Politika

Kılıçdaroğlu'ndan "dokunulmazlık" eleştirilerine yanıt

Kılıçdaroğlu'ndan "dokunulmazlık" eleştirilerine yanıt: Geçmişte Demirtaş'ı ziyaret ettim; o dönem CHP’yi ısrarla PKK ile ilişkilendirme çabası vardı, bu adım gerekliydi

Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanı olarak atanan Kemal Kılıçdaroğlu, dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin sözleri nedeniyle gelen eleştirilere yanıt verdi. Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ı daha önce cezaevinde ziyaret ettiğini belirten Kılıçdaroğlu, "Tutuklamayı doğru bulmuyorum. Her şeyi zamanındaki duruma göre yorumlamak gerekir. O dönem CHP’yi ısrarla PKK ile ilişkilendirme çabası vardı. Buna karşı bu adım gerekti" dedi. Kılıçdaroğlu, CHP'li belediyelere düzenlenen operasyonların ardından başkanların tutuklanmasını ve süreçleri "siyasi" bulmadığını ifade ederek; "Onlar yolsuzluk davası" şeklinde konuştu.

Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı'na geri dönen Kemal Kılıçdaroğlu, mutlak butlan kararının ardından ilk kez televizyonda gazetecilerin sorularını yanıtladı. Kurultay davası süreci hakkında konuşan Kılıçdaroğlu, mahkemenin kendisini 'kayyım' olarak adlandırması durumunda görevi kabul etmeyeceğini belirttiğini, 'mutlak butlan' kararı çıkması nedeniyle mahkeme kararını kabul ettiğini söyledi. “İmamoğlu Cumhurbaşkanı adayınız mı?” sorusuna “Niye bunu tartışıyoruz?” yanıtını veren Kılıçdaroğlu, “Ben bu sistemi, bu rejimi, tek adam rejimini kabul etmiyorum ki. Ben zorunlu olduğum için aday olmuştum. Biz Anayasa'yı değiştirmek istiyoruz” dedi. Yayın boyunca gazetecilere tepki gösteren Kılıçdaroğlu, “Neden yazmıyorsunuz genel başkan diye? Efendim mahkeme kararı var. 38. kurultay iptal edildi. Mahkeme göreviyle geldim ben buraya.” diye konuştu. Ekrem İmamoğlu'nun kendisine “saray kayyımı” sözleri hakkında konuşan Kılıçdaroğlu, “Ekrem Bey'in içinde bulunduğu psikolojik durumu biliyorum. Ona cevap verecek durumum yok” ifadelerini kullandı. İBB iddianamesinin tamamını okumadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, “Ben hukukçu değilim. Tamamını okudum dersem yalan söylemiş olurum” ifadelerini kullandı.

Özgür Özel ve Ali Mahir Başarır'ın dokunulmazlıklarının kaldırılması hakkında “Ben böyle bir şey ile suçlansam dokunulmazlığımın kaldırılmasını ve gidip aklanmayı isterdim” dedi. Tutuklu eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın dokunulmazlığının kaldırılması sürecinde verdiği oy konusunda pişman olmadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, “Defalarca ziyaret ettim. Haksızlık yapıldığını biliyorum” diye konuştu. Kurultay süreci hakkında konuşan Kılıçdaroğlu, “Olağanüstü değil, olağan kurultay. Ne olacak en fazla 4-5 ay sürer” dedi.

"Bütün eleştirilere açığım ama yanlış bilgi verilmesine itiraz ediyorum" diyen Kılıçdaroğlu, dokunulmazlık ve İBB davası konusundaki eleştirilere Cumhuriyet Gazetesi'nden gazeteci Mustafa Balbay'a açıklama yaparak yanıt verdi.

-Davalar siyasi değil diyorsunuz...

"Yolsuzluk davası onlar."

-Kemal Bey, Allah aşkına Ekrem Bey için 2500 yıl hapis isteniyor. Aynı süreçte diploması iptal edilip tutuklanıyor. Buna siyasi değil derseniz biz nasıl itiraz etmeyiz?

"Tutuklu yargılamaya ben de karşıyım. Ailesini ziyaret ettiğimde söylediğim noktadayım."

-O zaman önceliği tutuksuz yargılamaya vermek gerekmez mi? Türkiye’de infaz peşin, adalet veresiye. Üstelik dünyada da yolsuzluk iddiaları üzerinden siyasete müdahale ediliyor. Brezilya’da Luna, İspanya’da Sanchez...

"Bizim öncelikle ahlaki üstünlüğü yeniden kazanmamız gerekli."

-Bu yargıyla mı?

"Mahkeme bir karar verir, en ağır biçimde eleştirirsiniz ama ona uymanız gerekir."

-Butlana karşı parti içi bütünlüğü koruyarak mücadele edebilirdiniz. Ben partimle mahkeme salonda değil, kurultayda hesaplaşırım diyebilirdiniz. Hâlâ diyebilirsiniz.

"Bu karar verilmiş, benden niçin korkuyorlar? Normalleşmeye karşı çıkarım kızarlar, arınalım derim kızarlar."

-O zaman olağanüstü kurultayı yapın.

"Az sonra olağan kurultay takvimi açıklanacak."

-Sizinle aynı pazaryerine gidiyoruz. Yüzüncüyıl pazarındaki herkes, başta gözlemeci teyze, “Kemal Bey ne yapıyor? Darmadağın etti partiyi”diyor...

"Düzeltiriz."

-Söylemleriniz iktidar hedeflerine uygun çizgide olacak izlenimi var.

"Kim demiş onu?"

-Osmanlı coğrafyası... Özgür Bey için Türkiye’yi dışarıya şikâyet ediyor eleştirisi getirmeniz.

"Osmanlı coğrafyası için söylediğim her şey İsmail Cem’in kitabındandır. Orada Balkanlar da yazar, Türk dünyası da yazar. Kurulmakta olan yeni dünyada yerimizi almalıyız..."

-Bunu böyle açsaydınız.

"İzin vermediler ki soru üstüne soru. (Sözcü TV’yi kast ederek) AB’yi elbette biz de istiyoruz. Özgür Bey’in, “Bizi yalnız bıraktınız” sözüne benim itirazım.Genel başkan o cümleyi kullanamaz."

-Selahattin Demirtaş yanıtınız da tartışılıyor.

"Ben geçmişte Demirtaş’ı ziyaret ettim. Söyledim de tutuklamayı doğru bulmuyorum. Her şeyi zamanındaki duruma göre yorumlamak gerekir. O dönem CHP’yi ısrarla PKK ile ilişkilendirme çabası vardı. Buna karşı bu adım gerekti."

-Adalet yürüyüşü yapmış bir Kemal Bey’in önceliği hukukun üstünlüğüne vermesi beklenir. Sizi hayrete düşüren eleştiriler bu kadar çok ise onların doğruluk payını da dikkate alamaz mısınız?

"Ben aynı yerdeyim. Eleştirinizi yapın ama söylemediklerim, benim ufkumda olmayan şeyler üzerinden yazılar olmamalı. Medyanın tutumuna karşı hayretler içindeyim."