Eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun Silivri Cezaevi’ndeki ölümüyle ilgili yıllar sonra yeniden açılan soruşturmada dikkat çeken gelişmeler yaşanıyor. 12 Kasım 2011’de cezaevinde hayatını kaybeden Kozinoğlu’nun ölümüyle ilgili daha önce verilen takipsizlik kararı, 26 Ağustos 2026 tarihli mahkeme kararıyla kaldırıldı ve dosya yeniden soruşturulmaya başlandı.
Yeni soruşturma kapsamında olay tarihinde cezaevinde görev yapan 11 kişi hakkında adli işlem başlatılırken, 10 şüpheli gözaltına alındı. Bir şüphelinin ise yurt dışında bulunduğu belirlendi. Soruşturmanın odağında ölüm sürecindeki olası ihmal ve sorumluluk iddiaları bulunuyor.
KOZİNOĞLU’NUN MEZARI AÇILACAK
Soruşturmada gelinen son aşamada Kozinoğlu’nun mezarının açılmasına, yani feth-i kabir işlemi yapılmasına karar verildi. İşlemin İstanbul Ümraniye Hekimbaşı Mezarlığı’nda gerçekleştirilmesi ve buradan alınacak doku örneklerinin yeniden incelenmesi bekleniyor.
Yapılacak incelemelerde Kozinoğlu’nun ölümünden önce kullandığı ilaçlar da mercek altına alınacak. Özellikle kendisinin talep ettiği Coraspin ve vitamin hapıyla ilgili toksikolojik ve kimyasal incelemeler yapılacağı bildirildi.
Soruşturmanın bu aşamasında amaç, ölümün gerçekleştiği dönemde herhangi bir ihmal ya da farklı bir müdahale olup olmadığının bilimsel verilerle ortaya konulması. Ancak mevcut durumda Kozinoğlu’nun ölümünün cinayet olduğuna ilişkin kesinleşmiş bir adli tespit bulunmuyor. Yeniden yürütülen soruşturmanın sonucunun beklenmesi gerekiyor.
ÖLÜMÜNDEN ÖNCEKİ EL YAZISI SAVUNMASI ORTAYA ÇIKTI
Dosyaya giren bir diğer önemli gelişme ise Kozinoğlu’nun cezaevinde hazırladığı el yazısı savunma notlarının fiziki nüshasına ve görsellerine ulaşılması oldu. Belgede Kozinoğlu, hakkında yürütülen Odatv soruşturmasında hedef haline getirildiğini savunuyor.
Kozinoğlu savunmasında, uzun yıllar Türk Silahlı Kuvvetleri, Emniyet Genel Müdürlüğü ve MİT bünyesinde görev yaptığını, terörle mücadele alanında çalıştığını ve devlet tarafından çeşitli görevleri nedeniyle ödüllendirildiğini anlatıyor.
Savunmasının en dikkat çekici bölümlerinden birinde ise kendisini “MİT'den seçilmiş bir günah keçisi” olarak nitelendiriyor. Odatv davasındaki diğer sanıkları şahsen tanımadığını belirten Kozinoğlu, gazetecilerle ilişkisinin bulunmadığını ve MİT mevzuatının buna izin vermediğini ifade ediyor.
“7 SANİYEDE YÜKLENEN DOSYA KOMPLO” İDDİASI
Kozinoğlu’nun savunmasında dijital delillere ilişkin iddialar da önemli yer tutuyor. Bilgisayarında bulunduğu öne sürülen bazı dosyaların incelenmeden soruşturma kapsamında kullanıldığını savunan Kozinoğlu, söz konusu klasörün oluşturulma süresinin yalnızca 7 saniye olduğunu belirtiyor.
Bu durumun, dosyaların bilgisayara dışarıdan ve virüs yoluyla yüklenmiş olabileceğini gösterdiğini ileri süren Kozinoğlu, ODTÜ'den bir akademisyenin imzasını taşıyan teknik rapora da atıfta bulunuyor. Savunmasında, bilgisayar verilerinin kendisini suçla ilişkilendirmek amacıyla kullanıldığını öne sürüyor.
Kozinoğlu ayrıca MİT tarafından hazırlanan bazı resmi yazıların lehine olmasına rağmen iddianamede yer almadığını savunuyor. 15 Mart ve 6 Nisan 2011 tarihli yazılara atıf yapan Kozinoğlu, söz konusu belgelerin kendisinin erişebileceği bilgiler olmadığını ve belgelerin ilgili kurumlara dağıtımlı olarak gönderildiğini ifade ediyor.
Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturmanın yıllar sonra yeniden açılmasıyla birlikte hem cezaevi sürecindeki uygulamalar hem de dönemin delilleri yeniden incelemeye alındı. Mezar açma işlemi ve yeni bilimsel incelemelerin ardından soruşturmanın seyri daha da netleşecek.