Haziran 2021 tarihi…
AK Parti’de bir dönem siyaset yapan Gülsevim Asani’nin oğlu İbrahim Can Asani, trafikteki tartışmanın sonucunda polis memuru Oktay Doğru tarafından vurularak öldürüldü.
Suriye’de askerlik yapıp, sağ salim dönen İbrahim Asani, basit bir trafik kavgasından ötürü canından oldu.
Hem de ailesinin gözü önünde…
****
Yargılama sona erdi, 3 tutuklunun bulunduğu cinayet nedeniyle bir dönem Özel Hareket’te görev alan Oktay Doğru’ya 25, suç ortakları Turgay Ayas ile Semih Atlı’ya verilen 15’er yıl ceza Yargıtay Birinci Dairesi tarafından onandı.
Ateş açılması sonucu yere düşen İbrahim Can Asani’yi tekmelediği öne sürülen Furkan Ali Uğur, tanık olmadığı, görüntü ortaya çıkmadığı gerekçesiyle beraat etti.
Oysa aile bu cinayeti evlerinin camından izliyordu. Çünkü katiller Asani’yi benzin istasyonundan evinin önüne kadar kovalamışlardı.
****
Ailenin avukatı Nail Adalı, sanıklara iyi hal indirimi uygulandığını belirtirken, yargılamanın Bursa Birinci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapıldığını, orada sanıklara ‘Kasten yaralama sonucu ölüme sebebiyet verme’ den ötürü 12 yıl ceza verildiğini, ancak Bölge Adliye Birinci Ceza Mahkemesi, Bursa Birinci Ağır Ceza’nın kararını kaldırarak, yargılamayı ‘Kasten öldürme’ suçuna dönüştürdüğünü söyledi.
Yargıtay da Bölge’nin kararını esas alarak onama yaptı.
****
Kuşkusuz cezalar ailenin yüreğine su serpmiştir ama ölümün acısını giderecek bir ilaç henüz icat edilmediği için yürek yangını devam edecektir.
Basit bir trafik kavgasının sonucunu görüyor musunuz?
Genç bir bedeninin toprak altına gitmesi bir yanda, psikolojik testlerden, yeterince eğitimden geçmemiş beline silah takılan artık katil diye adlandırılacak gençlerin de dört duvar arasına tıkılarak, ülkeye hizmet etmelerinin önüne geçilmesi öte yanda…
Trafikte tartışırken lütfen bunları düşünün!
HELAL OLSUN İYİ PARTİ YILDIRIM İLÇESİNE
Siyasetçilerin sadece sorun saptamasının, eleştiri yapmasının yeterli olmadığını düşünenlerdenim.
Somut çözüm önerecekler, dahası İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis’in yaptığı gibi bizzat eline poşet alarak, ilçenin temizlenmesine sembolik de olsa katkı verecekler.
****
Evet bu etkinlik, 6 Haziran Cumartesi günü Yıldırım’da partililerin de katılımıyla Yıldırım caddesinde gerçekleştirilecek.
Çöp torbaları ve eldivenlerle sahaya çıkacak olan İYİ Partililer bizzat kendileri temizlik yapacaklar.
Amaç hem temiz Yıldırım mesajı vermek hem de Yıldırım Belediyesi’nin temizlikle ilgili yanlışlarına dikkat çekmek…
****
Özellikle bir iddiada bulunuyor Başkan İsmail Seyis; dikkatle okumanızı rica ederim…
Bunu bir CHP’li belediye yapsaydı, yedi sülalesi gözaltına alınmıştı:
“1 Milyar 305 Milyon TL Harcandı, Yıldırım Neden Hâlâ Temiz Değil?
Yıldırım Belediyesi'nin 2024 yılı içerisinde kent temizliği ve çöp toplama hizmetlerini, ilçeyi 4 ayrı bölgeye ayırarak toplam 1 milyar 305 milyon 500 bin TL bedelle belediye şirketi Yeşil Yıldırım A.Ş. üzerinden gerçekleştirdiği görülmektedir.
Kamuoyuna yansıyan bilgiler incelendiğinde; 1. Bölge: 351 milyon TL, 2. Bölge: 323 milyon TL, 3. Bölge: 317 milyon TL, 4. Bölge: 313 milyon TL olmak üzere toplamda 1 milyar 305 milyon 500 bin TL tutarında bir harcama yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu kadar büyük bir hizmet alımının açık ihale yoluyla gerçekleştirilmesi gerekirken, işin bölümlere ayrılarak belediyenin kendi şirketine verilmesi ciddi soru işaretleri oluşturmaktadır. İlçenin 4 ayrı bölgeye bölünmesiyle ortaya çıkan tablo, rekabetçi bir ihale sürecinin işletilmemesi ve kamuoyunun denetiminden uzak bir yöntem tercih edilmesi eleştirilerini haklı kılmaktadır.
Kamu İhale Kanunu'nun temel amacı; saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi ve kamu kaynaklarının verimli kullanılmasını sağlamaktır. Ancak bu uygulama sonucunda piyasada faaliyet gösteren firmaların ihaleye katılma imkânı ortadan kaldırılmış, rekabet ortamı oluşmamış ve vatandaşın ‘Daha uygun maliyetle daha kaliteli hizmet alınabilir miydi?’ sorusuna cevap verilmemiştir.
Daha da önemlisi, 1 milyar 305 milyon TL'yi aşan bu harcamaya rağmen Yıldırım'ın birçok mahallesinde sokakların yeterince temizlenmediği görülmektedir. Çöp konteynerlerinin çevresinde oluşan kirlilik, düzensiz temizlik hizmetleri ve vatandaşlardan gelen yoğun şikâyetler hizmet kalitesinin sorgulanmasına neden olmaktadır.”