Bursa’nın Gürsu ilçesine bağlı Dışkaya Mahallesi’nde, yaklaşık 100 hektarlık alanda yapılması planlanan maden ocağı ve mermer taş kırma-eleme tesisi mahalle sakinlerinin tepkisine neden oldu. Traktörleriyle alana gelen vatandaşlar, “Madenleri değil, yanan ormanlarımızı istiyoruz” yazılı pankartlarla projeye karşı çıktı.
Dışkaya Mahallesi’ne yaklaşık 900 metre mesafede bulunduğu belirtilen proje kapsamında yılda 200 bin metreküp maden çıkarılması planlanıyor. Bunun 20 bin metreküpünün mermer, 180 bin metreküpünün ise pasa olarak değerlendirilmesi öngörülüyor. Projede ayrıca patlatma, kırma ve eleme faaliyetlerinin yapılacağı belirtiliyor.
“YANAN ORMANLARIN YENİDEN YEŞERMESİNİ İSTİYORUZ”
Eylemde konuşan DOĞADER Başkanı Murat Demir, bölgede geçtiğimiz yıl çıkan yangının ardından kamu kurumları ve vatandaşların seferber olduğunu hatırlattı. Yangının söndürülmesi için büyük bir mücadele verildiğini belirten Demir, yangından yalnızca 9 gün sonra bölgede madencilik ruhsatı başvurusunda bulunulduğunu söyledi.
Proje alanının yaklaşık 100 hektar olduğunu ve tapu-kadastro kayıtlarında orman arazilerinin bulunduğunu ifade eden Demir, yalnızca daha önce yanan bölümlerin proje dışında bırakılmasının yeterli olmayacağını savundu.
Demir, “Yanan ormanı yapmayın ama diğer ormanları kesin, biçin, aşağı inin, talan edin, yapın. Bu da doğru değil. Ormanlık alana taş ocağı, maden ocağı açılması yanlıştır” dedi.
TARIM VE SU KAYNAKLARI İÇİN ENDİŞE
Projede gerçekleştirilecek patlatma, kırma ve eleme çalışmalarının çevredeki tarım alanlarını etkileyebileceğini belirten Demir, özellikle Gürsu’nun tarımsal üretim açısından önemine dikkat çekti.
Demir, Türkiye’de önemli miktarda üretilen ve coğrafi işaretle tescilli Santa Maria armudunun büyük bölümünün Gürsu havzasında yetiştirildiğini belirterek, faaliyetler sırasında ortaya çıkabilecek tozun tarımsal üretime zarar verebileceği endişesini dile getirdi.
Dışkaya Mahallesi Muhtarı Gürol Şişek de projenin yalnızca ormanları değil, su kaynaklarını ve hayvancılığı da etkileyebileceğini söyledi. Bölgede yaklaşık 12 bin kişinin kullandığı içme suyu kaynaklarının bulunduğunu belirten Şişek, patlatmaların su kaynaklarına zarar vermesinden endişe ettiklerini ifade etti.
KÖYLÜLERDEN NET MESAJ: “İZİN VERMİYORUZ”
Eyleme katılan mahalle sakinleri ise bölgenin yıllardır geçim kaynakları olduğunu vurgulayarak projeye karşı olduklarını açıkladı.
Köylüler, kendilerine danışılmadan bölgede böyle bir faaliyetin yürütülmesini istemediklerini belirterek, “Biz bu köyün sakinleri değil, sahipleriyiz” mesajı verdi.
Açıklamalarda ayrıca maden ocağı, kırma-eleme ve öğütme faaliyetleri sırasında ortaya çıkabilecek PM10, PM2.5 ve kristal silika içeren ince tozların insan sağlığı açısından oluşturabileceği risklere dikkat çekildi.
Mahalle sakinleri, projenin hayata geçirilmemesini ve geçen yıl yangında zarar gören ormanlık alanların yeniden ağaçlandırılmasını talep etti.