<
p>
CHP'nin, Ekrem İmamoğlu'na özgürlük ve erken seçim talebiyle başlattığı "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinglerinin 103'üncüsü bugün Kütahya'da düzenleniyor.
14.05 | CHP LİDERİ ÖZGÜR ÖZEL KONUŞUYOR
CHP Genel Başkanı Özgür Özel miting alanında konuşuyor.
Özel'in açıklamaları bu şekilde:
"Emeğin şehri Kütahya, çininin şehri Kütahya, Evliya Çelebi'nin yurdu Kütahya; kalbi güzel, sözü güzel, insanı güzel canım Kütahya. Değerli hemşerilerim, kıymetli komşularım; hepinize merhaba.
Burası kurtuluşun, direnişin ve işgale teslim olmayıp ilk kez geriye gitmeden ileriye gidişin; Büyük Taarruz'un, zaferin ve zaferden sonra gelecek güzel günlerin şehridir. Selam olsun sana Kütahya.
Bu topraklar Frigya'dan Osmanlı'ya, Germiyan'dan Cumhuriyet'e çok büyük zorlukları gördü, geçirdi; ama en sonunda hep güzel günlere kavuştu. Nice karanlık kışları, nice badireleri atlattı. Ne zalimler geldi geçti; ama bu şehir hiç teslim olmadı, hiç umudunu kaybetmedi, hiç utandırmadı. Sahip çıktığını bırakmadı ve her seferinde zafere ulaştı. Zaferin kenti Kütahya'ya selam olsun.
İşte ben bugün buraya; büyük saldırılara rağmen direnişin ta içinden ve sizin güzel kalplerinizdeki dayanışma duygularını alarak; koltuklara, makamlara değil Anadolu'nun irfanına güvenerek, Kütahya'nun vicdanına güvenerek; seçtiğine sahip çıkan, Gazi'nin emaneti Cumhuriyet'in en önemli kazanımına sahip çıkan, sandığa sahip çıkan Kütahya'ya, Kütahya'yla birlikte direnmeye, mücadeleye, eyleme geldim eyleme."
"BİR BAŞARI TEK BAŞINA HİÇ KİMSEYE AİT DEĞİLDİR"
Biz bu güzel şehri, belediyesini 74 yıl boyunca kazanamadık. Ama bu şehre kusur bulmadık, sırtımızı dönmedik, küsmedik ve hep Kütahya’yı anlamaya çalıştık. Çalıştık, çabaladık, mücadele ettik ve nihayet 2023’teki o büyük değişimden sonra 2024’te, 31 Mart’ta Kütahyalılara Eyüp Kahveci’yi aday yaptık, emanet ettik. Kütahya ona sahip çıktı, emaneti Eyüp Başkan’a verdi, partimize verdi. Tüm Kütahya’ya yürekten teşekkür ediyorum.
2019’da Kütahya’da hiç belediyemiz yoktu. 2024’te Şaphane’yi Lütfi Mutlu’yla, Domaniç’i Engin Uysal’la, Dumlupınar’ı Zekeriya Yılmaz’la kazandık. Başkanları kutluyorum, tüm seçmenlerimize teşekkür ediyorum.
Bir başarı, bir başarı tek başına hiç kimseye ait değildir. Bir başarı varsa onda çok emek vardır. Ben öncelikle burada 2023 seçimlerinde kazanmamız gereken, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında hepimizin bir kez daha Gazi’nin partisinin yoksulluğu yeneceği, işsizliği yeneceği, yüzleri güldüreceği iktidarını umarken o 14 ve 28 Mayıs seçimlerini kaybedince herkesin başı öndeyken, moraller bozukken oradan yeni bir şekilde, diri bir şekilde, el ele, omuz omuza partimizi değiştirerek sonra da Türkiye’ye umut olmak için bir yola çıktık. O yola çıkmaya niyetlendiğimiz ilk günde yanımızda yol arkadaşımız Zeliha Aksaz Şahbaz’ı bulduk. Yol arkadaşıma teşekkür ediyorum.
"MEMNUNİYET ANKETLERİNE BAKTIĞINIZDA KÜTAHYA ONDAN MEMNUN"
Kütahya örgütü, tüm ilçe başkanlarımla, yöneticileriyle, il yönetimi ve başkanımızla birlikte belediye başkanımızın arkasında önemli bir mücadele veriyorlar. Tamer Yerlikaya'nın şahsında tüm örgütümüze teşekkür ediyorum. Gün oldu demokrasi yolculuğu dedik; partide, mecliste, grubu düşen partilere kürsü hakkı olsun diye onu demokrasi yolculuğuna yolladık. Gitti, görevini yaptı, baba ocağına geri döndü; Kütahya milletvekilimiz Ali Fazıl Kasap'a teşekkür ediyorum. Ve biraz önce il başkanımızın ve belediye başkanımızın kıymetli konuşmalarını dinledim. Onlar bir hakkı teslim ettiler, ben de altını çizmek isterim: Kütahya'da Kütahya'yı bir parti, o partinin adayı, o partinin genel başkanı kazanmadı. Kütahya'yı Kütahya'daki demokratlar, Kütahya'daki demokratların ittifakı, Kütahya İttifakı kazandı. Kütahya İttifakı; Kütahya'nın sosyal demokratlarını da, muhafazakar demokratlarını da, milliyetçi demokratlarını da, Kürt demokratlarını da, sosyalist demokratlarını da, liberal demokratlarını da; görüşü ne olursa olsun, inancı ne olursa olsun, umudu demokraside olan, kurtuluşu birlikte arayan Kütahya İttifakı'nın tüm bileşenlerine yürekten teşekkür ediyorum.
Eyüp Başkan, Kütahya'ya hizmetle görevlendirildi. Bu kentte Eyüp Başkan; bu kentin sokaklarında yürüyen, havasını soluyan, derdini bilen, çareyi bilen, birtakım imkansızlıklarla, maalesef iktidarın "silkeleyin" dediği muhalefet belediyelerinden biri olduğu için kendisine kalan borçlar sırtında yük olduğu için zor bir dönemi geçiriyor. Ama memnuniyet anketlerine baktığınızda Kütahya ondan memnun, Kütahya gayretini, emeğini ödüllendiriyor. Önümde iki yıllık süre içinde bu dar imkanlarla Kütahya'da yaptıkları var; görünce gerçekten şaşırdım. Öncelikle Ilıca'da bir Halk Market'in açılması, uygun fiyatlı alışverişin vatandaşın imkanına sunulması, iki Kent Lokantası, yeni yerine taşınan ve yenilenen kreşten yararlanan çocuklar, ihtiyaç sahiplerine Halk Ekmek yardımı, Yaman Türk Engelli ve Yaşlı Gündüz Yaşam Merkezi, Kirazpınar, Kumarı, Civli ve Bölücek'te kadınların ihtiyacı olan ve seçimde söz verdiği mahalle fırınlarının açılması bu hizmetler arasındadır. Ayrıca Halk Kart ile ihtiyaç sahiplerine belediyenin tüm zorluğuna rağmen 56 milyon liralık destek sağlanması, 1300'den fazla öğrenciye ücretsiz ulaşım desteği, yaşam berber ve kuaför salonunda imkanı olmayan vatandaşlara ücretsiz hizmet sunulması, YKS'ye giren öğrencilerin sınav başvuru ücretlerinin karşılanması, barınma sorunu yaşayanlar için Aile Yaşam Merkezi ve evsiz vatandaşlar için kurulan Erkek Yaşam Merkezi gibi önemli işler yapılmıştır. Bugün sordum; 24 kapasiteli bu merkezde 18 evsiz kalıyor, daha fazlası ise istihdam yaratılarak hayata tutunduruldu. Bunların yanı sıra Gastro Kütahya ile yöresel lezzet noktaları, çölyak hastaları için glutensiz kafe hizmeti, Ilıca ve Yoncalı'da iki ayrı karavan kampı hayata geçirildi. Bugün burada Eskişehir'in değerli belediye başkanları ve milletvekilleri var; bozkırın ortasında Yılmaz Büyükerşen'in ve başkanlarımızın bir çiçek gibi açtırdığı Eskişehir'in yolunda bu sefer Kütahya yürüyecek Allah'ın izniyle.
"BIRAKIN KÜTAHYA'YA SAHİP ÇIKMAYI, KÜTAHYA'DAN KEPÇEYLE ALMIŞLAR"
Turizm için çalışılıyor var gücüyle. Gelen öğrenci "İyi ki Kütahya'ya gittim" desin diye tüm zorluklara rağmen sahip çıkılıyor var gücüyle. Yoksula sahip çıkılıyor var gücüyle. Ve şimdi şunu gördük ki; ne zaman Kütahya'da gerekli imkanlar sağlanacak, bu vizyon, bu emek, bu gayret Eskişehir mucizesini bu sefer de Kütahya'ya yaşatacak.
Ben partinin Genel Başkanı olarak önce sizle birkaç bilgiyi paylaşıp sonra da bu konuda önemli bir şey söylemek istiyorum. Bugün Kütahya'da bu güzel insanlar; ben onların yüzüne, gözüne bakıyorum ve şöyle bir şey görüyorum. Diyorlar ki: "Biz çok daha iyisini hak ediyoruz." Ya burası Kütahya. Burası Anadolu'nun ortasında öyle bir yer ki; 200 yıl boyunca Osmanlı geriye gitmiş, toprak kaybetmiş, toprak kaybetmiş ve durmuş; artık iş Polatlı'dan öteye Ankara'ya dayanmış.
Eğer ki Kütahya olmasa, yerinde durmasa, Gazi'nin ordularına, İsmet Paşa'nın ordularına sahip çıkmasa, dirense, teslim olmasa ne Kütahya var ne Türkiye var. Ne otobüs var burada ne üstünde bir Genel Başkan, ne dalgalanan al bayrak ne bağımsız bir Türkiye. Ne çok şey borçluyuz biz bu zaferin şehrine, Büyük Taarruz'un şehrine.
Diyorsun ki İstanbul çalışıyor; Kocaeli, Bursa, Denizli çalışıyor; Konya, Kayseri çalışıyor; limanlar çalışıyor, ihracatlar, imkanlar, dünya kadar toplanan vergiler... Kütahya bunlardan payını almalı, Türkiye Kütahya'ya sahip çıkmalı, destek olmalı. Döndüm bir baktım ki ne göreyim: 2025 yılı, 18 milyar lira vergi ödemiş Kütahya. Beklersin ki bunun dört katı hizmet alsın değil mi? 7.5 milyar lira yatırım bütçesi var Kütahya'ya. Bırakın Kütahya'ya sahip çıkmayı, Kütahya'dan kepçeyle almışlar, kaşığın yarısıyla vermişler.
Akıl almaz bir durum ortada. Kütahya'da öyle bir durum var ki AK Parti geldiğinde, yani 3 Kasım 2002 günü Kütahya'nın nüfusu 657.000. O gün Türkiye'nin nüfusu 68 milyon. O günden bugüne Türkiye 19-20 milyon büyüyor. Aynı hesap Kütahya'ya bakınca bekliyorsun ki nüfusu 850.000 olacak, büyükşehir olacak, ona göre yatırım alacak, ona göre büyüyecek gelişecek. Bir bakıyorsun ki 200.000 nüfusu artacağına 87.000-90.000 kişi azalmış, Kütahya 570.000'de kalmış.
Bakın Afyon'un da derdi çok ama Afyon 700.000'i geçti, büyükşehir olacak şartları sağladı. Ama bu süreçte Kütahya bırakın büyükşehir olmayı, küçülmüş gerilemiş. Etigümüş, peki neden gerilemiş? Etigümüş, KÜMAŞ, Seyitömer ve Tunçbilek Termik Santralleri, Kütahya Azot Fabrikası, Kütahya Şeker Fabrikası özelleştirilmiş. Kütahya'daki gübre özelleştirilmiş, Azot Fabrikası...
O fabrika ki yıllar önce Demirel gelir bu şehre; diyor ki Demirel: "Azot Fabrikası zarar ediyormuş diyorlar. Edecek tabii" diyor. "Edecek, gübreyi üretecek, çiftçiye verecek, o gübreyle toprağa bereket gelecek" diyor Demirel. O gün Demirel'in satmadığı, Ecevit'in sahip çıktığı Kütahya'ya gübre fabrikasıyla, santralleriyle "kar etmiyor bunlar" diye kar edeni de sattılar, etmeyeni de sattılar. Kütahya'yı küçülttüler, zayıflattılar.
Düşünün şehir merkezinden ilçelere karayolu bağlantıları yetersiz. Bir şehir düşünün İstanbul-Antalya güzergahında otoyol var, Kütahya'dan geçmiyor. 2011'de hızlı tren sözü verdiler; hızlı tren 15 yıl geçti olmadı. Hızlı tren geldi, Kütahya'yı pas geçti.
"ÇİFTÇİYE PARA LAZIM OLUNCA ONA HAK ETTİĞİ DESTEKLEMENİN BEŞTE BİRİNİ VERİYORLAR"
Yol yoksa, tren yoksa, yatırım yoksa, istihdam yoksa bir şehirde ekonomi ne olur? Ekonomi böyle olur. Bir şehirde gelecek nasıl olur? Geleceği karanlık olur. Kütahya yıllarca halkçı belediyecilikten uzak kaldı, planlı büyüyemedi. Tarım arazileri, sulama alanlarına büyük zararlar verildi. Plansız imar izinleri verildi. Riskli alan ilan edilen yerlerde vatandaş kendi kaderine terk edildi. İktidar ne mağduriyetleri giderdi ne bu kentin önünü açacak bir şey yaptı.
O yüzden, işte o yüzden Kütahya 2024 seçimlerinde kendi önünü açmaya, bir evladına hiç değilse yerel seçimlerde imkan tanımaya karar verdi; seçimin sonucu böyle oldu. Şimdi Cumhuriyet Halk Partisi'nin Genel Başkanı olarak yerel seçimlerde Eyüp Başkan'ın elini kaldırıp demiştim ki: "Siz ona sahip çıkın, biz de sahip çıkacağız." Size söz olsun, ant olsun ki bu otobüs buraya yine gelecek. Yine bu otobüsün üstüne çıkacağız; bu sefer bu otobüsün üstüne iktidar partisinin Genel Başkanı olarak çıkacağım! Ve size söz veriyorum; bu Kütahya'dan bir Eskişehir yaratmak için ne gerekiyorsa onu yapacağım, ne destek istiyorsa onu vereceğim. Ant olsun, ant olsun Kütahya'ya!
Bu arada Kütahya aynı zamanda bir tarım kenti. Kütahya'da tarım arazilerine yapılan haksızlıkları, imarı ifade ettim. Öyle bir süreçteyiz ki Türkiye'de AK Parti'nin kurduğu bir düzen var, AK Parti'nin kara düzeni. AK Parti'nin kara düzeninde bu yılın ilk iki ayında çiftçiye verilen para 2 milyar lira, faize verilen para 640 milyar lira. Yani çiftçiye verilen paranın 320 katını faize ödeyen bir iktidar var, o iktidarın kurduğu bir kara düzen var.
Ama bir yandan da burada yanlış hesapla, kitapla açtıkları bir Zafer Havalimanı var. Bu Zafer Havalimanı'nı 50 milyon Euro'ya mal ettiler; bugünkü kurla 2,5 milyar lira. Ve geçmişte diyorlardı ki: "Cebinizden beş kuruş çıkmadan havalimanı yapıyoruz, otoban yapıyoruz, köprü yapıyoruz, hastane yapıyoruz." Sonra çıktı ki hastaneye hasta ya da tahlil, MR, röntgen garantisi; yola geçiş garantisi; köprüye geçiş garantisi; havalimanına uçuş garantisi... Hesabı kitabı iyi yapamayanlar, 2,5 milyar liraya mal olan havalimanına şu ana kadar geçiş garantisi ödemeleriyle 4,1 milyar lira ödediler bile.
Ve maalesef 2044 yılına kadar öyle bir imza atmışlar ki; 2044 yılına kadar uçamayan, uçmayan yolcunun, uçmayan uçağın parası senin, benim, hepimizin cebinden ödenecek. Ve daha oraya 10,7 milyar lira ödenecek; yani 2,5 milyar liraya mal olan havalimanına tam altı katı para ödenecek. İki katını şimdiye kadar ödediler, dört katını bundan sonra ödeyecekler ve hepimizin cebinden bu büyük zararı ettirecekler.
Ama diğer taraftan baktığında çiftçiye para lazım olunca ona hak ettiği desteklemenin beşte birini veriyorlar. Buradan, Kütahya'dan; Zafer Havalimanı'nın ettiği bu büyük zarar ve köylünün içinde bulunduğu bu durum ortada olunca açıkça söylüyoruz: AK Parti'nin kara düzeni bitince, Cumhuriyet Halk Partisi'nin halkçı iktidarı gelince, kurucusunun dediği gibi yeniden millet, köylü milletin efendisi olunca artık uçana, kaçana, konana garanti değil; çiftçiye, köylüye, hayvancılıkla uğraşana garanti verilecek.
13.55 | CHP KÜTAHYA İL BAŞKANI TAMER YENİKAYA, İMAMOĞLU'NUN MEKTUBUNU OKUYOR
CHP Kütahya İl Başkanı Tamer Yenikaya, İmamoğlu'nun mektubunu okuyor.
İmamoğlu'nun mektubu bu şekilde:
Paylaşımın ve hoşgörünün, adaletin ve dayanışmanın şehri güzel Kütahya. Kütahyalılara kocaman merhaba.
Değerli hanımefendiler, kıymetli beyefendiler, mert ve onurlu gençler, güzel yüzlü çocuklar; her birinizi saygıyla, sevgiyle, özlemle selamlıyorum. Sizleri hasretle kucaklıyorum.
Cumhuriyet Halk Partisi'nin halkçı ve icraatçı uygulamalarını Kütahya'da hayata geçirmek için tüm gücüyle çalışan Eyüp Kahveci başkanıma ve örgütümüzün mücadeleci ruhunu temsil eden İl Başkanımız Tamer Yenikaya'ya teşekkür ediyorum. İl başkanımızın nezdinde tüm örgütümüzü şükranla kucaklıyorum.
Sevgili kardeşlerim; demokrasimiz bu denli ağır bir sınavdan hiç geçmedi. Herkes için özgür ve onurlu bir hayatın, insanca ve hakça bir düzenin var olması için inşa ettiğimiz Cumhuriyetimizin kurucu değerleri ortadan kaldırılmaya çalışılıyor. Kendi kaderini elinde tutamayan bir millet, er ya da geç silinip gider. Millet kendi kaderine ancak egemenlik kayıtsız şartsız kendisinin olursa sahip çıkabilir. İşte bu yüzden Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve yol arkadaşıları Cumhuriyeti kurdular ve bize özgür, onurlu bir hayat armağan ettiler.
Ne yazık ki bugün milletin egemenliği saldırı altında. Milli irade yargı eliyle gasp edilmektedir. Seçilmiş belediye başkanlarının haksız, hukuksuz bir şekilde iftira ve yalan beyanlarla mahkeme önüne çıkarılması, üstelik tutuklu yargılanmaları milli iradeye yapılmış bir darbedir. 15,5 milyon seçmenin oyuyla aday gösterilmiş, 25 milyon vatandaşın imzasıyla desteklenen bir Cumhurbaşkanı adayının birtakım gizli tanık iftiralarına dayanılarak kumpas davalarıyla tutuklu yargılanması milli iradeye darbedir.
Bu siyasi amaçlı yargı saldırılarının muhatabı bizleriz ama asıl hedef millettir. Milletimizin siyasi tercihlerini özgürce yapma ve iktidarı değiştirme hakkını ortadan kaldırmaya çalışıyorlar. Bir yıl boyunca asılsız iddialar, iftiralar, organize karalama kampanyaları bizi yargılamadan suçlu ilan ettiler. Ancak kimseyi ikna edemediler. Biz masum ve haklı olmanın özgüveniyle duruşmaları canlı yayınlayın, millet gerçeği görsün dedikçe onlar kaçtılar. Suçluların telaşıyla, iftiracıların arsızlığıyla kaçtılar.
Yargılama başlayınca kumpaslar çöktü. Bizlerin ve milletimizin başına örmeye çalıştıkları çorap kendi ellerine, ayaklarına dolanmaya başladı. Milletimiz o iftiracıların gerçek yüzünü bir kez daha gördü. Onun için Silivri zindanında kurulmuş olan mahkemede biz yargılanmıyoruz. Orada biz yargılıyoruz; biz yargılıyoruz. Biz, siyasi rakibini devre dışı bırakmak, milletin iradesini baskı altına almak için organize işler çevirenleri yargılıyoruz.
Birkaç güdümlü yargı mensubuyla milletin iradesine el koymaya kalkışanları biz yargılıyoruz. Kendini milletten üstün gören, devleti ailesinin tapulu malı zannedenleri yargılıyoruz. Haksızlığın ve zorbalığın gölgesinde dolaşanlar temize çıkmak istiyorlarsa yapacakları şey bellidir; sandığı bir an önce milletin önüne koyacaklar. Çünkü Türkiye'nin derin ve acil sorunları ancak özgür, adil ve şeffaf bir seçimle aşılabilir. O sandık gelecek; adaletin ve bereketin habercisi gelecek. Bu güzel vatanın 86 milyon yurttaşı huzur içinde ve kardeşçe yaşayacak. Her yerde ve herkes için önce adalet ve hürriyet egemen olacak. Kimse eşitsizliğe, ayrımcılığa, haksızlığa maruz kalmayacak. Bu büyük baskı, zulüm ve sefalet dönemi elbet son bulacak.