Genel

Renault Dieselgate suçlamasıyla Fransa’da yargılanacak

Paris Adli Mahkemesi nezdindeki soruşturma hâkimi, 2009-2017 arasında satılan Euro 5 ve Euro 6 dizel araçların emisyon sistemlerinin homologasyon testlerine göre özel olarak ayarlandığı iddiasıyla Renault’yu ceza mahkemesine sevk etti. Sağlık riski nedeniyle “ağırlaştırılmış aldatma” olarak kurulan dosya, müdahil avukatların hesabına göre 2 milyon 62 bin 796 aracı kapsayabilir. Renault suçlamaları reddediyor.

Fransız otomotiv üreticisi Renault, dizel araçların emisyon kontrol sistemleriyle ilgili dokuz yılı aşkın süredir devam eden soruşturmanın ardından Paris’te ceza mahkemesinde yargılanacak. Paris Savcılığının AFP’ye verdiği bilgiye göre, soruşturma hakimi şirketin mahkemeye sevkine 24 Temmuz 2026’da karar verdi. Karar 27 Temmuz’da taraflara bildirildi.

Bu aşama Renault’nun suçlu bulunduğu anlamına gelmiyor. Şirket hakkındaki iddiaların ceza mahkemesinde görülmesi kararlaştırılırken Renault yargılama boyunca masumiyet karinesinden yararlanacak. Renault böylece Volkswagen’in ardından Fransa’daki Dieselgate soruşturmasında ceza mahkemesine gönderilen ikinci otomobil üreticisi oldu. Peugeot-Citroën ve Fiat Chrysler hakkındaki sevk taleplerinde ise karar bekleniyor.

EURO 5 VE EURO 6 ARAÇLAR ETKİLENDİ

AFP’nin gördüğü Haziran 2025 tarihli savcılık talebine göre Renault, 1 Eylül 2009 ile 12 Ocak 2017 arasında Fransa’da satılan Euro 5 ve Euro 6 dizel araçları homologasyon testlerinde sınırları karşılayacak, normal kullanımda ise aynı sonucu vermeyecek biçimde özel olarak kalibre etmekle suçlanıyor. Savcılık bunun tekil bir teknik hatadan değil, şirket içinde ortaklaşa benimsenmiş bilinçli bir optimizasyon stratejisinden kaynaklandığını ileri sürüyor.

Suçlamanın “ağırlaştırılmış” sayılmasının temelinde sağlık riski bulunuyor. Savcılığa göre söz konusu kalibrasyonlar, azot oksit kirliliğini artırarak özellikle solunum hastalıklarının ortaya çıkmasına katkıda bulunabilir. Hukuki isnat bu nedenle, bir tüzel kişi tarafından kullanımı insan veya hayvan sağlığı açısından tehlikeli hale gelen bir mal hakkında işlenen ağırlaştırılmış aldatma olarak kuruluyor.

Müdahil tarafların soruşturma sonucuna dayandırdığı hesaba göre dosya, 1 milyon 768 bin 6 adet Euro 5 ve 294 bin 790 adet Euro 6 olmak üzere toplam 2 milyon 62 bin 796 aracı kapsayabilir. Bu sayı kamuya açık bir mahkeme kararında kesinleşmiş araç adedi değil, müdahil avukatların dosyadan aktardığı hesap niteliğinde.

TEKNİK DOSYADA TESTLER VE BİLİRKİŞİ RAPORU VAR

Kamuya açık yargı belgeleri, soruşturmanın yalnızca laboratuvar ile yol ölçümleri arasındaki farka dayanmadığını gösteriyor. Dosyada tüketici denetim kurumu DGCCRF’nin çalışmaları, Çevre Bakanlığının kurduğu bağımsız komisyonun UTAC ve IFPEN aracılığıyla yaptığı testler ve bir üniversitenin otomotiv ve ulaştırma enstitüsüne hazırlatılan bilirkişi raporu yer alıyor.

Çevre Bakanlığının 2016 tarihli raporunda, Renault’nun 110 beygirlik Euro 6 dCi motorunu kullanan Captur ve Kadjar örneklerinin referans testlerinde normu karşılamadığı kaydedildi. Farklı Euro 5 ve Euro 6 Renault modelleri de değiştirilmiş laboratuvar ve pist ölçümlerinde komisyonun NOx kriterlerini aştı. Pistteki D3 ölçümü dönemin resmî homologasyon testi olmadığı için sonuçlar doğrudan yasal sınır ihlali olarak yorumlanamıyor. Testler, koşullar değiştiğinde emisyon kontrol etkinliğinin düştüğünü gösteriyor fakat tek başına suç kastını kanıtlamıyor.

Komisyon ayrıca araçların bütün yazılımlarına ve kaynak kodlarına erişemediğini, bu nedenle hileli yazılım bulunup bulunmadığı konusunda kesin sonuca varamadığını belirtti. Bu sınırlama, teknik bulguların savcılık tarafından diğer delillerle birlikte değerlendirilmesinin nedenini de açıklıyor.

Renault, komisyona verdiği yanıtta bazı sonuçları NOx tutucunun kükürtten arındırılmasını yöneten kalibrasyon hatasına bağladı. Şirket düşük sıcaklıklarda EGR kullanımının kurum ve arıza riskine karşı sınırlandığını, NOx tutucunun temizlenme koşullarının da bazı kullanımlarda fazla kısıtlı kaldığını bildirdi. Raporda Renault’nun 15 binden fazla araç için işlem planladığı ve yeni ayarlarla NOx emisyonlarının yaklaşık yarıya indirilebildiğini belirttiği de yer aldı.

RENAULT SUÇLAMALARI REDDEDİYOR

Renault, 27 Temmuz tarihli açıklamasında suçlamaları reddederek bütün araçlarının dönemin Fransız ve Avrupa mevzuatına uygun onaylandığını savundu. Şirket ayrıca sevk kararının, araçlarda homologasyon çevrimini algılamak üzere tasarlanmış hileli bir düzenek bulunmadığını kabul ettiğini öne sürdü. Sevk kararının tam metni kamuya açık olmadığı için bu ifade bağımsız bir yargı tespiti değil, Renault’nun karara ilişkin yorumu olarak değerlendirilmeli.

Şirket savunmasında Londra Yüksek Mahkemesinin 10 Temmuz’da verdiği karara da dayanıyor. İngiliz mahkemesi, yasaklı bir düzenekten söz edilebilmesi için sistemin test çevrimini algılamasını ve emisyon kontrolünü test sırasında bilinçli olarak değiştirmesini aradı. Renault’ya yöneltilen talepler bu yorumla reddedildi. Mahkeme yine de alternatif değerlendirmesinde bazı kalibrasyonların emisyon kontrol etkinliğini azalttığını ve daha geniş bir tanım altında yasaklı düzenek sayılabileceğini kaydetti. Fransa’daki dosya tüketicinin aracın çevresel özellikleri konusunda aldatıldığı iddiasını da kapsadığı için İngiliz kararı bu davayı kendiliğinden sona erdirmiyor.

DAVA TAKVİMİ NİSAN 2027’DE BELİRLENECEK

Fransız Tüketici Kanunu’nun L454-4 maddesi, mahkûmiyet halinde para cezasının suçtan sağlanan avantajla orantılı olarak olay tarihindeki son üç yıllık ortalama cironun yüzde 10’una kadar çıkarılmasına izin veriyor. Bu oran otomatik uygulanacak ceza değil, yasal üst sınır. Renault 2021’de resmen soruşturma kapsamına alınırken 20 milyon euro teminat yatırmış, olası tazminatlar için 60 milyon euroluk banka garantisi sağlamıştı.

Paris’teki adli soruşturma 12 Ocak 2017’de açıldı. Fransa Yargıtayı 2024’te bilirkişi incelemesine ilişkin istinaf kararını gerekçe yönünden kısmen bozdu. Paris İstinaf Mahkemesi Renault’nun iptal talebini 17 Eylül 2025’te yeniden reddetti ve Yargıtay bu kararı 8 Nisan 2026’da onadı. Bu süreç bilirkişi raporunun dosyada kalmasını sağladı fakat Renault’nun suçluluğuna ilişkin hüküm oluşturmadı.

Paris Ceza Mahkemesi 1 Nisan 2027’de esas yargılamaya başlamayacak. O gün yapılacak usul oturumunda davanın işleyişi ve duruşma takvimi belirlenecek.