gemiye müdahale sürerken, gemi personelinden yaralanan olmadığı bildirildi.
27 Türk personelinin sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi.
BAKAN URALOĞLU AÇIKLAMA YAPTI
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu "Rusya’dan ham petrol yüklemiş olan bir yabancı bayraklı sahibini henüz bilmiyoruz ancak Türk işletenli bir geminin gece yarısını geçtikten sonra makine dairesinde bir patlama oldu.
Makine dairesindeki patlamanın özellikle makine dairesinin hedef alındığını düşünüyoruz. Bunun da bir insansız deniz aracı ile yapılmış olabileceğini düşünüyoruz. Bir drone saldırısı değil.
Teknik ekiplerimiz olay yerine yönlendirildi. Önümüzdeki saatlerde tespit edecekler. Ona göre biz de daha net açıklamayı yaparız ama dış kaynaklı bir patlama. Gemiyi tamamen devre dışı bırakma amaçlı yani bilerek yapılmış." dedi.
DIŞİŞLERİ'NDEN OLAYA SERT TEPKİ
Öte yandan akşam saatlerinde yaşanan olaya ilişkin sert bir açıklama geldi.
Söz konusu açıklamayı Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli yaptı.
"BÜYÜK ENDİŞEYLE KARŞILIYORUZ"
Sosyal medya hesabından bir paylaşımda bulunan Keçeli, şunları kaydetti:
Ham petrol taşıyan “ALTURA” isimli, Sierra Leone bayraklı ve Türk işletenli tankere yönelik bugün (26 Mart) Karadeniz'de gerçekleştirilen saldırıyı büyük endişeyle karşılıyoruz.
Saldırıya ilişkin olarak ilgili kurumlarımız tarafından gerekli inceleme ve teknik müdahaleler yapılmakta olup, gemide bulunan 27 Türk mürettebatın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmiştir.
"GEREKLİ TEDBİRLERİ ALMA HAKKIMIZI SAKLI TUTUYORUZ"
Karadeniz’deki Münhasır Ekonomik Bölgemiz içerisinde meydana gelen ve uluslararası hukuka aykırı olan bu ve benzeri saldırılar, bölgede can, mal, seyir ve çevre emniyeti bakımından ciddi riskler oluşturmaktadır.
Savaşın Karadeniz sathına yayılmasının ve daha da tırmanmasının önlenmesini teminen, ilgili taraflarla temaslarımızı sürdürmekteyiz.
Bu doğrultuda ayrıca, ülkemizin bölgedeki ekonomik çıkar ve faaliyetlerinin korunması amacıyla, uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli tedbirleri alma hakkımızı saklı tutuyoruz.