HABER: BURHAN KURTULMUŞ
Tarım AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Aydın Saldız, çilek fidelerinde ortaya çıkan zarar nedeniyle Bursa 1. Asliye Mahkemesi’nde dava açıldığını ve ayrıca suç duyurusunda bulunulduğunu açıkladı. Sürecin titizlikle takip edildiğini belirten Saldız, duruşmanın 16 Temmuz 2026 tarihinde görüleceğini ifade etti.
Saldız: hukuki süreç başlatıldı
Fide dağıtımı sonrası 148 üreticiden yalnızca 7 şikayet geldiğini söyleyen Saldız, buna rağmen konunun ciddiyetle ele alındığını, ziraat mühendislerinin sahada incelemeler yaptığını ve tüm bulguların kayıt altına alındığını vurguladı.
“Geçmiş dönemde şikayetlere adım atılmadı”
Saldız, önceki dönem uygulamalarını da eleştirerek, geçmişte yapılan fide dağıtımlarında üretici şikayetlerine somut karşılık verilmediğini öne sürdü. İnegöl ve Orhaneli’nde yaşanan kök kuruması örneklerini hatırlatan Saldız, bu şikayetlerin dosyalarda yer aldığını ancak işlem yapılmadığını savundu.
“Hurda tesisten üretim merkezine”
Konuşmasında yatırımlara da değinen Saldız, Mustafa Kemalpaşa’da hurda halde devralınan bir tesisin yeniden ayağa kaldırıldığını belirtti. Bu tesisin bugün damla sulama ekipmanları ve sıvı gübre üreten bir yapıya dönüştürüldüğünü ifade etti. Projenin uluslararası düzeyde de dikkat çektiğini dile getirdi.
Külcü: konu farklı yöne çekiliyor
Saldız’ın açıklamalarına yanıt veren Selahattin Külcü ise tartışmanın farklı bir zemine taşındığını savundu. Kendi çalışmalarının somut verilere dayandığını belirten Külcü, “Biz bir konuyu belgelerle anlatırken farklı başlıklar gündeme getiriliyor” dedi.
Sahte rapor iddiası
Külcü, çilek fidelerine ilişkin raporlar hakkında ciddi iddialar ortaya koydu. Dağıtıma uygun olmadığı belirtilen ürünler için farklı belgeler düzenlendiğini öne süren Külcü, bazı raporların gerçeği yansıtmadığı ve sahtecilik şüphesi doğurduğunu ifade etti.
Ayrıca ilgili firmanın tarımsal üretim geçmişine ve kapasite raporlarına ilişkin soru işaretleri bulunduğunu dile getirdi.
“Siyasi değil, teknik değerlendirme yapılmalı”
Külcü, tartışmanın siyasi boyuta taşınmaması gerektiğini vurgulayarak, konunun teknik veriler ve şeffaf süreçler üzerinden ele alınması gerektiğini söyledi. Gerekli durumlarda yargı sürecinin devreye gireceğini belirtti.
Gözler sürecin devamında
Mecliste yaşanan çilek gerilimi, karşılıklı açıklamalarla büyümeye devam ederken, gözler hem yargı sürecine hem de kamuoyuna sunulacak yeni belgelere çevrildi.