Açıklamada, taraflar arasındaki ilişkinin münferit bir gayrimenkul alımı olmadığı; Bainbridge Gayrimenkul A.Ş. hisselerinin devri, Carrefour projesinin birlikte geliştirilmesine yönelik sözleşmeler ve Katılımevim’in çoğunluk pay sahibi olduğu şirketler üzerinden yürütülen süreklilik arz eden ticari faaliyetleri kapsayan çok yönlü bir yapı olduğu ifade edildi. Bu durumun, taraflar arasında planlı ve ortak amaçlı bir ticari organizasyon bulunduğunu ortaya koyduğu kaydedildi.
“Ortak ticari görünüm bilinçli şekilde oluştu”
Katılımevim, Bainbridge Gayrimenkul A.Ş.’de çoğunluk pay sahibi olunmasının ardından proje alanında Atış Yapı A.Ş.’ye ait satış ofisinin faaliyetlerini sürdürdüğünü, şantiye sahasında Atış Yapı tabelalarının yer aldığını ve Katılımevim ile Atış Yapı markalarının uzun süre birlikte kullanıldığını belirtti. Açıklamada, bu fiilî durumun herhangi bir itiraz ya da düzeltme yapılmaksızın devam etmesinin, kamuoyu nezdinde ortak bir ticari görünüm oluşturduğuna dikkat çekildi.
KAP bildirimleri hatırlatıldı
Şirket, Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yapılan bildirimlerde Atış Yapı A.Ş. ve Bainbridge Gayrimenkul A.Ş. ile olan ilişkinin yalnızca taşınmaz satışıyla sınırlı olmadığının açıkça yer aldığını belirtti. Bu resmi bildirimlerin bağlayıcı olduğuna işaret edilerek, kamuoyuna yapılan değerlendirmelerin bu çerçevede ele alınması gerektiği vurgulandı.
“Satışlardan haberdardık”
Katılımevim açıklamasında, grup bünyesindeki yöneticilerin daha önce yaptıkları beyanlarda söz konusu satış işlemlerinden haberdar olunduğunu ifade ettikleri hatırlatıldı. Bu durumun, sürecin şirket bilgisi dışında gerçekleştiği yönündeki iddiaları geçersiz kıldığı belirtildi.
Yargı süreci sürüyor
Uyuşmazlığa ilişkin tüm iddia ve savunmaların yargı mercilerinin önünde olduğu belirtilen açıklamada, ticaret sicili kayıtları, KAP bildirimleri, sözleşmeler ve fiilî kullanım olgularının delil olarak dosyada yer aldığı ifade edildi. Hukuki sorumluluğun kapsamının yargılama sonucunda netleşeceği vurgulandı.
Katılımevim, açıklamanın kamuoyunun eksik ya da yanıltıcı bilgilerle yönlendirilmesini önlemek ve sürecin hukuki çerçevesini doğru şekilde ortaya koymak amacıyla yapıldığını bildirdi.