Yeterli su tüketimi, sağlıklı bir yaşamın temel taşlarından biri olarak öne çıkıyor. Ancak herkes için geçerli tek bir su tüketim miktarı bulunmuyor. Prof. Dr. Mustafa Tayar, su ihtiyacının yaş, cinsiyet, fiziksel aktivite düzeyi, çevre sıcaklığı ve sağlık durumuna göre değiştiğini belirtti.
Günlük su ihtiyacı kişiye göre değişiyor
Genel kabul gören önerilere göre yetişkin kadınların günlük toplam su alımının yaklaşık 2 litre, erkeklerin ise 2,5 litre olması gerekiyor. Bu miktara yalnızca içilen su değil, sebze, meyve ve diğer besinlerden alınan su da dahil ediliyor.
Ancak sıcak hava, yoğun fiziksel aktivite, aşırı terleme, gebelik, emzirme dönemi ve ateşli hastalıklar gibi durumlarda vücudun sıvı ihtiyacı önemli ölçüde artıyor. Bu nedenle yaz aylarında su tüketiminin kişisel ihtiyaçlara göre artırılması büyük önem taşıyor.
“Susayınca su içmek geç kalınmış bir uyarıdır”
Toplumda yaygın olan “Susayınca su içerim” anlayışının doğru olmadığını ifade eden Prof. Dr. Mustafa Tayar, susama hissinin vücudun susuz kaldığını gösteren gecikmiş bir alarm olduğunu söyledi.
Tayar, vücudun susama hissi oluştuğunda yaklaşık yüzde 1 ila 2 oranında dehidre olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:
"Özellikle yaşlılarda ve çocuklarda susama mekanizması yeterince güçlü çalışmayabilir. Bu nedenle susamayı beklemeden gün boyunca düzenli aralıklarla su tüketilmelidir."
Uzmanlar, özellikle sıcak günlerde suyun tek seferde değil gün içine yayılarak tüketilmesini öneriyor. Ayrıca idrar renginin açık sarı olması, yeterli sıvı alımının en pratik göstergelerinden biri olarak kabul ediliyor.
Su her zaman ilk tercih olmalı
Sıvı ihtiyacının karşılanmasında en önemli içeceğin su olduğunu belirten Prof. Dr. Mustafa Tayar, bunun yanında bazı doğal içeceklerin de önemli katkılar sunduğunu ifade etti.
Ayran
Ayran, hem sıvı ihtiyacını karşılıyor hem de içerdiği protein ve mineraller sayesinde besleyici bir seçenek oluşturuyor. Özellikle terleme ile kaybedilen sodyumun yerine konulmasında fonksiyonel bir içecek olarak öne çıkıyor.
Doğal maden suyu
Doğal maden suyunun magnezyum, kalsiyum ve sodyum açısından zengin olduğuna dikkat çeken Tayar, özellikle yoğun terleme sonrasında mineral dengesinin korunmasına yardımcı olabileceğini söyledi.
Tansiyon, böbrek veya kalp hastalığı bulunan kişilerin ise maden suyunun sodyum içeriğine dikkat etmeleri gerektiğini belirten Tayar, herhangi bir sağlık sorunu bulunmayan bireylerde günde 1-2 şişe doğal maden suyunun faydalı bir destek olabileceğini ifade etti.
Bitki çayları
Şekersiz bitki çaylarının da günlük sıvı alımına katkı sağladığını belirten Tayar, özellikle soğuk demlenmiş yeşil çay ve nane çayının yaz aylarında ferahlatıcı bir seçenek olduğunu söyledi.
Ancak bazı bitki çaylarının hafif idrar söktürücü (diüretik) etkisi bulunabileceğini hatırlatan Tayar, bu nedenle bitki çaylarının saf suyun yerine tamamen geçmemesi gerektiğini vurguladı.
Terle kaybedilen mineraller nasıl yerine konulmalı?
Yaz aylarında yoğun terleme ile birlikte yalnızca su değil, sodyum, potasyum, magnezyum ve kalsiyum gibi önemli mineraller de kaybediliyor. Prof. Dr. Mustafa Tayar, bu kayıpların dengeli beslenmeyle büyük ölçüde karşılanabileceğini belirtti.
Mineral desteği için önerilen besinler arasında şunlar yer alıyor:
- Ayran
- Yoğurt
- Kefir
- Doğal maden suyu
- Sebze çorbaları
- Domates
- Salatalık
- Yeşil yapraklı sebzeler
- Karpuz
- Kavun
- Muz
- Kuruyemişler
Yoğun ve uzun süreli egzersiz yapan sporcularda ise elektrolit desteğinin gerekebileceğini ifade eden Tayar, günlük yaşamını sürdüren bireylerin büyük bölümünün dengeli beslenmeyle bu ihtiyacını karşılayabileceğini söyledi.
Yaz aylarında su tüketimini ihmal etmeyin
Prof. Dr. Mustafa Tayar, özellikle sıcak havalarda su tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiğini belirterek, "Su yaşamın temelidir. Gün boyunca düzenli su içmek, sağlıklı beslenmek ve terlemeyle kaybedilen mineralleri doğal besinlerle yerine koymak yaz aylarında sağlığın korunmasının en etkili yollarından biridir. Susamayı beklemeyin; suyu gün içine yayarak tüketin." ifadelerini kullandı.
HABER: BURHAN KURTULMUŞ