Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı'na atanan Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde grup toplantısından vazgeçince rotayı Genel Merkez'e çevirdi. Bahçede partililere sesleneceği belirtilen Kılıçdaroğlu, katılımcı sayısı az kalınca toplantıyı salona taşıdı...

Saat 14.00'te konuşma yapacağını açıklayan Kılıçdaroğlu, CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel'in grup toplantısı konuşması 14.20'ye sarkınca konuşma yapmak için Özel'in kürsüden inmesini bekledi.

Kılıçdaroğlu, konuşmasında doğrudan Halk TV'yi ve Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu'nu "Sahibi Londra'da olan, Türkiye'ye gelmeye cesaret edemeyen bazı televizyonların sahipleri var. Parayla nasıl delege alınıp satılıyorsa, televizyon kanalları da parayla alınıp satılmasın. Onun da önüne geçeceğim, onun da önüne geçeceğim." diyerek hedef gösterdi.

Kılıçdaroğlu saat 14.25'te kürsüye çıktı. Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları şu şekilde:

"Hepimiz halkın umuduyuz. Unutmayın, hepimiz halkın umuduyuz. Halka umut vermek zorundayız. Beraber çalışmak zorundayız. Birlikte mücadele etmek zorundayız.

Şuna inanmanızı istiyorum; her şeyi ama her şeyi sizin için yapıyorum. Her şeyi ama her şeyi bu ülkenin güzel insanları için yapıyorum. Layık olacağınız her şeyi yapacağız ve asla sizleri utandırmayacağım. Asla utandırmayacağım. Hakkı, adaleti ve hukuku her yerde ve her ortamda savunacağım. Bundan emin olmanızı istiyorum.

Beraber mücadele edeceğiz. Birlikte mücadele edeceğiz. Ülkenin içinde bulunduğu durumu biliyoruz. Türkiye'nin içinde yaşadığı durumu biliyoruz. Ama bunu aşmak zorundayız. Bunu aşacak olan tek partinin adı Cumhuriyet Halk Partisidir!"

"ARINACAĞIZ"

"Türkiye'nin sorunlarına... Türkiye'nin sorunlarına, bölgenin sorunlarına çözüm üreten, akılcı çözümler üreten tek parti Cumhuriyet Halk Partisidir.

Cumhuriyet Halk Partisinin kurultayları düşünce özgürlüğünün, düşüncelerin özgürce ifade edildiği kurultaylardır. Cumhuriyet Halk Partisinin kurultayları bir şenlik kurultayıdır. Cumhuriyet Halk Partisinin kurultaylarında para olmaz, pul olmaz, çıkar olmaz! Çünkü bu parti Mustafa Kemal'in partisidir. Bu parti İsmet İnönü'nün partisidir. Bu parti Bülent Ecevit'in partisidir. Bu parti hakkı, hukuku ve adaleti her yerde, her ortamda savunan bir partidir.

Arınacağız... Söyledim; arınacağız, arınacağız! Kirlilikten arınacağız, kirlilikten! Temiz siyaset yapacağız, temiz siyaset! Bakınız... Kirlilikten arındıracağız. Kirli olanların tamamının işine son vereceğiz! Bu parti kirliliği kabul etmez."

İKTİDAR MEDYASININ SÖYLEMLERİNE SIĞINDI: PAVYONDA PAZARLIK

"Bu parti... Bu parti devlete yön çizen bir partidir. Bu parti sıradan bir parti değildir. Bu parti devlet kuran, devlet inşa eden bir partidir. Bu parti ahlakı dokularına kadar koruyan yüksek, çalışkan ve özverili bir partidir. Bu partinin özelliği budur. Beraber, özveriyle çalışacağız. Çıkar için çalışmayacağız. Birlikte çalışacağız, birlikte mücadele edeceğiz.

Arınma... Arınma... Tarihin... Tarihin hiçbir döneminde, CHP tarihinin hiçbir döneminde pavyonlarda kurultay pazarlıkları yapılmamıştır!

Ben bunu söylediğim için... Ben bunu söylediğim için eleştiriyorlar, 'Niye böyle konuşuyorsun?' diye. Ahlak, ahlak! Erdem, erdem! Adalet, adalet! Temizlik, temizlik! Cumhuriyet Halk Partisi bunları, bunları kendi dokularına işlemiştir. Adaletin olmadığı yerde düzen olmaz. Sevginin olmadığı yerde düzen olmaz. Uygar tartışmanın olduğu yerlerde insanlar birbirlerini dinlerler. Ama 'Ben sana para vereyim, sen bana oy ver'; böyle bir düzeni bu parti kabul etmez. Hiçbir irade parayla satın alınamaz!

İradesini... İradesini parayla satanlar... İradesini parayla satanlar bu partide yer alamazlar, bu partide yoktururlar ve olmayacaklardır da!"

"EMPERYALİZME KARŞI MÜCADELEYİ YAPTIK, YAPMAYA DA DEVAM EDECEĞİZ"

"Hep iyi niyetle davrandım. Herkesi dinledim. Hiç kimseye kötü gözle bakmadım. Herkese saygı duydum. Kim ne söylediyse dikkatle dinlemeye özen gösterdim. Ama bunları yaparken ahlaki temelleri her zaman korudum. Partiyle ilgili, başka alanlarda, dış dünyada, iş dünyasında Türkiye'nin saygınlığını korumaya özen gösterdim.

Hiçbir CHP Genel Başkanı yurt dışına gidip 'Bize niye yardım yapmıyorsunuz?' diyemez. Ne demek ya? Yedi düvele karşı mücadele etmiş, bu topraklardan Yunanlıları, Fransızları, İngilizleri kovalamış olan bir partinin elemanları nasıl yurt dışına gidip de 'Bizi yalnız bırakıyorsunuz' diyebilir? Emperyalizme karşı mücadelede Türkiye bütün mazlum milletlere örnektir. Emperyalizme karşı mücadeleyi yaptık, yapmaya da devam edeceğiz."

"HESAP SORMAZSAM NAMERDİM"

"CHP Genel Merkezi'nin önünü gördünüz. Orada bayraklarımız var. Bir Sosyalist Enternasyonal'in bayrağı var, diğerleri Türk bayrakları. CHP Genel Merkezi'nin önüne Erdoğan'ın forsu asılamaz! Olmaz böyle şey. Bakınız, Sayın Abdullah Gül beni ziyarete geldiğinde oraya çıkıp da bir fors asmadık. Hangi gerekçeyle yapıyorsunuz siz bunu?

Bana diyorlar ki 'Saray'ın adamı'. Ya arkadaş, sen Saray'ı ne zaman eleştirdin ya? Ne zaman eleştirdin? Beşli çetelerin üzerine ne zaman gittin sen? Bu milletin hakkını, hukukunu yiyen beşli çetelerden hesap sormazsam namerdim! Uyuşturucu baronlarından... Uyuşturucu baronlarından hesap sormazsam namerdim! İradesini parayla alıp satanlardan eğer bu partiyi kurtarmazsam namerdim!"

"BU DÜZENİ DEĞİŞTİRECEĞİZ"

"Bakınız, dış dünyada büyük değişimler var. Dünya değişiyor, Orta Doğu değişiyor. Türk Cumhuriyetleri değişiyor. Hürmüz Boğazı'nın ne kadar değerli olduğunu hepimiz biliyoruz şu anda. Peki CHP bu konuda ne söylüyor? Dış politikada ne söylüyor? Yahu bu devletin... Bu devletin çıkarlarını CHP savunmayacaksa kimler savunacak? İşçinin, emeklinin, üreticinin hakkını CHP savunmayacaksa kimler savunacak?

Bir şey daha... Uyuşturucu baronları, tefeciler, faiz baronları... Devleti soyanlar... Vatandaştan vergiyi alıyorsun, beşli çetelere ödüyorsun. Onun da hesabını soracağız, onun da! Onun da hesabını soracağız.

Mehmet Şimşek'i getirdiler. İngiltere'den getirdiler beyefendiyi. Enflasyonu indirecekti, fakir fukarayı koruyacaktı. Yahu ezilen fakir fukara, köşeyi dönenler yine bizim beşli çeteler! Bu nasıl bir düzendir ya? Bu düzeni değiştireceğiz, değiştireceğiz! Emin olun, bu düzeni değiştireceğiz."

KILIÇDAROĞLU HALK TV VE CAFER MAHİROĞLU'NU HEDEF GÖSTERDİ

"Ama mücadeleyi yaparken, hak mücadelesini yaparken beraber olmak zorundayız. Omuz omuza olmak zorundayız. Sahibi Londra'da olan, Türkiye'ye gelmeye cesaret edemeyen bazı televizyonların sahipleri var. Parayla nasıl delege alınıp satılıyorsa, televizyon kanalları da parayla alınıp satılmasın. Onun da önüne geçeceğim, onun da önüne geçeceğim."

"KÜÇÜLEREK DEĞİL BÜYÜYEREK GİTMEK ZORUNDAYIZ"

"Biz mücadeleyi bu çerçevede yapacağız. Ailenin birliği için yapacağız, dirliği için yapacağız. Birlikte mücadele edeceğiz. Bunu yapmazsak sorun yaşarız. Türkiye çok önemli bir coğrafyada. Çok önemli bir coğrafyada. Bakın dünya dengeleri değişiyor derken Çin'e bakın, Amerika'ya bakın. İngiltere'ye bakın, Ortadoğu politikalarına bakın. Osmanlı'nın topraklarına bakın. O coğrafyada yaşayan insanlara bakın. Türkiye o coğrafyaya gitmek, o coğrafyada yeniden ama yeniden kendi kişiliğini korumak ve geliştirmek zorundadır. Biz dünyanın önemli, sayılı ülkelerinden birisi olmak zorundayız. Küçülerek değil, büyüyerek gitmek zorundayız. Türk Cumhuriyetleri'nde de Türkiye olmalı. Osmanlı coğrafyasında da Türkiye olmalı. Akdeniz coğrafyasında da Türkiye olmalı. Bunun mücadelesini vermek zorundayız."

"BU MÜCADELEYİ BERABER VERMEK ZORUNDAYIZ"

"Ne demiştim? Cumhuriyet Halk Partisi devlete istikamet çizen bir partidir. Bunları dillendirmek zorundadır Cumhuriyet Halk Partisi. Cumhuriyet Halk Partisi kısır tartışmaların dışına çıkmak zorundadır. Kısır tartışmaların önüne çıkmak zorundadır. Eğer kısır tartışmalara takılır kalırsak bu bize değil, en çok Türkiye'ye zarar verir. En çok Türkiye'ye zarar verir. O nedenle bizlerin mücadelesi hak mücadelesidir, adalet mücadelesidir. Bu mücadeleyi beraber vermek zorundayız."

"BÜTÜN İSLAM DÜNYASI DA BİZE BAKAR"

"Cumhuriyet Halk Partisi sıradan bir parti değildir arkadaşlarım. Cumhuriyet Halk Partisi devleti kuran bir partidir. Cumhuriyet Halk Partisi savaş meydanlarında kurulan bir partidir. Cumhuriyet Halk Partisi'ni hepimiz korumak zorundayız. Bakın bizim ahlaki değerlerimiz asla tartışılmamıştır. CHP'nin ahlaki değerleri tartışılmamıştır. Bize tarihimizde her türlü suçlama yapılmıştır. Yeri gelmiştir CHP'ye komünist parti demişlerdir. Yeri gelmiş CHP'ye faşist parti demişlerdir. Yeri gelmiş CHP'ye dinsiz parti demişlerdir. Ama en aykırı olan bile CHP'nin ahlaki değerlerini sorgulamamıştır, buna cesaret edememiştir. Bizim ahlaki değerlerimiz sadece bize özgü değil. Bütün İslam dünyası da bize bakar. Bütün Avrupa da bize bakar. Ahlaki değerler, toplumun çıkarlarını savunmak, halkın, vatandaşın çıkarlarını savunmak..."

"AHLAKİ DEĞERLERİMİZİ YENİDEN KORUMAK VE YENİDEN İNŞA ETMEK ZORUNDAYIZ"

"Eğitim düzeni, hangi halde? Nedir politikamız eğitim düzeninde? Nedir politikamız dış politikada? Ne yapacağız? Sabah akşam bir yere takılıp kalma olmaz. Cumhuriyet Halk Partisi vesayet kabul etmez. Bir daha söylüyorum, Cumhuriyet Halk Partisi vesayet kabul etmez. Vesayet altında görev yapmaz Cumhuriyet Halk Partisi. Hiç kimse gidip de talimat alıp, genel başkan düzeyinde, gidip de talimat alıp onu meydanlarda dillendirmez. Genel başkan yapar bunu. Genel başkan söyler bunu. Bizim ahlaki değerlerimiz bugün tartışma konusu noktasına gelmişse hepimizin oturup düşünmesi lazım. Ahlaki değerlerimizi yeniden korumak ve yeniden inşa etmek zorundayız."

"BİZİM AHLAKİ ÜSTÜNLÜĞÜMÜZE VURULAN BİR DARBEDİR BU"

"Onun için ne gerekiyorsa yapacağım. Ne gerekiyorsa yapacağım. Partiyi kirlilikten arındıracağım. Partiyi kirlilikten arındıracağım. Bunun için ön yargılı olmayacağım. Ön yargılı olmayacağım. Yani 'işte bu böyledir, hemen partiden atalım', böyle bir düşüncem de yok. Kim? Bakınız mutlak butlan davasına da değineyim. Mutlak butlan davasını bu partinin başına bela edenlerden hesap sormazsam namerdim! Bizim ahlaki üstünlüğümüze vurulan bir darbedir bu. Mutlak butlan davası ahlaki üstünlüğümüze vurulan bir darbedir. Onun hesabını soracağım. Kim bu işe bulaştıysa, kim kirlilikten medet umduysa, kim pavyon köşelerinde para aldıysa onlara güle güle diyeceğiz. Güle güle diyeceğiz!"

"O KARANLIĞI CHP'NİN FENERİ AYDINLATACAKTIR"

"Rahmetli babam derdi, 'Oğlum sen doğru dur, eğri belasını bulur' diye. Bakınız, bir siyasetçinin hesap vermesi için hesap sorar konumda olması lazım. Ben hesap soramazsam, ben hesabını veremezsem, karşı tarafa hesap soramam. O nedenle biz önümüzde kim olursa olsun eğilmeden herkesten hesap sorabiliriz. Hesap vermek, hesap vermek onurlu bir görevdir, onu da bilmenizi isterim. Hesap vermek onurlu bir görevdir. Onurlu insanlar hesabını verirler. Onurlu insanlar hesap vermekten kaçınmazlar. Eğer bir kişi hesap vermekten ve hesap sormaktan kaçınıyorsa, orada karanlık bir nokta vardır. O karanlığı CHP'nin feneri aydınlatacaktır, hiç kimse endişe etmesin."

"KESİP ATACAĞIM"

"Efendim bu sıcak ortamda beraber olduk. Ben isterdim ki bunu mecliste yapalım. Ama gerilim yaratıldı. Meclis başkanımız gerilim dolayısıyla sizlerin meclise girmesine izin vermedi. Bugün burada toplandık. Gönül birlikteliğimiz var, güzelliklerimiz var, partiye sahip çıkma var, kadın-erkek bir arada kardeşçe yaşamak var, huzur içinde ülkenin sorunlarını tartışmak var. Hiç ama hiç endişe etmeyin. Hiç endişe etmeyin. Hep iyi niyetli davrandım. İyi niyetli davrandığım için zaman zaman iyi niyetim istismar edildi. Ben bunun da farkındayım. Ama bir noktaya kadar, o noktaya gelince 'kusura bakmayın' diyeceğiz, kesip atacağım."

"BERABER GÜZEL ŞEYLER YAPACAĞIZ"

"Diyorlar ya, 'Kılıçdaroğlu Saray'ın adamı'. Öyle diyorlar, Kılıçdaroğlu Saray'ın adamı. Yahu arkadaş, Erdoğan meclise geldiğinde Kılıçdaroğlu mu kalktı? Hizalandı! Efendim biz 'müzakere ediyoruz' diyorlardı. Kılıçdaroğlu dedi ki, 'Saray'la müzakere edilmez, mücadele edilir, mücadele!' Dolayısıyla hiç endişe etmeyin. Beraber güzel şeyler yapacağız. Birlikte yapacağız. Sizin iradenizle yapacağız. Siz mücadele ettiğinizde unutmayın, Ankara'da bir Kemal abiniz var, bir Kemal babanız var, size destek verecek.

Gençlere de bir çift sözüm var. Gençlere de bir sözüm var. Biraz onların derinlikli düşünmelerini istiyorum. Sosyal medyanın trollerinin ya da adını tanımlayamadığım bazı kişilerin dolduruşuna gelmesinler. Akıllarını kullansınlar. Ve sorgulamayı öğrensinler, sorgulamayı. Sorgulamayı öğrendiğimizde siyaseti güzel bir zemine oturtmuş oluruz. Bunu yapmamız gerekiyor. Bunun mücadelesini vermemiz gerekiyor."

"AK PARTİ'NİN YARATTIĞI TAHRİBATIN DÜZELTİLMESİ LAZIM"

"Bir değişim var, bir de gerçek değişim var. Değişim geriye doğru da olabilir. Ama bizim söylediğimiz gerçek değişim üç aşamadan oluşacak.

Mansur Yavaş’tan Kılıçdaroğlu’na Birlik Çağrısı: “CHP Hepimizin Ortak Evidir”
Mansur Yavaş’tan Kılıçdaroğlu’na Birlik Çağrısı: “CHP Hepimizin Ortak Evidir”
İçeriği Görüntüle

Birincisi şu: Arınma ve temiz siyaset. Arınma ve temiz siyaset. Birinci değişimimiz o.

İkinci değişim: Ekonomik kurtuluş ve üretici kalkınma, kalkınmayı üreterek yapacağız. Faiz baronlarına karşı mücadele edeceğiz. Beşli çetelere karşı mücadele edeceğiz. Halkı soyanlara karşı mücadele edeceğiz. Uyuşturucu baronlarına, baronlarına karşı mücadele edeceğiz. Kara para cenneti, Türkiye'yi kara para cenneti yapanlarla mücadele edeceğiz.

Üçüncüsü ise değerli arkadaşlarım, AK Parti'nin yarattığı tahribatın düzeltilmesi lazım. Yani, devletin yönetiminin ahlak zeminine oturması lazım. Devletin yönetimi ahlak zeminine oturmazsa hepimiz kaybederiz, hepimiz.

Göreceksiniz. İnşallah iktidara geldiğimizde ilk yapacağımız iş, devlete çöken mafyayı temizlemek olacaktır. Parayı gasp edenlere çökmek olacaktır.

Arkadaşlar, şöyle güzel bir özdeyiş hazırlamışlar, onu size okumak isterim: 'Ay ve güneş herkesin lambasıdır. Hava herkesin havası, su herkesin suyudur. Neden ekmek herkesin ekmeği değildir?' Bizim kavgamız bu. Bizim kavgamız bu."

"DEVLETİN DİNİ ADALETTİR"

"Bu üç sözcüğü unutmayın: Hak, hukuk ve adalet. Devletin dini adalettir. Toplumun temeli adalettir. Adaletin kardeşi ahlaktır. Onun kardeşi liyakattir. Hakkın, hukukun ve adaletin, liyakatin mutlaka sağlanması lazım. Devlet dediğiniz kurum, devlet dediğiniz kurum bir siyasal partinin rahat at koşturacağı bir alan değildir. Devlette liyakat olmazsa ülke düzelmez. Devlette huzur ancak liyakatle gelir, emekle gelir, bilgiyle gelir, birikimle gelir. Bunun mücadelesini vereceğiz."

"DOĞRUSU NEDİR ONU DA SÖYLEYECEĞİZ"

"Önümüzdeki günlerde, önümüzdeki toplantılarda sizlere çok daha farklı, Türkiye'nin temel sorunlarını nasıl çözeceğimizi anlatacağım. Çünkü şu var; efendim herkes eleştirir ama biz çözüm de üreteceğiz. Bir şey söylüyorsak 'bu yanlıştır' diye, doğrusu nedir onu da söyleyeceğiz. Bu bizim görevimiz değerli arkadaşlarım."

"KÜRT SORUNUNUN PARLAMENTODA ÇÖZÜLMESİ GEREKTİĞİNİ SÖYLEYEN İLK PARTİ CUMHURİYET HALK PARTİSİ'DİR"

"Bakınız, bir konuya da değineyim. Kürt sorununun parlamentoda çözülmesi gerektiğini söyleyen ilk parti Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Ve bu soruna en sıcak yaklaşan, arşivinde onlarca raporu olan bir partiyiz biz. Bu sorunu çözmek parlamento dışında mümkün değildi. Biz bunu söylediğimizde 'Vay efendim parlamento, başka işte biz şöyle çözeriz, böyle çözeriz.' Dikkat buyurunuz, bizim söylediğimiz noktaya geldiler parlamentoda bu sorun çözülür diye. Bakın CHP öngörüsü olan, sorunların çözümünde öngörüsü olan, önerisi olan bir partidir. Sıradan bir parti değildir o nedenle. Aydınlarla, bu ülkenin aydınlarıyla beraber olmak zorundadır. Bu ülkenin aydınlarının bize yaptığı katkılardan yararlanmak zorundadır. Ve sizler de sokaklarda bunu anlatmak zorundasınız.

Biz ahlaki üstünlüğümüzü, ahlaki üstünlüğümüzü alacağız. Ahlaki üstünlüğümüzü koruyacağız. Kirli kimse onları kapının önüne koyacağız, hiç kimse endişe etmesin."

"BENİM KOLTUK DERDİM YOK"

"Benim koltuk derdim yok! Ben bir köşeye çekilip huzur içinde de yaşayabilirim. Ama tarihin yüklediği bir sorumluluk var. Ben kurultayı toplayacağım, hiç kimse endişe etmesin. Kurultayı toplayacağım! Ahlaklı, erdemli bir kurultayı elbette yapacağız. Elbette yapacağız. Elbette genel başkanımızı erdemli, bilge oylarınızla seçeceksiniz.

Hiç kimse kapalı kapılar ardında özel pazarlıklar yapmayacak. Kimse zenginleşme aracı olarak kurultayı kullanmayacak. Dolarlar havada savrulmayacak. Bunların tamamını yapacağım, endişe etmeyin. Hepinize en içten sevgiler, saygılar sunuyorum. Hoşça kalın."

Kaynak: Ajanslar