Kocaeli’nin Darıca ilçesinde 20 Ağustos’ta yaşanan ve Gülşah Sakar (24), Muhammet Ali Sakar (17) ile Belinay Sakar’ın (15) hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan olayın soruşturmasında dikkat çeken ayrıntılara ulaşıldı. Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen soruşturmada, kardeşlerin olay gecesindeki hareketleri güvenlik kameraları üzerinden adım adım incelendi.
Yüzlerce saatlik görüntüyü mercek altına alan ekipler, üç kardeşin saat 03.50 sıralarında evden beraber çıktığını belirledi. Görüntülerde gençlerin Şehit Cevher Dudayev Parkı yönüne ilerlediği, bazı noktalarda yan yana, bazı noktalarda ise kol kola yürüdüğü görüldü.
Kardeşlerin yaklaşık 10 dakika sonra falezlerin bulunduğu bölgeye ulaştığı, ardından yaklaşık 50 metrelik kamera kör noktasında görüntülerinin kesildiği tespit edildi. Cansız bedenlerinin ise son görüldükleri noktaya 20-30 metre uzaklıkta bulunduğu belirlendi.
KAMERALAR TEK TEK İNCELENDİ, BAŞKA KİŞİ İZİNE RASTLANMADI
Soruşturma kapsamında kardeşlerin izlediği güzergâhın yanı sıra olayın gerçekleşmiş olabileceği değerlendirilen bölgelerde de kapsamlı inceleme yapıldı. İşletmelere ve sitelere ait güvenlik kameraları tek tek değerlendirilirken, kıyıdaki tekne ve sandal kiralama noktaları da araştırıldı.
Yapılan çalışmalarda kardeşlere olay sırasında eşlik eden dördüncü bir kişinin bulunduğuna ya da dışarıdan herhangi bir müdahale gerçekleştiğine ilişkin bulguya ulaşılamadığı öğrenildi.
Dosyadaki dikkat çekici ayrıntılardan biri ise iki kardeşin cep telefonları oldu. Gülşah ve Belinay Sakar’ın telefonlarını olay gecesi yanlarına almayarak evde bıraktıkları belirlendi. Cihazların dijital incelemesinin tamamlandığı ve elde edilen verilerin soruşturma kapsamındaki diğer bulgularla birlikte değerlendirildiği belirtildi.
EVDE KALAN KARDEŞİN İFADESİ DOSYAYA GİRDİ
Soruşturmanın önemli başlıklarından biri de olay gecesi evde bulunan 21 yaşındaki B.S.’nin ifadeleri oldu. B.S.’nin anlatımlarında aile içerisinde son dönemde yaşanan bazı sorunlara ilişkin dikkat çekici detaylar yer aldı.
Annesinin yeniden evlenme düşüncesinin kardeşlerde geleceklerine ilişkin kaygıya neden olduğunu söyleyen B.S., son dönemde annesiyle arasındaki sorunları gidermesinin ardından kardeşlerinin kendisine karşı mesafeli davranmaya başladığını ifade etti.
B.S., olay gecesi kardeşlerinin kendisini yanlarına almadığını, sabah uyandığında ise evde olmadıklarını fark ettiğini ve onları sahil bölgesinde aramaya başladığını anlattı.
Genç kızın ayrıca annesine, eve erkek arkadaşlarının gelmesi nedeniyle tepki gösterdiği ve bu nedenle odasının kapısını sürekli kilitli tuttuğunu söylediği iddia edildi.
Emniyetteki işlemleri sonrasında ailesiyle birlikte yaşamak istemediğini ve güvenliği konusunda endişe duyduğunu belirten B.S.’nin devlet korumasına alınarak kadın sığınma evine yerleştirildiği öğrenildi.
DEFTERDEN ÇIKAN SATIRLAR YILLAR SONRA AYNI ACIYI HATIRLATTI
Polis ekiplerinin evde yaptığı aramalarda bulunan bir defter ise soruşturmanın en dikkat çekici ayrıntılarından biri oldu. Kardeşlerden birine ait olduğu değerlendirilen defterde, ailenin yaklaşık 10 yıl önce boğularak hayatını kaybeden çocuğu Tansu’ya yönelik yazılmış ifadeler bulundu.
Defterde yer alan “Seni bizden deniz aldı” ve “Seni çok özlüyoruz” ifadeleri, ailede yıllar önce yaşanan acının izlerini ortaya koydu.
Kardeşlerin deftere yalnızca geçmişte yaşanan kaybı değil, aynı zamanda geleceklerine ilişkin kaygılarını da yazdıkları belirlendi.
Darıca’daki üç kardeşin ölümüne ilişkin soruşturmanın, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması amacıyla sürdüğü öğrenildi. Ekiplerin elde edilen kamera kayıtları, dijital materyaller, tanık ifadeleri ve diğer delilleri birlikte değerlendirdiği bildirildi.