Bursa

Mahfel İşletmecisi Kızılyel’den Bozbey’e cevap: Gerçekleri bilse bu yorumları yapmazdı

Bursa’nın simge mekanlarından Mahfel, “tarihi ve kültürel yapısına zarar verildiği” ve “pilavcıya dönüştürüldüğü” iddialarıyla kamuoyunun gündeminde. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in tepkileriyle büyüyen tartışmalara, Mahfel’in mevcut işletmecisi Nizamettin Kızılyel kapsamlı açıklamalarla yanıt verdi.

HABER: BURHAN KURTULMUŞ

Mahfel’in mevcut kullanımının, mekanın tarihsel kimliğiyle bağdaşmadığı yönündeki eleştiriler ilk olarak sivil toplumdan geldi. ADD, Mahfel’in bugünkü görünümünün ve işleyişinin Bursa’nın kültürel belleğine zarar verdiğini savunarak kamuoyuna açık tepki gösterdi.

Tartışmaya Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de Bursa Saati ekranlarında katıldı. Bozbey, Mahfel’in mevcut durumunu eleştirerek, mekanın tarihi misyonuna uygun biçimde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

İHALE 2017’DE YAPILDI, MEVCUT İŞLETMECİ 2019’DA DEVRALDI

Mahfel’in ihalesinin 2017 yılında BURFAŞ tarafından yapıldığını, kendisinin ise işletmeyi 2019 yılında devraldığını belirten Nizamettin Kızılyel, kamuoyunda oluşan algının bu yönüyle eksik olduğunu söyledi.

İşletmeci Nizamettin Kızılyel, Gaziantep’ten geldikleri dönemde Mahfel’in mali yapısının ve müşteri sirkülasyonunun iyi durumda olduğunu, bu süreçte mekanda herhangi bir ek yapı ya da alan oluşturulmadığını söyledi. Mahfel’in Bursa Büyükşehir Belediyesi’nden Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredildiğini belirten Kızılyel, işletmenin henüz bir yıl bile dolmadan idari olarak el değiştirdiğini ifade etti.

Pandemi sürecinin tüm zorluklarına rağmen yüksek kira bedeline karşın işletmeyi ayakta tutmaya çalıştıklarını dile getiren Kızılyel, Bursa Büyükşehir Belediyesi döneminde muhatap bulabildiklerini, Vakıflar’a geçişten sonra ise doğrudan iletişim kurmakta zorlandıklarını ve süreci çoğunlukla resmi yazışmalarla yürütmek zorunda kaldıklarını kaydetti.

Kızılyel, yaşanan sürecin çözümü için Ankara’da Vakıflar Genel Müdürü Burhanettin Ersoy ile görüştüklerini ancak bu görüşmeden somut bir sonuç alamadıklarını belirterek, tüm girişimlerine rağmen Vakıflar cephesinden kendilerine yönelik herhangi bir kolaylaştırıcı adım atılmadığını ifade etti.

“Bizden önceki işletmeciler, ortaklık sebebiyle burayı sürdüremedi. İhaleye fahiş kira oranına rağmen birçok işletme katıldı. Biz 2019’da devraldığımızda faaliyet biçimi neyse, bugün de aynısıdır” dedi.

“PİLAVCIYA DÖNÜŞTÜRÜLDÜ” İDDİASI REDDEDİLDİ

Kızılyel, Mahfel’in pilavcıya dönüştürüldüğü iddialarının gerçeği yansıtmadığını vurgulayarak şunları söyledi:

“2017’de de burada yemek satılıyordu, bugün de satılıyor. Değişen bir şey olmadı. Pilav, et, her türlü yemeği yıllardır satıyoruz, bu yeni bir durum değil. Burada kafe-restoran hizmeti yıllardır var. Menü ya da ruhsat dışı bir faaliyet söz konusu değil. Restoranın yemek satması kadar normal bir şey olamaz.”

“MAHFEL SURİYELİLERE VERİLDİ” İDDİASI GERÇEK DEĞİL

Mahfel işletmesinin “Suriyelilere verildiği” yönündeki iddialara da değinen işletmeci Nizamettin Kızılyel, bu söylemlerin gerçeği yansıtmadığını söyledi.

İşletmede yalnızca iki Suriyeli personelin çalıştığını, her ikisinin de yasal, kayıtlı ve tüm sosyal hakları sağlanmış çalışanlar olduğunu belirten Kızılyel, “Bu konu üzerinden bilinçli bir algı oluşturuluyor. Mahfel’in Suriyelilere devredildiği iddiası tamamen asılsızdır” dedi. Kızılyel, kamuoyunda dolaşan bu tür söylemlerin hem işletmeye hem de çalışanlara zarar verdiğini vurguladı.

“TARİHİ YAPIYA ZARAR VERİLMEDİ”

Mekanda kalıcı hiçbir yapılaşma yapılmadığını vurgulayan Kızılyel;

“Bir tek ağacı kesmedik. Çivi dahi çakmadık. Sadece taşınabilir, tekerlekli tezgahlar kullandık. Mahfel’in hiçbir noktasına ilave yapılmadı. Biz burayı devraldığımızdan beri hiçbir ekleme yapmadık. Mevcut her eklenti dönemin belediyesi tarafından yapılmış. Tekrar hatırlatıyorum, burası BURFAŞ’ın ihale ettiği bir yer. Yapılan tüm eklentiler BURFAŞ’ın, yani belediyenin yaptığı imalatlardır” dedi.

“BURASI BURSA’NIN EMANETİ”

Mahfel’i devraldıklarında alanın bakımsız ve güvensiz olduğunu söyleyen Kızılyel;

“Dere yatağından dört kamyon çöp çıkardık. Uyuşturucu kullanıcılarının olduğu bir alanı temiz ve güvenli hale getirdik. Biz buranın sahibi değil, emanetçisiyiz” ifadelerini kullandı.

PANDEMİ VE VAKIFLAR’A DEVİR SÜRECİ

2020 yılının Mart ayında pandemiyle birlikte Mahfel’in Bursa Büyükşehir Belediyesi’nden Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredildiğini hatırlatan Kızılyel, bu süreçte çok daha ağır koşullar içeren bir sözleşme imzalamak zorunda kaldıklarını söyledi.

“Pandemi boyunca 22 ay kapalı kaldık. Buna rağmen sözleşmede mücbir sebep yoktu. Türkiye’de en yüksek kirayı ödeyen işletmelerden biri haline geldik” dedi.

TAHLİYE, BORÇ VE YIKIM TARTIŞMASI

Pandemi sonrası tahliye yazısı aldıklarını, 4,5 milyon TL kira borcu ve 700 bin TL avukatlık ücreti çıkarıldığını belirten Kızılyel, Milli Emlak tarafından da “taşkın alanı” gerekçesiyle yıkım kararı gönderildiğini ifade etti.

Aynı kotta çok sayıda işletme olmasına rağmen yalnızca Mahfel’e işlem yapılmasının adil olmadığını savundu.

23,5 MİLYON TL’LİK CEZA İDDİASI

Kızılyel, kamuoyuna yansıyan 23,5 milyon TL’lik cezanın işletmeci kaynaklı olmadığını, Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne ait bir uygulamadan doğduğunu ileri sürdü.

“Bu cezanın muhatabı biz değiliz. Buna rağmen bedeli bize yükleniyor. Dere yatağına yapılan terasları biz yapmadığımız halde ceza bize kesilmeye çalışılıyor. Biz yargıya başvurduk, yürütmeyi durdurma kararı alacağız” dedi.

“BAŞKANA YANLIŞ BİLGİ VERİLİYOR”

Başkan Bozbey’e çağrıda bulunan Kızılyel;

“Başkana eksik ya da yanlış bilgiler aktarılıyor. Gerçekleri bilse bu değerlendirmeleri yapmazdı. Keşke bize ulaşsaydı. Biz Mahfel’in Bursa için ne ifade ettiğini çok iyi biliyoruz. Burada işletme olarak ayakta kalmaya çalışıyoruz. Şimdiye kadar bize bir iş birliği teklifi geldi de biz mi reddettik” ifadelerini kullandı.

“AYAKTA KALMA MÜCADELESİ”

Pandemi sonrası ekonomik daralma, turist sayısındaki düşüş ve köprü tadilatlarının işleri olumsuz etkilediğini söyleyen Kızılyel;

“Evimizi, arabamızı sattık. Kendim garsonluk yapıyorum. Buna rağmen Mahfel’i yaşatmaya çalışıyoruz” diyerek açıklamasını tamamladı.