Yargıtay 4. Ceza Dairesi, Türk Ceza Kanunu’nun 252. maddesinde düzenlenen rüşvet suçuna ilişkin emsal nitelikte bir karar verdi.
Kararda, belirli bir şartın gerçekleşmesine bağlı olarak yapılan rüşvet teklifinin, söz konusu şart gerçekleşmediği takdirde suçun oluşması için yeterli olmayacağı belirtildi.
GÖÇMENLERİN SINIRI GEÇMESİ ŞARTIYLA PARA TEKLİF ETTİ
Dosyaya göre göçmen kaçakçılığı yaptığı iddia edilen bir kişi, göçmenlerin sınırdan geçirilmesi karşılığında belirli bir bedel ödemeyi taahhüt etti.
Olayın güvenlik güçlerine bildirilmesinin ardından şüpheli hakkında “rüşvet” ve “hakaret” suçlarından soruşturma başlatıldı.
Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada sanık hakkında hakaret suçundan hapis cezası verilirken, rüşvet verme suçundan beraat kararı çıktı.
DOSYA YARGITAY’A TAŞINDI
Yerel mahkeme kararının istinafa taşınmasının ardından Bölge Adliye Mahkemesi itirazları reddetti.
Dosyanın temyiz edilmesi üzerine uyuşmazlık Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin önüne geldi.
“ŞART GERÇEKLEŞMEDİĞİNDE ANLAŞMANIN KONUSU ORTADAN KALKAR”
Yargıtay, daha önce Ceza Genel Kurulu tarafından verilen karara da atıfta bulunarak, rüşvet suçunun konusunun bir işin yapılması veya yapılmaması olduğunu vurguladı.
Daire, şarta bağlı bir rüşvet anlaşmasında şartın gerçekleşmemesi halinde anlaşmanın gereğinin yerine getirilemeyeceğini ve böylece anlaşmanın konusunun da ortadan kalkacağını belirtti.
Somut olayda sanığın göçmenleri sınırdan geçirdiğine ilişkin delil elde edilemediğine dikkat çekildi.
BERAAT KARARI ONANDI
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, şarta bağlı teklifin somut olay bakımından rüşvet suçunu oluşturmadığı sonucuna vardı.
Sanık hakkında rüşvet suçundan verilen beraat kararında hukuka aykırılık bulunmadığına hükmeden Daire, hakaret suçundan verilen mahkûmiyet kararını da yerinde buldu.
Temyiz istemi oy birliğiyle reddedildi ve hüküm onandı.