23-26 Nisan 2026 tarihleri arasında Gündemar adlı kamuoyu şirketinin 60 ilde 2 bin 250 kişiyle yaptığı araştırmanın sonuçlarına göre CHP yüzde 36, AK Parti yüzde 28, DEM Parti yüzde 8.61, MHP yüzde 7.40, İYİ Parti yüzde 5.19, Zafer Partisi yüzde 5.03, Anahtar Parti ise yüzde 3 oy alıyor.
Dikkatimizden kaçmamıştır, TBMM’de grubu bulunan, her gün ekranlarda yer bulan İYİ Parti ile sadece lideri Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın öne çıktığı Zafer Partisi’nin oyları neredeyse aynı…
Neden?
Çünkü artık yalnız Türkiye’de değil, dünyada da siyasal partiler liderleriyle var oluyor. Lider görünürse parti yaşıyor, görünmezse tabela partisine dönüşüyor.
İYİ Parti’nin, Türk sinemasının otoriter ama iyi kalpli baba rolünü oynayan Hulusi Kentmen’i andıran Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu toplumda beklenen karşılığı bulamadı.
Turan Çömez ile Selçuk Türkoğlu gibilerinin çabası da yetmiyor.
Ancak Ümit Özdağ’ın da başka bir sorunu var:
Teşkilatlanma…
Evet, gençler arasında hâlâ önemli bir karşılığı bulunuyor.
Ama partisinde başka isimler öne çıkamıyor.
Adeta tek kişilik bir ordu gibi Türkiye’yi dolaşıyor.
Geçtiğimiz hafta sonunu Bursa’da geçirdi Ümit Özdağ…
Akademisyenlerle buluştu, çeşitli ilçe binalarının açılışına katıldı.
Zafer Çarşısı karşısında, eski polis karakolunun bulunduğu yerde yenilenen İl Başkanlığı binasının açılışındaydım ben de…
19 Mayıs nedeniyle gençlere dönük önemli mesajlar verdi.
Samsun’da açıklayacağı gençlik projesinin ilk ayağında, Türkiye’deki bütün muhtarlıkların aynı zamanda birer spor kulübünün başkanı gibi çalışacağını söyledi.
Gençlerin spora yönlendirilmesi açısından dikkat çekici bir proje…
Uyuşturucu satıcılarıyla sanal kumar baronlarına terörist muamelesi yapılacağını, mallarına el konulacağını, elde edilecek kaynakla da bu projelerin finanse edileceğini anlattı.
Ben de Abdullah Öcalan’ın İmralı’da Mazlum Abdi ile görüştüğü iddialarını sormadan önce il başkanlığı binasının mükemmel olduğunu söyledim.
İl Başkanı Cihat Gazi, “Mimarı sensin” deyince Prof. Dr. Ümit Özdağ süreci anlattı:
“Önüme Yüksel Baysal’ın bizim il başkanlığıyla ilgili yazısı geldi. Yönetici arkadaşlara gönderdim ve ‘Bu nedir?’ diye sordum. Onlar da hemen harekete geçti, bu güzel merkezi ortaya çıkardılar.”
Küçük bir anımsatma…
Birkaç ay önce İl Başkanı Cihat Gazi bir basın toplantısına davet etmişti.
Ben de değerli kardeşim Ebubekir Yuca ile gitmiştim.
Gittiğime bin pişman olmuştum.
Kaloriferler yanmıyordu, içerisi buz gibiydi.
Dahası il başkanlığı binası kir pas içindeydi. Ümit Hoca’nın dile getirdiği yazı o yazıydı.
Cumartesi günü ise gerçekten tertemiz bir bina gördüm.
Toplantı sırasında emeği geçenlere teşekkür ettim.
Basın toplantısından çıktıktan sonra Cumhuriyet Caddesi’nde kız kardeşim Osmangazi Belediyesi meclis üyesi Hamiyet Arıkaslan’a uğradım.
Oradan, yine aynı caddedeki anne tarafından akrabam Hayrettin Çakmak’ın kardeşleri Yüksel ile Ali Çakmak’ın büfesinden gazete aldım.
Tam o sırada önümde Anahtar Parti’nin standı vardı.
Stantta parti yöneticileri Erkan Çakır ile Şeyma Ogan gelenleri A Parti’ye üye yapıyordu.
Form dolduran bir vatandaşla sohbet ettim.
“Neden Anahtar Parti? Neden İYİ Parti ya da Zafer Partisi değil?” diye sordum.
Verdiği yanıt, yukarıdaki tezimi doğrular nitelikteydi.
Yavuz Ağıralioğlu’nun fotoğrafını göstererek şöyle dedi:
“Onun konuşmalarını beğeniyorum.”
Tam ayrılacakken İl Başkanı Fikret Aslan’ın geldiğini söylediler.
Geri döndüm.
Bir çay içip siyasal çalışmaları konuştuk.
Başkan Aslan iddiasını sürdürdü:
“Biz Bursa’da üçüncü partiyiz. Üye sayımız 10 bine ulaştı. Hedefimiz 25 bin!”
________________________________________
Yukarıda anketi yayınladım, kendi düşüncelerime gelince, bugün gerçekten seçim olsa ne olur?
Milliyetçi partilerin tamamı bugün görünen oy oranlarının altında kalır diye düşünüyorum.
Çünkü seçmen, baraj riski gördüğü anda iki büyük partiye; AK Parti ve CHP’ye yönelir.
Türkiye siyaseti bunu defalarca yaşadı.
Bu nedenle yapılması gereken açık…
Ya birleşecekler ya da ittifak yapacaklar.
Üç partinin ortak hareket etmesi en az yüzde 15 oy demektir.
Belki de yüzde 20…
Bunca yıllık siyasal gözlemim bana bunu söylüyor.