YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Nurhayat Altaca Kayışoğlu, katıldığı televizyon programında Meclis’te görüşülen çerçeve yasaya ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Kayışoğlu, hazırlanan rapordaki imzanın arkasında olduklarını belirterek, “Silahlar bırakılacaksa, barış olacaksa, kardeşlik olacaksa bundan kime ne zarar gelebilir?” dedi.
Meclis’te zaman zaman yaşanan gergin görüntülere de değinen Kayışoğlu, şiddet ve tehdidin hiçbir koşulda kabul edilemeyeceğini söyledi. Farklı görüşlerin ifade edilmesinin demokrasi ve ifade özgürlüğünün gereği olduğunu belirten Kayışoğlu, seçilmiş temsilcilerin daha soğukkanlı davranması gerektiğini ifade etti.
“ŞEHİT AİLELERİNİN HASSASİYETLERİNİ DİNLEDİK”
Komisyon kurulmasının ardından Bursa’daki şehit aileleri ve gaziler derneklerini ziyaret ettiğini anlatan Kayışoğlu, sürece ilişkin görüşleri doğrudan dinlediklerini söyledi. Şehit yakınlarının “başka anaların ciğeri yanmasın” görüşünü dile getirdiğini aktaran Kayışoğlu, buna karşın geçmişte yaşanan bazı görüntülerin tekrar edilmemesi ve terör suçlarına karışan kişilerin cezalarının affedilmemesi yönünde talepler iletildiğini belirtti.
Bu hassasiyetleri komisyon çalışmalarında da gündeme getirdiğini kaydeden Kayışoğlu, sürecin özellikle şehit aileleri ve gazilerin duyguları gözetilerek yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
“RAPORUN ALTINA BİZ DE İMZA ATTIK”
Komisyon çalışmalarında çok farklı ve “uç” görüşlerin dile getirildiğini ifade eden Kayışoğlu, buna rağmen şiddet içermediği sürece tüm görüşlerin dinlendiğini ve tutanaklara geçirildiğini söyledi.
Hazırlanan taslak raporda hem silah bırakmaya ilişkin düzenlemelerin hem de demokratikleşme adımlarının yer aldığını belirten Kayışoğlu, “O raporun altına biz de imza attık” ifadelerini kullandı.
“İMZAMIZ NAMUSUMUZDUR”
Çerçeve yasanın Genel Kurul’a gelmesi halinde partilerinin nasıl bir tutum alacağı sorusuna da yanıt veren Kayışoğlu, Genel Başkanlarının daha önce yaptığı açıklamayı hatırlatarak, “Biz o rapordaki imzamızın arkasındayız. İmzamız namusumuzdur” dedi.
Türkiye’de Kürt sorununun çözümüne yönelik girişimlerin geçmişte çeşitli olağanüstü gelişmelerle kesintiye uğradığını savunan Kayışoğlu, 2015 sonrasında yaşanan çatışmalara dikkat çekerek, “Eğer bu sorun doğru yöntemlerle çözülmüş olsaydı binlerce acı yaşanmayabilirdi” değerlendirmesinde bulundu.
“DEMOKRATİKLEŞME ADIMLARI DERHAL ATILMALI”
Kayışoğlu, çerçeve yasanın teknik ve hukuki açıdan eleştirilecek yönleri bulunduğunu da kabul etti. Toplum vicdanını yaralayan eşitsizliklerin bulunduğunu belirten Kayışoğlu, demokratikleşme adımlarının gecikmeden hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.
Can Atalay’ın Meclis’te olması gerektiğini savunan Kayışoğlu, Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın tahliye edilmesi gerektiğini de dile getirdi. Tutuklu belediye başkanlarının da dışarıda olması gerektiğini ifade eden Kayışoğlu, “Toplum bize bu çelişkiyi soruyor. Toplumsal mutabakatı sağlamak zor oluyor” dedi.
“ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNE KAPALIYIZ”
Çerçeve yasanın silahların bırakılmasına yönelik teknik bir düzenleme olduğunu savunan Kayışoğlu, bunun üzerinden anayasa değişikliği ya da siyasi pazarlık yapılmasına karşı olduklarını söyledi.
“Anayasaya uymayanlarla anayasa değişikliği yapmayacağımızı en baştan ortaya koyduk” diyen Kayışoğlu, kayyum düzenlemesinin kaldırılması, AİHM ve AYM kararlarının uygulanması, dezenformasyon yasasının kaldırılması ve Cumhurbaşkanına hakaret maddesinin yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade etti.
Kayışoğlu’nun açıklamaları, çerçeve yasa tartışmalarında YENİ Parti’nin yaklaşımını ortaya koydu. Parti yönetimi, silahların bırakılmasına yönelik adımları desteklerken, bunun ancak hukuk devleti ilkeleri ve demokratikleşme reformlarıyla birlikte kalıcı hale gelebileceği görüşünü savunuyor.