Henüz ilk okulda çevremi değiştirmeye odaklandım ve artık siyasi biriydim. Hızlı bir gençlik çalışmasını birkaç yıl önce bitirmek için ciddi hazırlıklar yapmıştım. Hiç kariyer hedefim olamadı. Böylelikle otuzlu yaşlarımı da bir kent savunucusu olarak yaşamam gerektiğine karar verdim. Bazen de bunu bir köşe yazarı olarak yapmaya çalışıyorum.
İlk defa bu köşede gündeme taşıdığım konu şimdi neticelenmiş durumda.
Karaman Mahallesi'nde doğup büyüyen Şehit Aykut Yurtsever'in aynı mahalledeki isimsiz parka adının verilmesini isteyen ciddi bir kamuoyu var.
Belki de bunun kent savucuğu ile ne ilgisi var diye düşünenleriniz olmuştur. Kent savunucuları olarak biz sadece çevre ve hava kirliliği, kuraklık gibi konularda itiraz eden bir noktada olmamalıyız.
Örneğin: Bir park nasıl yaşar?
Nilüfer Belediyesi'nin komisyon toplantısına katıldığımda, şehit adı verilerin parkların temizliği ve korunması ile ilgili ne kadar hassas olduklarını görmüştüm.
Bir yandan da mahalleli kendi parkına kendi şehidinin adını vermek istiyor. Bu sebeple mahalleli parka sahip çıkma sözü verdi.
Gördünüz mü, bir mahalledeki parka duyulan aidiyet bir anda nasıl gelişiyor. Üsttenci tavırla bu ketin geliştirilmeyeceğini herkese anlatmamız gerekiyor.
Çağımızın en önemli medeniyet ölçütlerinden biri yerel yöneticilerin vatandaşın kararlarına ne kadar uyduğudur.
Velhasıl Nilüfer Belediyesi'nin ilçenin tarihteki tüm şehitleri için bir anıt yapacağını ilk defa gene bu köşede okumuştunuz.
Geçtiğimiz günlerde Nilüfer Belediyesi'nin ilgili komisyon başkanı Akın Uludağ şehit ailesini ziyaret etti.
Ziyaret sonrası mahalle muhtarı Hatice Avcı arayıp, heyecanlı bir tonda müjdeyi verdi.
Sonuç: Nilüfer Belediyesi Karaman Mahallesi'nin talebini destekledi ve Mart ayı belediye meclisinde önerge oylamaya çıkacak.
İşte Nilüfer Belediyesi'ne yakışan da budur. Ortak akılı işletmek bir kentin en önemli yönetim ilkesidir.
Kent savunuculuğunda daha fazla müjde verme arzusuyla...