Cumhuriyet Halk Partisi’nde mahkeme kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden genel başkanlık koltuğuna oturmasının ardından başlayan tartışmalar sürerken, Kılıçdaroğlu’na en yakın isimlerden eski CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kuşoğlu’ndan dikkat çeken değerlendirmeler geldi.
T24'ten Cansu Çamlıbel'e konuşan Kuşoğlu, CHP’de yaşanan sürecin yalnızca parti içi bir rekabet ya da kişisel hesaplaşma olarak görülemeyeceğini belirterek, devlet içinde farklı odakların yeni bir dönem için hazırlık yaptığını savundu. Kuşoğlu, özellikle Erdoğan sonrası döneme ilişkin bir kurgu bulunduğunu ifade ederek, CHP’ye yönelik müdahalenin de bu bağlamda tartışılması gerektiğini söyledi.
“CHP’YE BU MÜDAHALE NEREDEN YAPILDI?”
Kuşoğlu, Türkiye’de siyasetin zayıfladığı, parlamentonun etkisinin azaldığı ve devlet aklının daha fazla öne çıktığı bir dönemden geçildiğini belirtti. CHP içindeki krizin de bu çerçevede ele alınması gerektiğini söyleyen Kuşoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Devletin içinde mücadele var, AKP’nin içinde mücadele var, MHP’nin içinde mücadele var. Böyle bir ortamda CHP’ye bu müdahale nereden yapıldı? Hangi akıl tarafından yapıldı? Bunları da bilmemiz lazım. Onun için oturup konuşmamız lazım. Onun için diyaloğa ihtiyacımız var.”
Kuşoğlu, CHP’de fikri ya da sosyolojik bir ayrışma olmadığını, buna rağmen partinin bölünme noktasına gelmesinin “normal” olmadığını söyledi. “CHP’de bir fikir mücadelesi yok, sosyolojik bir farklılaşma yok. Öyleyse ortada bir saçmalık var” diyen Kuşoğlu, çözüm için Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel tarafının masaya oturması gerektiğini vurguladı.
“ERDOĞAN SONRASI İÇİN HAZIRLIK YAPILIYOR”
Kuşoğlu’nun röportajdaki en dikkat çekici değerlendirmelerinden biri, Erdoğan sonrası döneme ilişkin oldu. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin Erdoğan üzerine inşa edildiğini söyleyen Kuşoğlu, Erdoğan sonrası Türkiye’de bir kaos ihtimaline karşı devlet aklının hazırlık yaptığını savundu:
“Bu Tayyip Erdoğan sonrasına yönelik yapılıyor özellikle de. Çünkü bu Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi sadece Erdoğan üzerine inşa edilmiş vaziyette. Ondan başka hiç kimsenin bu rejimi, bu sistemi götürmesi mümkün değil. Dolayısıyla Erdoğan sonrasında Türkiye’yi bir kaos, karmaşa bekliyor. Onun için de o devlet aklı, bürokratik aklı bir şeyler yapmaya çalışıyor sanki kendine göre. Doğru mu yapıyor, yanlış mı yapıyor onu bilmiyoruz. Sıkıntımız orada.”
Kuşoğlu, “devlet aklı” kavramından derin devlet benzeri bir yapı kastetmediğini, bürokrasinin güvenlik, maliye, hazine ve devlet yönetimi alanlarında oluşan ortak refleksini anlattığını söyledi. Ancak bu aklın “temiz” olup olmadığından emin olmadığını da belirtti:
“Bir devlet aklı olduğunu söyleyebilirim. Ne kadar temiz olduğunu bilmiyorum. Bir tane devlet aklı da yok zaten.”
“SİYASETİN SIFIRLANDIĞI, ÜLKEYİ BÜROKRATLARIN YÖNETECEĞİ BİR REJİM KURGULANIYOR”
Kuşoğlu, Türkiye’de “İttihatçı” olarak nitelendirdiği devlet aklının hâlâ etkili olduğunu söyledi. Siyasetin zayıfladığı bir düzende bürokrasinin daha belirleyici hale geldiğini belirten Kuşoğlu, “İttihatçılık hâlâ devam ediyor” değerlendirmesinde bulundu.
Kuşoğlu, bu süreçte siyasetin giderek devre dışı kaldığını belirterek, “Siyasetin sıfırlandığı, ülkeyi tamamen bürokratların idare edeceği bir rejim kurgulanıyor” yönündeki yoruma da “Doğru” yanıtını verdi.
“KOLTUK KAVGASI OLMAMALI”
CHP’de yaşananların dışarıdan “koltuk kavgası” gibi göründüğü hatırlatılan Kuşoğlu, bu görüntünün partiye zarar verdiğini söyledi. Kuşoğlu, Kılıçdaroğlu ve Özel tarafının bir araya gelmesi gerektiğini belirterek, “Koltuk kavgasının olmaması lazım” dedi.
Kuşoğlu, CHP’nin Türkiye’deki rejime karşı “son kale” olarak ayakta durması gerektiğini belirterek, partinin bölünmesinin ciddi sonuçlar doğuracağını savundu:
“Türkiye’nin ve dünyanın bu sıkıntılı sürecinde CHP’nin bölünmesinin zararı var.”
“ÖZGÜR BEY İLE KEMAL BEY’İN OTURUP KONUŞMASI LAZIM”
Kuşoğlu, Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel’in henüz yüz yüze görüşmemiş olmasını doğru bulmadığını söyledi. Mahkeme kararından sonra Kılıçdaroğlu’nun Özgür Özel’i aradığını ancak tarafların telefon dışında bir araya gelmediğini belirten Kuşoğlu, “Özgür Bey ile Kemal Bey’in oturup konuşması lazım” dedi.
Kuşoğlu, taraflar arasında ideolojik bir ayrışma bulunmadığını vurgulayarak, “Cumhuriyet Halk Partisi’nde fikri bir ayrılık yoksa, sosyolojik temelli bir ayrılık yoksa, neden ayrılıyoruz?” ifadelerini kullandı.
“DEVLET SEÇİMLERİ MANİPÜLE EDEBİLİYOR”
Röportajda 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin de çarpıcı iddialar gündeme geldi. Kuşoğlu, Kemal Kılıçdaroğlu’nun oyunun yüzde 50’nin üzerinde olduğunu düşündüğünü söyledi. Seçim sonuçlarına ilişkin şüphelerini dile getiren Kuşoğlu, “Orada bir şeyler oldu” dedi.
Kuşoğlu, devletin seçimleri belli oranlarda etkileyebildiğini savunarak şu ifadeleri kullandı:
“Milletvekili seçimlerini yüzde 1-2 etkileyebiliyor. Cumhurbaşkanlığı seçiminde etkisi daha fazla oluyor. Devletin yüzde 2’yi manipüle edebilmesi çok kolay aslında. Türkiye seçimleri yapabilen bir ülke ama seçim manipülasyonu da yapılıyor Türkiye’de.”
Kuşoğlu, bu iddiaları o dönemde neden açıkça dile getirmedikleri sorusuna ise “İspatlayamadığımız şeyleri söylemedik” yanıtını verdi.
“ERDOĞAN, İMAMOĞLU’NUN RAKİP OLMASINI İSTEMİYORDU”
Kuşoğlu, Ekrem İmamoğlu hakkındaki süreçleri de siyasi bir mesele olarak değerlendirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İmamoğlu’nun kendisine rakip olmasını istemediğini belirten Kuşoğlu, “Neden olduğunu biliyoruz. Rakip olmasını istemiyordu” dedi.
İmamoğlu ve arkadaşlarının yalnız bırakılmaması gerektiğini söyleyen Kuşoğlu, “Ekrem Bey meselesi siyasi bir mesele bir kere. Hukuki bir mesele olmaktan öte. O konuda parti olarak yapabileceğimiz Ekrem Bey’in yanında durmak” ifadelerini kullandı.
Ancak Kuşoğlu, CHP’nin yalnızca İmamoğlu üzerinden siyaset yapmasını doğru bulmadığını da belirtti:
“Şunu yapmayız; herhalde sadece Ekrem Bey üzerinden yapmayız.”
“ÖZGÜR ÖZEL’İN LİDERLİĞİ OLMASINDAN MEMNUN OLURUM”
Kuşoğlu, Özgür Özel’in 19 Mart sonrasında toplumla kurduğu ilişkiyi de olumlu bulduğunu söyledi. Özel’in liderlik göstermesinden memnuniyet duyacağını belirten Kuşoğlu, “Takdir ederim tabii. Memnun olurum. Şu an bir liderliği olmasından memnun olurum” dedi.
Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda ise Kuşoğlu, Kılıçdaroğlu’nun aday olmayacağı yönünde bir “okuma” yaptığını belirtti. CHP’nin adayının Özgür Özel ya da Mansur Yavaş olabileceğini söyleyen Kuşoğlu, “Bu isimlerin kıymetini bilmemiz lazım” ifadelerini kullandı.
“SÜREÇ DAHA İYİ YÖNETİLMELİYDİ”
Kuşoğlu, Kemal Kılıçdaroğlu’nun mevcut süreci iyi yönetmediğini de kabul etti. Kılıçdaroğlu’nun iletişim stratejisinin eksik kaldığını belirten Kuşoğlu, “Süreç daha iyi yönetilmeliydi” dedi.
Kuşoğlu, Kılıçdaroğlu’nun etrafında yeni pozisyonlar arayan isimler olduğunu ancak bunları “Kemal Bey’in ekibi” olarak kabul etmediğini de söyledi:
“Devreye girmeye, kendisini göstermeye çalışanlar, yeni koltuklara oturmaya çalışanlar muhakkak var tabii. Onları Kemal Bey’in ekibi olarak da kabul etmiyorum.”