<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Bursa Saati Gazetesi</title>
    <link>https://www.bursasaati.com.tr</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.bursasaati.com.tr/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 11 Sep 2026 08:15:10 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.bursasaati.com.tr/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Demansı 13 yıl geciktirebilir: İşte o 3 alışkanlık]]></title>
      <link>https://www.bursasaati.com.tr/demansi-13-yil-geciktirebilir-iste-o-3-aliskanlik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bursasaati.com.tr/demansi-13-yil-geciktirebilir-iste-o-3-aliskanlik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’de yapılan geniş kapsamlı bir araştırma, orta yaş döneminde kontrol altında tutulabilecek bazı sağlık alışkanlıklarının ilerleyen yıllardaki demans riskinde ciddi fark yaratabileceğini ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Demans ve Alzheimer korkusuyla ilgili dikkat çeken bir araştırmanın sonuçları açıklandı.</p>

<p>New York Üniversitesi araştırmacılarının da yer aldığı uluslararası çalışmada, 55 yaşında demans belirtisi bulunmayan 12 binden fazla kişi yaklaşık 25 yıl boyunca takip edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmada özellikle yüksek tansiyon, diyabet ve tütün kullanımının demans riski üzerindeki etkisi incelendi.</p>

<h3>3 RİSK FAKTÖRÜNE DİKKAT</h3>

<p>Çalışmanın sonuçlarına göre, 45-65 yaş döneminde yüksek tansiyonu bulunmayan, diyabetten uzak kalan ve tütün kullanmayan kişiler, bu risk faktörlerini taşıyanlara kıyasla ortalama 13 yıl daha uzun süre demans olmadan yaşayabildi.</p>

<p>Araştırmacılar bu nedenle orta yaşta tansiyon ve kan şekeri kontrolünün yanı sıra sigaradan uzak durmanın ilerleyen yıllarda beyin sağlığı açısından önemli olabileceğine dikkat çekti.</p>

<h3>“VAKALARIN YARISI ÖNLENEBİLİR VEYA GECİKTİRİLEBİLİR”</h3>

<p>Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünya genelinde 57 milyondan fazla kişi demansla yaşıyor ve her yıl yaklaşık 10 milyon yeni vaka ortaya çıkıyor.</p>

<p>Oxford Üniversitesi’nden Prof. Sarah Harper ise demans vakalarının neredeyse yarısının yaşam boyunca kontrol edilebilir risk faktörlerinin yönetilmesiyle teorik olarak önlenebileceğini veya geciktirilebileceğini belirtti.</p>

<h3>ORTA YAŞ DÖNEMİ KRİTİK</h3>

<p>NYU araştırmacılarından Dr. Josef Coresh, demans riskinin 55 yaş sonrasında hızla arttığına dikkat çekti.</p>

<p>Uzmanlar; tansiyon ve kan şekerinin kontrol altında tutulmasının, sigaradan uzak durmanın yanı sıra dengeli beslenme ve düzenli fiziksel aktivitenin de orta yaştan itibaren yaşam alışkanlığı haline getirilmesini öneriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HALK TV HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.bursasaati.com.tr/demansi-13-yil-geciktirebilir-iste-o-3-aliskanlik</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 19:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bursasaaticomtr.teimg.com/crop/1280x720/bursasaati-com-tr/uploads/2026/09/2026-09-04-193837.png" type="image/jpeg" length="64754"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Saç dökülmesine yeni umut: İlaç şirketleri yarışa girdi]]></title>
      <link>https://www.bursasaati.com.tr/sac-dokulmesine-yeni-umut-ilac-sirketleri-yarisa-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bursasaati.com.tr/sac-dokulmesine-yeni-umut-ilac-sirketleri-yarisa-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Obezite ilaçlarının küresel ölçekte yarattığı büyük ticari başarının ardından ilaç ve biyoteknoloji şirketleri bu kez saç dökülmesi tedavilerine odaklandı. Yeni ilaç adayları yatırımcıların ilgisini çekerken, bazı şirketlerin hisselerinde sert yükselişler yaşandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Obezite tedavisinde kullanılan GLP-1 sınıfı ilaçların dünya genelinde yarattığı büyük pazar, ilaç şirketlerinin rotasını bu kez saç dökülmesi ve kellik tedavilerine çevirdi.</p>

<p>Özellikle genetik saç dökülmesine yönelik yeni ilaçların geliştirilmesi, hem biyoteknoloji şirketlerinin hem de yatırımcıların dikkatini çekiyor.</p>

<p>ABD’de yaklaşık 50 milyon erkek ve 30 milyon kadını etkileyen genetik saç dökülmesine karşı 1990’lı yılların sonundan bu yana yeni bir ilacın onaylanmamış olması, sektördeki beklentiyi daha da artırıyor.</p>

<p><img alt="2026 08 30 143815" class="detail-photo img-fluid" height="848" src="https://bursasaaticomtr.teimg.com/bursasaati-com-tr/uploads/2026/08/2026-08-30-143815.png" width="1280" /></p>

<h3>MEVCUT TEDAVİLER SINIRLI KALIYOR</h3>

<p>Saç ekimi yaptıramayan ya da cerrahi yöntemi tercih etmeyen kişiler için mevcut seçenekler büyük ölçüde minoksidil ve finasterid ile sınırlı.</p>

<p>Ancak bu ilaçların bazı kullanıcılar açısından istenmeyen yan etkiler oluşturabilmesi, yeni ve daha etkili tedavilere yönelik talebi güçlendiriyor.</p>

<h3>ŞİRKET HİSSELERİ HIZLA YÜKSELDİ</h3>

<p>Yeni tedavi arayışları yalnızca sağlık sektörünü değil, finans piyasalarını da hareketlendirdi.</p>

<p>Bloomberg’ün aktardığına göre, saç dökülmesi tedavileri üzerine çalışan Veradermics’in hisseleri halka arzının ardından yaklaşık yüzde 500 değer kazanırken, Absci hisseleri de yıl içerisinde iki katından fazla yükseldi.</p>

<p>Zürih borsasında işlem gören Cosmo ise erkek tipi saç dökülmesine yönelik deneysel tedavisinde olumlu sonuçlar açıkladı.</p>

<h3>SAÇ KÖKÜNDEKİ HORMONU HEDEF ALIYOR</h3>

<p>Cosmo tarafından geliştirilen klaskoteron adlı topikal tedavinin, saç köklerindeki hormon etkisini engelleyerek erkek tipi saç dökülmesini doğrudan kaynağında hedeflediği belirtiliyor.</p>

<p>Şirket, ilacı portföyündeki en büyük ticari fırsatlardan biri olarak görüyor ve 2027 yılının ilk çeyreğinde ABD Gıda ve İlaç Dairesine başvuru yapmayı planlıyor.</p>

<p>Analistlerin tahminlerine göre, başarılı bir ticarileştirme sürecinde ilacın küresel satışları 3 milyar dolara kadar ulaşabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="2026 08 30 143802" class="detail-photo img-fluid" height="829" src="https://bursasaaticomtr.teimg.com/bursasaati-com-tr/uploads/2026/08/2026-08-30-143802.png" width="1280" /></p>

<h3>KADINLAR İÇİN İLK HAP OLABİLİR</h3>

<p>Veradermics de saç dökülmesi tedavilerinde yeni seçenekler üzerinde çalışıyor.</p>

<p>Şirketin kadın tipi saç dökülmesine yönelik geliştirdiği ilacın FDA onayı alması durumunda, bu alanda onaylanan ilk oral tedavilerden biri olabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Yapay zeka destekli ilaç geliştirme çalışmaları yürüten Absci ise ABS-201 kodlu enjeksiyon tedavisi üzerinde çalışıyor.</p>

<h3>PAZAR BÜYÜK, RİSK DE YÜKSEK</h3>

<p>Uzmanlar, saç dökülmesinin obezite gibi doğrudan bir sağlık krizi olarak değerlendirilmemesi nedeniyle yeni tedavilerin sigorta kapsamına girme ihtimalinin sınırlı olabileceğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Buna rağmen, milyonlarca kişiyi etkileyen saç dökülmesine karşı güvenli ve etkili bir tedavinin piyasaya çıkmasının çok büyük bir tüketici pazarı oluşturabileceği öngörülüyor.</p>

<p>İlaç geliştirme süreçlerinin yüksek maliyet ve başarısızlık riski taşıdığı da hatırlatılırken, yatırımcıların bu alandaki beklentisinin giderek arttığı belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>NTV</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.bursasaati.com.tr/sac-dokulmesine-yeni-umut-ilac-sirketleri-yarisa-girdi</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 14:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bursasaaticomtr.teimg.com/crop/1280x720/bursasaati-com-tr/uploads/2026/08/sac-dokulmesine-yeni-umut-ilac-sirketleri-yarisa-girdi.png" type="image/jpeg" length="15654"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kilo vermek isteyenler bunu kullanıyor]]></title>
      <link>https://www.bursasaati.com.tr/kilo-vermek-isteyenler-bunu-kullaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bursasaati.com.tr/kilo-vermek-isteyenler-bunu-kullaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dönemde iştah kontrolü ve kilo verme sürecinde adı daha sık duyulan sandaloz sakızıyla ilgili Uzman Diyetisyen Cansu Arslan değerlendirmelerde bulundu. Arslan, ürünün bazı destekleyici etkilerinin olabileceğini ancak bilimsel çalışmaların sınırlı olduğunu ve aşırı tüketimin çeşitli sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kilo verme sürecinde iştah kontrolünü desteklediği öne sürülen doğal ürünlere ilgi artarken, son dönemde sandaloz sakızı da bu ürünler arasında öne çıkıyor.</p>

<p>Sivas Medicana Hastanesinde görev yapan Uzman Diyetisyen Cansu Arslan, uzun yıllardır geleneksel olarak kullanılan sandaloz sakızının sindirim sistemi ve metabolizma üzerindeki muhtemel etkilerine ilişkin bilgi verdi.</p>

<p>Sandaloz ağacının gövde ve dallarından çıkan reçinenin hava ile temas ederek katılaşmasıyla elde edilen ürünün sakız ya da toz formunda tüketilebildiğini belirten Arslan, mevcut bilimsel çalışmaların ise henüz sınırlı olduğunun altını çizdi.</p>

<p><img alt="Aw777502 02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="960" src="https://bursasaaticomtr.teimg.com/bursasaati-com-tr/uploads/2026/08/aw777502-02-1.jpg" width="1280" /></p>

<h3>SİNDİRİM SİSTEMİ ÜZERİNDE ETKİLİ OLABİLİR</h3>

<p>Arslan’a göre sandaloz sakızı, içerdiği aktif bileşenler sayesinde mide asidinin dengelenmesine ve bağırsak florasının desteklenmesine katkı sağlayabilir.</p>

<p>Prebiyotik özelliğinin bağırsak hareketleri üzerinde olumlu etki gösterebileceğini aktaran Arslan, aromatik yapısının da ağız kokusunun azaltılmasına yardımcı olabileceğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak bu etkilerin kesin sonuçlar olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Arslan, ürünle ilgili bilimsel verilerin halen sınırlı olduğuna dikkat çekti.</p>

<h3>TOKLUK HİSSİNİ DESTEKLEYEBİLİR</h3>

<p>Sandaloz sakızının midede oluşturduğu yoğun kıvamın sindirim sürecini yavaşlatabileceğini belirten Arslan, bunun daha uzun süre tokluk hissedilmesine katkı sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Arslan, sindirimin daha kontrollü ilerlemesinin kan şekerindeki ani dalgalanmaların azaltılmasına yardımcı olabileceğini, bu nedenle ürünün iştah kontrolünde destekleyici bir rol üstlenebileceğini kaydetti.</p>

<p><img alt="A W777502 04" class="detail-photo img-fluid" height="960" src="https://bursasaaticomtr.teimg.com/bursasaati-com-tr/uploads/2026/08/a-w777502-04.jpg" width="1280" /></p>

<h3>ZAYIFLAMA ETKİSİNE DİKKAT ÇEKTİ</h3>

<p>Sandaloz sakızının kilo verme sürecinde gündeme gelmesinin nedenlerinden birinin termojenik etkisi olduğunu ifade eden Arslan, bu etkinin enerji harcamasını artırmaya ve yağ depolarının enerji olarak kullanılmasına destek olabileceğini belirtti.</p>

<p>Bununla birlikte Arslan, herhangi bir besin veya doğal ürünün tek başına kilo kaybı sağlamasının beklenmemesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Sandaloz sakızının bir tedavi yöntemi değil, beslenme ve yaşam tarzı düzenlemelerinin yanında ancak destekleyici bir seçenek olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<h3>FAZLASI SAĞLIK SORUNLARINA YOL AÇABİLİR</h3>

<p>Ürünün kontrolsüz ve aşırı tüketimine karşı da uyarıda bulunan Arslan, fazla miktarda sandaloz sakızının baş dönmesi, kusma ve mide-bağırsak sorunlarına yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>İlk kez tüketilecekse alerji riskine karşı düşük miktarla başlanması gerektiğini ifade eden Arslan; gebelerin, emziren annelerin, kronik hastalığı bulunanların ve düzenli ilaç kullananların ise mutlaka hekim görüşü alması gerektiğini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.bursasaati.com.tr/kilo-vermek-isteyenler-bunu-kullaniyor</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 12:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bursasaaticomtr.teimg.com/crop/1280x720/bursasaati-com-tr/uploads/2026/08/a-w777502-03.jpg" type="image/jpeg" length="14260"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Günde kaç litre su içilmeli? Uzmanlar ezberi bozdu]]></title>
      <link>https://www.bursasaati.com.tr/gunde-kac-litre-su-icilmeli-uzmanlar-ezberi-bozdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bursasaati.com.tr/gunde-kac-litre-su-icilmeli-uzmanlar-ezberi-bozdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Günlük su tüketiminde “ne kadar çok, o kadar iyi” anlayışı tartışılıyor. Uzmanlar, sıvı ihtiyacının herkeste aynı olmadığını; cinsiyet, vücut yapısı, fiziksel aktivite ve hava sıcaklığına göre değiştiğini belirtiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal medyada ve günlük yaşamda büyük su mataralarıyla dolaşmak giderek yaygınlaşırken, uzmanlar günlük sıvı ihtiyacının sanılandan daha düşük olabileceğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Vücut ağırlığının yüzde 60’ından fazlasını oluşturan su, hayati fonksiyonların sürdürülebilmesi için temel gereksinimler arasında yer alıyor. Yetersiz sıvı tüketiminin ise dehidrasyona yol açabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Arizona Eyalet Üniversitesi Hidrasyon Bilimi Laboratuvarı Kurucu Direktörü Stavros Kavouras, hidrasyon alanında yeterli sayıda kaliteli araştırma bulunmadığını belirterek suyun çoğu zaman göz ardı edilen bir besin öğesi olduğunu ifade ediyor.</p>

<p><img alt="Suiçmek" class="detail-photo img-fluid" height="846" src="https://bursasaaticomtr.teimg.com/bursasaati-com-tr/uploads/2026/08/suicmek.png" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>HERKESİN SU İHTİYACI AYNI DEĞİL</h3>

<p>Ulusal Tıp Akademisi verilerine göre günlük toplam sıvı tüketimi erkekler için 3,7 litre, kadınlar için ise 2,7 litre olarak öneriliyor.</p>

<p>Ancak bu miktarın yalnızca içilen sudan oluşmadığına dikkat çekiliyor. Günlük sıvı ihtiyacının yaklaşık yüzde 20’sinin tüketilen gıdalardan karşılandığı belirtiliyor.</p>

<p>Kavouras’a göre gıdalardan gelen sıvı çıkarıldığında kadınların yaklaşık 2 litre, erkeklerin ise yaklaşık 3 litre içecek tüketmesi yeterli olabiliyor.</p>

<p>Bu miktarın kişiden kişiye ciddi biçimde değişebileceğini belirten uzmanlar; vücut ağırlığı, fiziksel aktivite, terleme oranı ve çevre sıcaklığının sıvı ihtiyacında belirleyici olduğunu ifade ediyor.</p>

<p>FAZLASI DEĞİL, İHTİYAÇ KADARI</p>

<p>Georgetown Üniversitesi Endokrinoloji ve Metabolizma Bölüm Başkanı Dr. Joseph G. Verbalis, yoğun egzersiz yapan bir kişi ile hareketsiz yaşayan bir kişinin aynı miktarda sıvıya ihtiyaç duymayacağını belirtiyor.</p>

<p>Uzmanlara göre günlük sıvı tüketiminde tek bir rakamı herkes için geçerli kabul etmek yerine kişinin yaşam koşullarını dikkate almak gerekiyor.</p>

<p><img alt="Sutüketimi" class=" detail-photo img-fluid" height="865" src="https://bursasaaticomtr.teimg.com/bursasaati-com-tr/uploads/2026/08/sutuketimi.png" width="1280" /></p>

<h3>AZ SU TÜKETMEK DE RİSK TAŞIYOR</h3>

<p>Öte yandan uzmanlar, yetersiz sıvı tüketiminin de sağlık açısından risk oluşturabileceği konusunda uyarıyor.</p>

<p>Kavouras’ın laboratuvarında yürütülen çalışmalarda, akut dehidrasyon belirtisi göstermese bile uzun süre düşük miktarda sıvı tüketen bireylerde Tip 2 diyabet, kalp hastalıkları ve demans riskinin daha yüksek olduğu görüldü.</p>

<p>Hartford Üniversitesi Hidrasyon Sağlığı Merkezi Direktörü Colleen Muñoz da kronik düşük su tüketiminin tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları, böbrek taşları ve bazı böbrek hastalıklarıyla ilişkilendirildiğini belirtiyor.</p>

<h3>KAHVE VE ÇAY DA SIVI TÜKETİMİNE DAHİL</h3>

<p>Uzmanlar, günlük sıvı ihtiyacının yalnızca sudan karşılanması gerekmediğini de belirtiyor.</p>

<p>Tufts Medicine MelroseWakefield Hastanesi Klinik Beslenme Müdürü Juli MacKenna, kahvenin vücudu susuz bıraktığı yönündeki yaygın inanışın doğru olmadığını söylüyor. Kahvenin idrara çıkmayı bir miktar artırabileceğini ancak yine de günlük sıvı tüketimine dahil edildiğini ifade ediyor.</p>

<p>Süt, meyve suyu ve maden suyu da sıvı ihtiyacına katkıda bulunurken, alkolün idrar söktürücü etkisi nedeniyle vücuttan su kaybını artırabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Uzmanlar, şeker ve gereksiz kalori tüketimini sınırlamak için günlük sıvı ihtiyacında temel kaynağın yine su olmasını öneriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>NTV</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.bursasaati.com.tr/gunde-kac-litre-su-icilmeli-uzmanlar-ezberi-bozdu</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bursasaaticomtr.teimg.com/crop/1280x720/bursasaati-com-tr/uploads/2026/08/s-u-t-u-k-e-t-i-m-i.png" type="image/jpeg" length="65808"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İlaç fiyatlarında yeni takvim belli oldu]]></title>
      <link>https://www.bursasaati.com.tr/ilac-fiyatlarinda-yeni-takvim-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bursasaati.com.tr/ilac-fiyatlarinda-yeni-takvim-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, ilaç fiyatlandırma sisteminde kapsamlı değişikliğe gitti. Resmî Gazete’de yayımlanan yeni tebliğle fiyat listelerinin açıklanma ve yürürlüğe girme takvimi değişirken; referans ülkeler, euro hesabı, eşdeğer ilaç oranları ve piyasada bulunmayan ürünlere ilişkin kurallar da yeniden belirlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlaç fiyatlarının belirlenmesinde yeni dönem başladı.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan Beşeri Tıbbi Ürünlerin Fiyatlandırılması Hakkında Tebliğ, Resmî Gazete’de yayımlandı. Düzenlemeyle 2017 tarihli tebliğ yürürlükten kaldırılırken, ilaç fiyatlarının hesaplama yöntemi ve güncelleme takvimi yeniden oluşturuldu.</p>

<p>Yeni düzenleme, bütün ilaçlara aynı oranda zam veya indirim anlamına gelmiyor. Tebliğ, ilaçların fiyatlarının hangi kriterlere göre hesaplanacağını ve ne zaman güncelleneceğini belirliyor.</p>

<h3>FİYAT LİSTESİ CUMA AÇIKLANACAK</h3>

<p>Yeni sisteme göre ilaç fiyat listeleri her cuma günü ilan edilecek.</p>

<p>Açıklanan fiyatlar takip eden ilk salı günü yürürlüğe girecek. Cuma gününün resmî tatile denk gelmesi halinde ise liste bir önceki iş günü yayımlanacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Firmaların kendi isteğiyle yaptığı fiyat indirimleri ise genel olarak ilan tarihinden 60 gün sonra geçerli olacak.</p>

<h3>5 ÜLKEDEKİ FİYATLAR ESAS ALINACAK</h3>

<p>İlaçların kaynak fiyatları belirlenirken Fransa, İspanya, İtalya, Portekiz ve Yunanistan’daki fiyatlar dikkate alınacak.</p>

<p>Bu ülkelerde bulunan en düşük fabrika çıkış fiyatı hesaplamada esas alınacak. İthal ilaçlarda gerektiğinde diğer Avrupa Birliği ülkelerindeki fiyatlar da incelenecek.</p>

<h3>EURO DEĞERİ HER YIL YENİDEN HESAPLANACAK</h3>

<p>İlaç fiyatlandırmasında kullanılan dönemsel euro değeri de yeni kurallara bağlandı.</p>

<p>Değer, bir önceki yılın Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası günlük euro satış kuru ortalamasının belirlenen uyarlama katsayısıyla çarpılmasıyla hesaplanacak.</p>

<p>Fiyat Değerlendirme Komisyonu her yılın ilk 45 günü içerisinde toplanarak yeni euro değerini açıklayacak. Euro değerinin yükselmesi durumunda yeni fiyatlar 5 gün, düşmesi halinde ise 45 gün sonra yürürlüğe girecek.</p>

<h3>3 YILDIR SATILMAYAN İLAÇLAR LİSTEDEN ÇIKACAK</h3>

<p>Türkiye’de üç yıl boyunca piyasada bulunmayan ilaçlar her yıl ocak ayında ilan edilecek.</p>

<p>Firmaların açıklama yapmaması veya karara itiraz etmemesi halinde bu ilaçlar şubat ayında fiyat listesinden çıkarılacak.</p>

<p>Eczanelerde satılacak ürünler için perakende satış fiyatı bulunması da zorunlu olacak. Perakende satış fiyatı olmayan ilaçların eczanelerde satışına izin verilmeyecek.</p>

<h3>EŞDEĞER İLAÇLARDA KADEMELİ SİSTEM</h3>

<p>Yeni tebliğle eşdeğer ilaçların fiyatlandırma sistemi de değiştirildi.</p>

<p>İlk eşdeğer ürünün piyasaya çıkmasının ardından uygulanacak oran ilk yıl yüzde 80, ikinci yıl yüzde 75, üçüncü yıl ise yüzde 70 olacak. Türkiye’de üretilen eşdeğer ilaçların belirli pazar paylarına ulaşması halinde daha yüksek oranların korunmasına imkan tanınacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HALK TV HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.bursasaati.com.tr/ilac-fiyatlarinda-yeni-takvim-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 14:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bursasaaticomtr.teimg.com/crop/1280x720/bursasaati-com-tr/uploads/2026/08/ilac-2.jpg" type="image/jpeg" length="20524"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı özel hastaneler için kuralları yeniledi]]></title>
      <link>https://www.bursasaati.com.tr/saglik-bakanligi-ozel-hastaneler-icin-kurallari-yeniledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bursasaati.com.tr/saglik-bakanligi-ozel-hastaneler-icin-kurallari-yeniledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, Özel Hastaneler Yönetmeliği’nde kapsamlı değişikliğe gitti. Yeni düzenlemeyle denetim sürelerinden röntgen ve laboratuvar şartlarına, hemşire ve eczacı sayısından hasta odalarının fiziki özelliklerine kadar birçok başlık yeniden belirlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özel hastanelerde yeni dönem başladı.</p>

<p>Resmî Gazete’de yayımlanan düzenlemeyle özel hastanelerin denetim, personel, tıbbi cihaz, laboratuvar ve fiziki koşullarına ilişkin çok sayıda kural değiştirildi.</p>

<h3>DENETİMDE AKREDİTASYON DÖNEMİ</h3>

<p>Türkiye Sağlık Hizmetleri Kalite ve Akreditasyon Enstitüsü’nden akreditasyon belgesi alan özel hastanelere, belge kategorisine göre olağan denetim muafiyeti getirildi.</p>

<p>Platin veya altın kategorisindeki hastaneler 3 yıl, gümüş kategorisindekiler 2 yıl, bronz kategorisindekiler ise 1 yıl olağan denetimlerden muaf tutulacak. Muafiyet yalnızca olağan denetimleri kapsayacak.</p>

<h3>RÖNTGEN VE LABORATUVAR ŞARTLARI DEĞİŞTİ</h3>

<p>Özel hastanelerde bir seyyar röntgen cihazı veya en az 500 mA gücünde bir röntgen cihazı bulunması zorunlu olacak.</p>

<p>Hizmet verilen uzmanlık dallarının gerektirdiği tıbbi biyokimya veya tıbbi mikrobiyoloji laboratuvarlarının da hastanede bulunması gerekecek. Belirli koşullarda bu hizmetler yerinde hizmet alımı yöntemiyle karşılanabilecek.</p>

<h3>HEMŞİRE VE ECZACI SAYISI YENİDEN BELİRLENDİ</h3>

<p>Yeni personel standartlarına göre acil ünitesinde pratisyen hekim veya acil tıp uzmanı olmak üzere en az 5 hekim görev yapacak.</p>

<p>Faaliyetteki hastanelerde her 7 dolu hasta yatağı için en az bir hemşire bulunacak. Her ameliyat masası için bir hemşire, her doğum masası için ise en az bir ebe görevlendirilecek.</p>

<p>Yatak sayısı 150’ye kadar olan hastanelerde en az bir eczacı, 150’nin üzerindekilerde en az iki eczacı çalışacak. 150 yatağın üzerindeki her 100 yatak için ayrıca bir eczacı daha görevlendirilecek.</p>

<h3>HASTA ODALARINA YENİ ŞARTLAR</h3>

<p>Yeni düzenlemeyle hasta odalarının fiziki koşulları da yeniden belirlendi.</p>

<p>Bir odada en fazla iki yatak bulunabilecek. Tek kişilik odalar en az 9 metrekare, iki kişilik odalarda ise yatak başına en az 7 metrekare alan ayrılacak.</p>

<p>Odalarda internet erişimi, televizyon, buzdolabı, kişisel eşya dolabı ile refakatçi koltuğu veya çekyat bulunması gerekecek. Her yatak için ayrı merkezi oksijen ve vakum bağlantısı da zorunlu olacak.</p>

<h3>AMELİYATHANELERE YENİ ÖLÇÜ</h3>

<p>Cerrahi hizmet veren özel hastanelerde en az iki ameliyat salonu bulunacak. Belirli bir uzmanlık alanında çalışan ve 30 ya da daha az yatağı bulunan hastanelerde ise tek ameliyat salonuna izin verilebilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ameliyat salonlarının kullanım alanı en az 30 metrekare olacak. Kalp ve damar cerrahisi ile organ nakli ameliyathanelerinde bu sınır 45 metrekare olarak uygulanacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HALK TV HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.bursasaati.com.tr/saglik-bakanligi-ozel-hastaneler-icin-kurallari-yeniledi</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 09:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bursasaaticomtr.teimg.com/crop/1280x720/bursasaati-com-tr/uploads/2026/08/ozelhastanes.png" type="image/jpeg" length="11687"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ağız kokusunu hafife almayın: Nedeni bambaşka olabilir]]></title>
      <link>https://www.bursasaati.com.tr/agiz-kokusunu-hafife-almayin-nedeni-bambaska-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bursasaati.com.tr/agiz-kokusunu-hafife-almayin-nedeni-bambaska-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Burtom Konur Cerrahi Tıp Merkezi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Abdullah Günen, ağız kokusunun burun, boğaz, mide ve ağız içi kaynaklı birçok nedene bağlı gelişebildiğini söyledi. Günen, sorunun yalnızca fiziksel değil, sosyal ve psikolojik etkiler de oluşturabileceğine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ağız kokusu, günlük yaşamda sık karşılaşılan ancak kaynağı her zaman ağız ve dişlerle sınırlı olmayan sorunlar arasında yer alıyor.</p>

<p>Burtom Konur Cerrahi Tıp Merkezi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Abdullah Günen, ağız kokusuna yol açabilecek nedenlerin doğru şekilde belirlenmesinin tedavi açısından önemli olduğunu ifade etti.</p>

<h3>BURUN VE BOĞAZ KAYNAKLI OLABİLİR</h3>

<p>Günen, burun tıkanıklığı, alerjiler, burun polipleri, sinüzit, burun ve geniz bölgesindeki bazı rahatsızlıklar ile bademcik ve geniz eti iltihaplarının ağız kokusuna neden olabileceğini belirtti.</p>

<p>Ağız ve diş sağlığıyla ilgili sorunların da önemli faktörler arasında bulunduğunu söyleyen Günen; çürük ve bakımsız dişler, uygun olmayan dolgular ve protezler, diş eti iltihapları, apseler ve implant çevresindeki enfeksiyonların ağız kokusuna yol açabileceğini aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Günen ayrıca dil, gırtlak, soluk borusu ve akciğerlerdeki bazı iltihabi durumların da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<h3>MİDE VE BESLENME DE ETKİLİ OLABİLİYOR</h3>

<p>Op. Dr. Günen’e göre yemek borusu ve mide rahatsızlıkları, reflü, çok yemek, tok şekilde uyumak veya uzun süre aç kalmak da ağız kokusuna neden olabilecek faktörler arasında bulunuyor.</p>

<p>Şeker hastalığı ve bazı metabolik rahatsızlıkların yanı sıra sarımsak gibi yoğun kokulu yiyeceklerin de geçici ağız kokusuna yol açabileceğini ifade etti.</p>

<h3>“EN SIK NEDEN BADEMCİKLERDE BİRİKEN GIDA ARTIKLARI”</h3>

<p>Karşılaştıkları nedenlerden birine dikkat çeken Günen, şunları söyledi:</p>

<p>“En sık neden bademciklerin içinde biriken gıda artıklarının kokuşmasıdır. Bu durum koku testi ile anlaşılır. Koku testi olumluysa bademcik ameliyatı iyi sonuç verir. Ayrıca diğer burun, geniz tıkayıcı nedenler; ilaç ya da ameliyatla tedavi edilir.”</p>

<p>Tedavinin altta yatan nedene göre planlanması gerektiğini belirten Günen, kulak burun boğaz, diş hekimliği, iç hastalıkları ve genel cerrahi uzmanlarının değerlendirmesine ihtiyaç duyulabileceğini kaydetti.</p>

<h3>SOSYAL VE PSİKOLOJİK ETKİLERİNE DİKKAT ÇEKTİ</h3>

<p>Ağız kokusunun kişinin sosyal yaşamını da etkileyebildiğini söyleyen Günen, bazı kişilerin kokuyu bastırmak amacıyla sürekli sakız çiğnediğini, dişlerini sık sık fırçaladığını veya gargara ve ağız spreyi kullandığını belirtti.</p>

<p>Bu yöntemlerin etkisinin çoğunlukla geçici olduğunu ifade eden Günen, “Ağız kokusu tedavi edilmezse; ailevi huzursuzluklara, kişide psikolojik rahatsızlıklara bile yol açabilir. Bu nedenle tedavi edilmelidir” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BÜLTEN</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.bursasaati.com.tr/agiz-kokusunu-hafife-almayin-nedeni-bambaska-olabilir</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 15:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bursasaaticomtr.teimg.com/crop/1280x720/bursasaati-com-tr/uploads/2026/08/agiz.png" type="image/jpeg" length="41252"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Her sabah sofraya geliyor: Bu peynir türüne dikkat!]]></title>
      <link>https://www.bursasaati.com.tr/her-sabah-sofraya-geliyor-bu-peynir-turune-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bursasaati.com.tr/her-sabah-sofraya-geliyor-bu-peynir-turune-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahvaltıdan tosta, sandviçten hamburgere kadar sık tüketilen eritme peynirler yeniden gündemde. Uzmanların dikkat çektiği nokta ise peynirin “eritilmiş” olması değil; bazı ürünlerde sodyum, doymuş yağ ve işlenmiş içerik miktarının yüksek olabilmesi. Bu nedenle özellikle her gün tüketilen ürünlerde etiket kontrolü önem taşıyor. Peki eritme peynir neden dikkatli tüketilmeli, peynir alırken etikette hangi değerlere bakılmalı ve daha sağlıklı seçenekler hangileri?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eritme peynirler pratik kullanımı ve kolay eriyen yapısıyla kahvaltı, tost ve sandviçlerde sık tercih ediliyor.</p>

<p>Ancak bu ürünlerin besin içeriği markadan markaya ciddi biçimde değişebiliyor. Amerikan Kalp Derneği (AHA), kalp sağlığını destekleyen beslenmede sodyum ve doymuş yağın sınırlandırılmasını, mümkün olduğunca daha az işlenmiş ürünlerin tercih edilmesini öneriyor.</p>

<p><img alt="1200Xauto (20)-6" class="detail-photo img-fluid" height="854" src="https://bursasaaticomtr.teimg.com/bursasaati-com-tr/uploads/2026/08/1200xauto-20-6.jpg" width="1280" /></p>

<h3>ERİTME PEYNİR NEDEN DİKKATLİ TÜKETİLMELİ?</h3>

<p>Sorun, eritme işleminin peyniri doğrudan “zararlı” hale getirmesi değil.</p>

<p>Bazı eritme peynir çeşitlerinde sodyum ve doymuş yağ miktarı yüksek olabiliyor. Fazla sodyum tüketimi yüksek tansiyon açısından risk oluşturabilirken, fazla doymuş yağ tüketimi LDL kolesterol seviyesinin yükselmesine katkıda bulunabiliyor.</p>

<p>Bu nedenle özellikle günlük ve yüksek miktarda tüketimde porsiyon kontrolü ile ürün etiketlerinin karşılaştırılması önem taşıyor.</p>

<p><img alt="1200Xauto (21)-5" class="detail-photo img-fluid" height="1280" src="https://bursasaaticomtr.teimg.com/bursasaati-com-tr/uploads/2026/08/1200xauto-21-5.jpg" width="1280" /></p>

<h3>ERİTME PEYNİR NASIL YAPILIYOR?</h3>

<p>Eritme peynir, bir veya birden fazla peynir çeşidinin işlenmesiyle hazırlanıyor.</p>

<p>Üretim sırasında peynirler parçalanıp karıştırılıyor; ürüne göre su, süt ürünleri ve emülsifiye edici tuzlar eklenebiliyor. Karışım daha sonra ısıl işlemden geçirilerek homojen ve kolay eriyen bir yapıya getiriliyor.</p>

<h3>HER ERİTME PEYNİR AYNI DEĞİL</h3>

<p>“Eritme peynir sağlıksızdır” şeklinde tüm ürünleri kapsayan kesin bir değerlendirme yapmak doğru değil.</p>

<p>Ürünlerin tuz, yağ ve içerik miktarları birbirinden farklı olabiliyor. AHA da belirli yağ kriterlerini karşılayan az yağlı işlenmiş peynirleri tercih edilebilecek süt ürünleri arasında değerlendiriyor.</p>

<p><img alt="1200Xauto (22)-7" class="detail-photo img-fluid" height="854" src="https://bursasaaticomtr.teimg.com/bursasaati-com-tr/uploads/2026/08/1200xauto-22-7.jpg" width="1280" /></p>

<h3>PEYNİR ALIRKEN ETİKETTE BU 3 ŞEYE BAKIN</h3>

<p>Peynir seçiminde ambalajın ön yüzündeki ifadelerden çok besin değerleri tablosuna bakılması öneriliyor.</p>

<p>Özellikle tuz/sodyum miktarı, doymuş yağ miktarı ve içerik listesi karşılaştırılmalı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Daha düşük tuz ve yağ içeren doğal peynirler ile az yağlı lor benzeri seçenekler, günlük tüketimde daha avantajlı alternatifler arasında değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MYNET</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.bursasaati.com.tr/her-sabah-sofraya-geliyor-bu-peynir-turune-dikkat</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 11:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bursasaaticomtr.teimg.com/crop/1280x720/bursasaati-com-tr/uploads/2026/08/26007296-860x480.jpg" type="image/jpeg" length="52856"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kalıcı ojenin bilinmeyen tehlikesi: Uzman isim uyardı]]></title>
      <link>https://www.bursasaati.com.tr/kalici-ojenin-bilinmeyen-tehlikesi-uzman-isim-uyardi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bursasaati.com.tr/kalici-ojenin-bilinmeyen-tehlikesi-uzman-isim-uyardi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kalıcı oje ve protez tırnak uygulamalarında kullanılan kurutucu ışıklara ilişkin uzmanlardan uyarı geldi. Prof. Dr. Ayşe Akman, bu cihazlardaki bazı ışık dalga boylarının cildi erken yaşlandırabileceğini ve özellikle sık kullanımda kanser riskini artırabileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kalıcı oje ve protez tırnak uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte kullanılan kurutucu cihazların cilt üzerindeki etkileri yeniden gündeme geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşe Akman, tırnakların sertleştirilmesi için kullanılan ışık kaynaklarının bazı riskler taşıyabileceğini belirtti.</p>

<h3>“KANSER RİSKİNİ ARTIRABİLİYOR”</h3>

<p>Akman, kurutucu cihazlarda solaryumlarda kullanılan ışıklara benzer dalga boylarının bulunabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Özellikle işlemi sık yaptıran kişileri uyaran Akman, söz konusu ışıkların deride erken yaşlanmaya yol açabileceğini ve kanser riskini artırabileceğini ifade etti. İşlem öncesinde tırnakları açıkta bırakan koruyucu eldiven kullanılabileceğini ya da ellere güneş koruyucu krem sürülebileceğini söyledi.</p>

<h3>TIRNAK YAPISINDA HASARA NEDEN OLABİLİYOR</h3>

<p>Kalıcı oje ve protez tırnakların yalnızca kullanılan ışık nedeniyle risk oluşturmadığını belirten Akman, uygulamanın tırnak yapısını da bozabileceğini söyledi.</p>

<p>Kalın katmanların tırnak altındaki dokunun değerlendirilmesini zorlaştırdığını ifade eden Akman, bu nedenle bazı hastalıkların fark edilmesinin gecikebileceğini belirtti.</p>

<p>Uzun süreli veya sık uygulamalarda mantar ve tırnakta kalıcı şekil bozukluklarının görülebileceğini de aktardı.</p>

<h3>ALERJİ RİSKİNE DE DİKKAT</h3>

<p>Oje ve protez tırnaklarda kullanılan kimyasal maddeler de alerjik reaksiyonlara yol açabiliyor.</p>

<p>Akman, bu maddelerin temas ettiği göz kapağı gibi hassas bölgelerde veya ellerde kontakt egzamaya neden olabileceğini söyledi. Uygulamayı sık yapan kuaför ve tırnak uzmanlarının da alerjik reaksiyon açısından risk altında olabileceğini belirtti.</p>

<p>Tırnaklarda renk veya şekil değişikliği fark edilmesi halinde dermatoloji uzmanına başvurulması önerildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.bursasaati.com.tr/kalici-ojenin-bilinmeyen-tehlikesi-uzman-isim-uyardi</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 13:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bursasaaticomtr.teimg.com/crop/1280x720/bursasaati-com-tr/uploads/2026/08/kalici-ojenin-bilinmeyen-tehlikesi-uzman-isim-uyardi.png" type="image/jpeg" length="95257"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yıllarca göz ardı edildi: Önemi yeniden ortaya çıktı]]></title>
      <link>https://www.bursasaati.com.tr/yillarca-goz-ardi-edildi-onemi-yeniden-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bursasaati.com.tr/yillarca-goz-ardi-edildi-onemi-yeniden-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[27 binden fazla kişinin verilerinin incelendiği araştırmada, timus bezinin daha sağlıklı durumda olmasının daha düşük ölüm, akciğer kanseri ve kalp-damar hastalığı riskiyle ilişkili olduğu bildirildi. Bulgular, yıllarca yetişkinlikte büyük ölçüde işlevsiz kabul edilen timusun önemini yeniden gündeme taşıdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yıllarca çocukluktan sonra küçülerek büyük ölçüde işlevini kaybettiği düşünülen timus bezine ilişkin dikkat çeken bulgular ortaya çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Haberde aktarılan araştırmaya göre, ABD’de iki büyük sağlık çalışmasına katılan 27 binden fazla kişinin bilgisayarlı tomografi görüntüleri yapay zekâ yardımıyla incelendi. Katılımcıların timus bezleri boyut ve yapısına göre “iyi”, “orta” ve “kötü” olarak sınıflandırıldı.</p>

<p><img alt="2026 08 09 183947" class="detail-photo img-fluid" height="719" src="https://bursasaaticomtr.teimg.com/bursasaati-com-tr/uploads/2026/08/2026-08-09-183947.png" width="1280" /></p>

<h3>ÖLÜM RİSKİNDE DİKKAT ÇEKEN FARK</h3>

<p>Yaklaşık 12 yıllık takip verilerinde, sağlıklı timus bezine sahip kişilerin ölüm riskinin; yaş, sigara kullanımı ve kronik rahatsızlıklar gibi etkenler hesaba katıldıktan sonra dahi daha düşük olduğu belirtildi.</p>

<p>Haberde bu farkın yüzde 50’ye kadar ulaştığı, akciğer kanseri gelişme riskinin yüzde 36 daha düşük bulunduğu ve kalp-damar hastalıklarına bağlı ölüm riskinde de belirgin azalma görüldüğü aktarıldı.</p>

<h3>BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNDE KRİTİK ROL</h3>

<p>Timus bezi, bağışıklık sisteminin önemli parçalarından T lenfositlerinin gelişiminde rol oynuyor. Yaş ilerledikçe küçülmesine rağmen yetişkinlikte tamamen işlevsiz olmadığına ilişkin bulgular bulunuyor.</p>

<p>Araştırmada timusu daha sağlıklı olan bazı kanser hastalarının immünoterapi tedavilerine daha iyi yanıt verdiği de bildirildi. Bununla birlikte elde edilen sonuçlar bir ilişki ortaya koyuyor; tek başına sağlıklı bir timusun uzun yaşamın doğrudan nedeni olduğunu kanıtlamıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HALK TV HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.bursasaati.com.tr/yillarca-goz-ardi-edildi-onemi-yeniden-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 00:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bursasaaticomtr.teimg.com/crop/1280x720/bursasaati-com-tr/uploads/2026/08/026-08-09-184002.png" type="image/jpeg" length="32205"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocukların yaz favorisi tehlikeye dönüşebilir]]></title>
      <link>https://www.bursasaati.com.tr/cocuklarin-yaz-favorisi-tehlikeye-donusebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bursasaati.com.tr/cocuklarin-yaz-favorisi-tehlikeye-donusebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, yaz aylarında sık tüketilen dondurma, meyveli buz ve soğuk içeceklerin uygun koşullarda saklanmaması halinde çocuklarda ciddi bağırsak enfeksiyonlarına yol açabileceği konusunda aileleri uyardı. Özellikle eriyip yeniden dondurulan ve kaynağı belirsiz ürünlerin risk taşıdığı belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz sıcaklarında çocukların en sık tercih ettiği dondurma, meyveli buz ve soğuk içecekler, soğuk zincirin bozulması ve hijyen kurallarına uyulmaması durumunda sağlık riski oluşturabiliyor.</p>

<p>Çocuk Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Nevzat Aykut Bayrak, yaz aylarında görülen ishal vakalarının önemli bir bölümünün hijyenik olmayan gıdalardan kaynaklandığını belirterek ailelere ürünlerin kaynağı ve saklama koşulları konusunda dikkatli olmaları çağrısında bulundu.</p>

<p><img alt="2026 08 01 124607" class="detail-photo img-fluid" height="840" src="https://bursasaaticomtr.teimg.com/bursasaati-com-tr/uploads/2026/08/2026-08-01-124607.png" width="1280" /></p>

<h3>ERİYİP YENİDEN DONDURULAN ÜRÜNLERE DİKKAT</h3>

<p>Dondurulmuş ürünlerin çözündükten sonra yeniden dondurulmasının bakteri yükünü artırabildiğini belirten Bayrak, dondurma ve meyveli buz gibi ürünlerde soğuk zincirin korunmasının büyük önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Bu tür ürünlere bağlı gelişen ishalin çocuklarda ciddi sıvı kaybına neden olabileceği, bazı vakalarda hastaneye yatış ve damar yoluyla tedavi gerekebildiği bildirildi.</p>

<p><img alt="2026 08 01 124621" class=" detail-photo img-fluid" height="839" src="https://bursasaaticomtr.teimg.com/bursasaati-com-tr/uploads/2026/08/2026-08-01-124621.png" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>KAYNAĞI BELİRSİZ ÜRÜNLERDEN UZAK DURUN</h3>

<p>Uzmanlar, merdiven altı olarak nitelendirilen ve üretim koşulları bilinmeyen ürünlerin hijyen sorunlarının yanı sıra içerdiği katkı ve koruyucu maddeler nedeniyle de risk taşıyabileceğini belirtiyor.</p>

<p>Ailelere, çocuklarına verecekleri ürünlerin güvenilir yerlerden alınması, uygun sıcaklıkta muhafaza edilmesi ve erimiş ürünlerin yeniden dondurulmaması öneriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MYNET / GÖKÇEN KÖKDEN</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.bursasaati.com.tr/cocuklarin-yaz-favorisi-tehlikeye-donusebilir</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 12:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bursasaaticomtr.teimg.com/crop/1280x720/bursasaati-com-tr/uploads/2026/08/026-08-01-124554.png" type="image/jpeg" length="55668"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nükleer tıp ihaleleri mercek altında: 11 şirkete soruşturma]]></title>
      <link>https://www.bursasaati.com.tr/ishal-kusma-ve-mide-bulantisi-sikayetlerindeki-artisin-sebeke-suyundan-kaynaklandigi-yonundeki-iddialar-uzerine-aciklam</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bursasaati.com.tr/ishal-kusma-ve-mide-bulantisi-sikayetlerindeki-artisin-sebeke-suyundan-kaynaklandigi-yonundeki-iddialar-uzerine-aciklam" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rekabet Kurumu, kamu hastanelerinde kanserin teşhis ve takibinde kullanılan nükleer tıp hizmetlerine yönelik ihaleler hakkında soruşturma başlattı. İnceleme kapsamında 11 şirketin danışıklı hareket edip etmediği araştırılacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kamu hastanelerinde kanserin teşhis ve tedavi sürecinin izlenmesinde kullanılan nükleer tıp hizmetlerine yönelik ihaleler incelemeye alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Rekabet Kurumu, söz konusu hizmet alımlarında rekabet kurallarının ihlal edilip edilmediğinin belirlenmesi amacıyla 11 şirket hakkında soruşturma başlattı.</p>

<h3>11 ŞİRKET HAKKINDA İNCELEME</h3>

<p>Soruşturmada şirketlerin ihalelerde danışıklı hareket ederek fiyat rekabetini ve daha fazla firmanın ihalelere katılmasını engelleyip engellemediği araştırılacak.</p>

<p>İnceleme Mediccheck, Referans Nükleer Tıp, Sintias Moleküler Sağlık, Fefa Nükleer Tıp, Nukleon, Sintias Nükleer Tıp, Bianco, Nukleus, MNT, GAMA ve Moltek şirketlerini kapsıyor.</p>

<h3>TEKLİFLER VE FİYATLAMA DAVRANIŞLARI ARAŞTIRILACAK</h3>

<p>Soruşturma kapsamında PET/BT görüntüleme işlemlerinde kullanılan FDG ürünlerinin temini de mercek altına alınacak.</p>

<p>Şirketlerin ihalelere sunduğu teklifler, fiyatlama davranışları ve ihalelere katılım biçimleri incelenecek.</p>

<p>Soruşturmanın açılması, şirketlerin rekabet kurallarını ihlal ettiği anlamına gelmiyor. Nihai karar, inceleme sürecinin tamamlanmasının ardından verilecek.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BİRGÜN HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.bursasaati.com.tr/ishal-kusma-ve-mide-bulantisi-sikayetlerindeki-artisin-sebeke-suyundan-kaynaklandigi-yonundeki-iddialar-uzerine-aciklam</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 16:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bursasaaticomtr.teimg.com/crop/1280x720/bursasaati-com-tr/uploads/2026/07/rekabet-kurumu-1.png" type="image/jpeg" length="69991"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı’ndan yaz ayları için kene uyarısı]]></title>
      <link>https://www.bursasaati.com.tr/saglik-bakanligindan-yaz-aylari-icin-kene-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bursasaati.com.tr/saglik-bakanligindan-yaz-aylari-icin-kene-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürü Erdoğan Öz, kenenin vücuda tutunması halinde çıplak elle müdahale edilmemesi gerektiğini belirtti. KKKA riskine dikkat çeken Öz, kırsal alanlardan dönüşte vücudun kontrol edilmesi ve kene çıkarıldıktan sonra 10 gün boyunca belirtilerin takip edilmesi uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürü Erdoğan Öz, yaz aylarında artan kene riskine karşı vatandaşları uyardı.</p>

<p>Kırım Kongo Kanamalı Ateşi’nin kene tutunması ya da kene temasıyla bulaşabilen bir hastalık olduğunu belirten Öz, bazı vakalarda hastalığın belirti göstermeden ilerleyebildiğini, bazı durumlarda ise ağır enfeksiyona dönüşebildiğini ifade etti.</p>

<h3>KENEYE ÇIPLAK ELLE MÜDAHALE EDİLMEMELİ</h3>

<p>Kenelerin özellikle kırsal alanlar, otluk ve çalılık bölgeler, orman kenarları, tarla, bağ, bahçe ve piknik alanlarında görülebildiğini belirten Öz, hayvanların bulunduğu ortamlarda da riskin arttığını söyledi.</p>

<p>Kenenin vücuda tutunması halinde panik yapılmaması gerektiğini vurgulayan Öz, keneye kesinlikle çıplak elle temas edilmemesi uyarısında bulundu.</p>

<p>Öz, kenenin ince uçlu cımbızla, cilde en yakın noktadan ve sabit bir kuvvetle çıkarılması gerektiğini belirtti. Cımbız bulunmaması halinde eldiven, bez ya da poşet gibi koruyucu malzemelerle müdahale edilebileceğini söyledi.</p>

<h3>KOLONYA, ALKOL VE SİGARA UYGULAMAYIN</h3>

<p>Kenenin vücutta kaldığı sürenin hastalık riskini artırabileceğine dikkat çeken Öz, kenenin en kısa sürede vücuttan uzaklaştırılması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Kenenin ezilmemesi, parçalanmaması ya da patlatılmaması gerektiğini belirten Öz, kenenin üzerine kolonya, alkol, gaz yağı dökülmesi ya da sigara, kibrit ve tütün gibi yöntemlerin uygulanmasının doğru olmadığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>KIRSAL ALAN DÖNÜŞÜNDE VÜCUT KONTROL EDİLMELİ</h3>

<p>Tarla, bağ, bahçe ve piknik alanları gibi riskli bölgelerden dönüşte vücudun dikkatlice kontrol edilmesi gerektiğini belirten Öz, özellikle kulak arkası, koltuk altı, kasık bölgesi, diz arkası ve saçlı derinin incelenmesini önerdi.</p>

<p>Çocukların da aynı şekilde kontrol edilmesi gerektiğini belirten Öz, kene çıkarıldıktan sonra herhangi bir belirti görülmese bile 10 gün boyunca ateş, halsizlik, iştahsızlık, kas ve baş ağrısı, ishal, bulantı ve kusma gibi şikayetlerin takip edilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Öz, bu belirtilerin görülmesi halinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini ifade etti.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.bursasaati.com.tr/saglik-bakanligindan-yaz-aylari-icin-kene-uyarisi</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 12:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bursasaaticomtr.teimg.com/crop/1280x720/bursasaati-com-tr/uploads/2026/06/2026-06-18-124747.png" type="image/jpeg" length="38269"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[2026 Dünya Kupası öncesi sağlık önlemleri gündemde]]></title>
      <link>https://www.bursasaati.com.tr/2026-dunya-kupasi-oncesi-saglik-onlemleri-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bursasaati.com.tr/2026-dunya-kupasi-oncesi-saglik-onlemleri-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD, Kanada ve Meksika’nın ortaklaşa düzenlediği 2026 Dünya Kupası öncesinde, milyonlarca taraftarın bölgeye seyahat edecek olması bulaşıcı hastalık risklerini yeniden gündeme getirdi. Uzmanlar Ebola’nın turnuva sırasında yayılma ihtimalinin düşük olduğunu belirtirken, Covid-19, grip ve kızamık gibi daha kolay bulaşan hastalıklara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2026 Dünya Kupası öncesinde bulaşıcı hastalık riski yeniden gündeme geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABD, Kanada ve Meksika’nın ortaklaşa düzenlediği turnuva için milyonlarca taraftarın bölgeye seyahat etmesi beklenirken, sağlık otoriteleri olası risklere karşı hazırlıklarını artırdı.</p>

<p>EBOLA RİSKİ DÜŞÜK GÖRÜLÜYOR</p>

<p>Uzmanlara göre Ebola’nın turnuva sırasında yayılma ihtimali düşük değerlendiriliyor.</p>

<p>Ebola’nın hava yoluyla değil, enfekte kişilerin vücut sıvılarıyla doğrudan temas sonucu bulaştığı hatırlatılıyor.</p>

<p>ASIL RİSK DAHA KOLAY BULAŞAN HASTALIKLAR</p>

<p>Sağlık uzmanları, turnuva döneminde asıl riskin Covid-19, grip ve kızamık gibi daha kolay yayılan hastalıklar olabileceğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Kalabalık etkinlikler, toplu ulaşım ve uluslararası seyahat hareketliliğinin bulaşıcı hastalıkların yayılma ihtimalini artırabileceği belirtiliyor.</p>

<p>RİSKLİ BÖLGELERDEN GELENLERE TAKİP</p>

<p>Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve Uganda’daki Ebola salgını nedeniyle bazı yolcular için tarama ve kısıtlama uygulandığı bildirildi.</p>

<p>ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’nin, riskli bölgelerden gelen kişilere 21 gün boyunca semptom takibi yapılması yönünde uyarıda bulunduğu aktarıldı.</p>

<p>SAĞLIK ÖNLEMLERİ ARTIRILDI</p>

<p>Dünya Kupası öncesinde ABD sağlık sisteminin olası vakalara karşı hazırlıklarını artırdığı belirtildi.</p>

<p>Turnuva sürecinde milyonlarca taraftarın hareketliliği nedeniyle sağlık kontrolleri ve bilgilendirme çalışmalarının önem kazandığı ifade ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HALKTV</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.bursasaati.com.tr/2026-dunya-kupasi-oncesi-saglik-onlemleri-gundemde</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 17:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bursasaaticomtr.teimg.com/crop/1280x720/bursasaati-com-tr/uploads/2026/06/2026-06-15-164245.png" type="image/jpeg" length="24891"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Güneş çarpması belirtilerine dikkat]]></title>
      <link>https://www.bursasaati.com.tr/gunes-carpmasi-belirtilerine-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bursasaati.com.tr/gunes-carpmasi-belirtilerine-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte güneş çarpması riski de yükseliyor. Uzmanlar; baş ağrısı, baş dönmesi, bulantı, halsizlik, yüksek ateş ve bilinç bulanıklığı gibi belirtilere karşı dikkatli olunması gerektiğini belirtiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte güneş çarpması riski de gündeme geliyor.</p>

<p>Özellikle öğle saatlerinde uzun süre güneş altında kalmak, yeterli sıvı tüketmemek ve sıcak ortamlarda bulunmak güneş çarpmasına yol açabiliyor.</p>

<h3>BELİRTİLERİ CİDDİYE ALIN</h3>

<p>Güneş çarpması; baş ağrısı, baş dönmesi, halsizlik, bulantı, kusma, yüksek ateş, çarpıntı ve bilinç bulanıklığı gibi belirtilerle kendini gösterebiliyor.</p>

<p>Bazı durumlarda terleme mekanizmasının bozulması, ciltte kuruluk ve aşırı sıcaklık hissi de görülebiliyor.</p>

<p><img alt="Sicak Gunes Carpmasi" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://bursasaaticomtr.teimg.com/bursasaati-com-tr/uploads/2025/07/sicak-gunes-carpmasi.jpg" width="1280" /></p>

<h3>RİSK GRUBUNDAKİLER DAHA DİKKATLİ OLMALI</h3>

<p>Çocuklar, yaşlılar, kronik hastalığı bulunanlar ve açık alanda uzun süre çalışan kişiler güneş çarpması açısından daha riskli grupta yer alıyor.</p>

<p>Uzmanlar, bu gruptaki kişilerin sıcak havalarda doğrudan güneşe maruz kalmaktan kaçınması gerektiğini vurguluyor.</p>

<h3>ÖĞLE SAATLERİNDE GÜNEŞE ÇIKMAYIN</h3>

<p>Güneş çarpmasından korunmak için özellikle 11.00 ile 16.00 saatleri arasında doğrudan güneş altında kalmamak öneriliyor.</p>

<p>Açık renkli, hafif ve bol kıyafetler tercih etmek; şapka, güneş gözlüğü ve güneş kremi kullanmak da korunmada önem taşıyor.</p>

<p><img alt="Su Icmek Hakkinda Bilinmesi Gereken 11 Efsane Ve Gercek 2 Min Scaled" class=" detail-photo img-fluid" height="992" src="https://bursasaaticomtr.teimg.com/bursasaati-com-tr/uploads/2025/07/su-icmek-hakkinda-bilinmesi-gereken-11-efsane-ve-gercek-2-min-scaled.jpg" width="1280" /></p>

<h3>SU TÜKETİMİ İHMAL EDİLMEMELİ</h3>

<p>Sıcak havalarda susamayı beklemeden su içmek gerekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yoğun çay ve kahve tüketiminin sıvı kaybını artırabileceğine dikkat çeken uzmanlar, yaz aylarında su tüketiminin artırılmasını öneriyor.</p>

<h3>BELİRTİLER VARSA SERİN BİR YERE GEÇİN</h3>

<p>Güneş çarpmasından şüphelenilen durumlarda kişinin serin ve gölge bir alana alınması, üzerindeki sıkı kıyafetlerin gevşetilmesi ve vücudunun soğutulması gerekiyor.</p>

<p>Bilinç bulanıklığı, bayılma, yüksek ateş, konuşma bozukluğu ya da belirtilerin devam etmesi halinde ise vakit kaybetmeden sağlık ekiplerine başvurulması öneriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BÜLTEN</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.bursasaati.com.tr/gunes-carpmasi-belirtilerine-dikkat</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 01:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bursasaaticomtr.teimg.com/crop/1280x720/bursasaati-com-tr/uploads/2026/06/gunes-carpmasi-1-1.png" type="image/jpeg" length="53980"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye genelinde sağlık hizmeti ağı genişliyor]]></title>
      <link>https://www.bursasaati.com.tr/turkiye-genelinde-saglik-hizmeti-agi-genisliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bursasaati.com.tr/turkiye-genelinde-saglik-hizmeti-agi-genisliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, birinci basamak sağlık hizmetlerinde koruyucu sağlık yaklaşımıyla çalışmaların sürdüğünü belirtti. Memişoğlu, aile sağlığı merkezlerinde 158 milyondan fazla tarama yapıldığını, 10 milyon 600 bin vatandaşın risklerinin erken aşamada tespit edildiğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, birinci basamak sağlık hizmetlerine ilişkin sosyal medya hesabından açıklamada bulundu.</p>

<p>Bakan Memişoğlu, sağlık hizmetlerinde temel hedefin hastalık ortaya çıkmadan önce sağlığı korumak olduğunu belirterek Türkiye genelinde güçlü bir hizmet ağı oluşturulduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>KORUYUCU SAĞLIK VURGUSU</p>

<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, birinci basamak sağlık hizmetlerinin “hastalanmadan önce sağlığı koruma” anlayışıyla sürdürüldüğünü kaydetti.</p>

<p>Türkiye genelinde 8 bin 350 Aile Sağlığı Merkezi, 973 Toplum Sağlığı Merkezi ve 348 Sağlıklı Hayat Merkezi ile hizmet verildiğini belirten Memişoğlu, bu merkezlerin vatandaşlara geniş kapsamlı destek sunduğunu aktardı.</p>

<p>17 FARKLI ALANDA HİZMET VERİLİYOR</p>

<p>Bakan Memişoğlu, Sağlıklı Hayat Merkezlerinde beslenme danışmanlığı, fiziksel aktivite programları, kanser taramaları ve psikososyal destek gibi 17 farklı alanda hizmet sunulduğunu bildirdi.</p>

<p>Memişoğlu, 2026 yılının ilk 4 ayında Sağlıklı Hayat Merkezlerine 96 bini aşkın başvuru yapıldığını açıkladı.</p>

<p>158 MİLYONDAN FAZLA TARAMA</p>

<p>Aile sağlığı merkezlerinde gerçekleştirilen taramalara da değinen Memişoğlu, kronik hastalıkların yönetiminde proaktif bir sürecin başlatıldığını belirtti.</p>

<p>Bakan Memişoğlu, aile sağlığı merkezlerinde 158 milyondan fazla tarama yapıldığını, 10 milyon 600 bin vatandaşın obezite, diyabet ve hipertansiyon gibi risklerinin erken aşamada tespit edilerek tedavi ve takip süreçlerinin planlandığını ifade etti.</p>

<p>“SAĞLIKLI TÜRKİYE YÜZYILI’NI İNŞA EDECEĞİZ”</p>

<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde koruyan, geliştiren ve üreten sağlık vizyonuyla “Sağlıklı Türkiye Yüzyılı”nı birlikte inşa edeceklerini söyledi.</p>

<p>Memişoğlu, açıklamasında Türkiye’nin dört bir yanında görev yapan 31 bin aile hekimi başta olmak üzere sağlık çalışanlarına teşekkür etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.bursasaati.com.tr/turkiye-genelinde-saglik-hizmeti-agi-genisliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 19:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bursasaaticomtr.teimg.com/crop/1280x720/bursasaati-com-tr/uploads/2026/02/kemal-memisogluaa-2414334-1.jpg" type="image/jpeg" length="73817"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uykusuzluk kanser riskini artırabilir]]></title>
      <link>https://www.bursasaati.com.tr/uykusuzluk-kanser-riskini-artirabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bursasaati.com.tr/uykusuzluk-kanser-riskini-artirabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’de milyonlarca kişinin sağlık verileri üzerinden yapılan iki araştırma, düzensiz uyku ve uykusuzluğun 50 yaş altındaki kişilerde bazı kanser türleriyle ilişkili olabileceğini ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyada 50 yaş altı kişilerde görülen kanser vakalarındaki artışın nedenleri araştırılmaya devam ederken, yeni çalışmalar uykusuzluk ve düzensiz uyku alışkanlıklarına dikkat çekti.</p>

<p>ABD’de yürütülen iki geniş kapsamlı araştırmada, 18 ile 50 yaş arasındaki milyonlarca yetişkinin sağlık verileri incelendi. Bulgular, uyku düzeni bozulan kişilerde bağırsak, meme, rahim ve yumurtalık kanseri gibi bazı kanser türlerine yakalanma riskinin daha yüksek olabileceğini gösterdi. Araştırmalar Amerikan Klinik Onkoloji Derneği’nin yıllık toplantısında sunuldu.</p>

<p>UYKU DÜZENİ RİSK FAKTÖRÜ OLABİLİR</p>

<p>Son 30 yılda genç yaşta kanser teşhisi alan kişi sayısındaki artış, bilim dünyasının en çok üzerinde durduğu başlıklardan biri haline geldi. 1990’da dünya genelinde 1,82 milyon olan erken yaşta kanser vakalarının 2019’da 3,26 milyona yükseldiği, aynı dönemde 50 yaş altı kanser ölümlerinde de artış yaşandığı belirtiliyor.</p>

<p>Yeni araştırmalarda, uykusuzluk tanısı alan 50 yaş altı bireylerde bazı kanser türlerine yakalanma riskinin daha yüksek olduğu tespit edildi. Kadınlarda meme, rahim ve yumurtalık kanseri; hem kadınlarda hem erkeklerde ise bağırsak kanseri açısından dikkat çeken sonuçlara ulaşıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“DOĞRUDAN NEDEN DEMEK İÇİN ERKEN”</p>

<p>Uzmanlar, araştırmaların önemli bir bağlantıya işaret ettiğini ancak uykusuzluğun doğrudan kansere neden olduğunu söylemek için yeterli olmadığını belirtiyor.</p>

<p>Kötü uyku düzeninin bağışıklık sistemini zayıflatabileceği, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, sigara ve alkol kullanımı gibi riskli alışkanlıkları artırabileceği ifade ediliyor. Bununla birlikte, henüz teşhis edilmemiş bazı kanser türlerinin de kişilerin uyku düzenini bozabileceği değerlendiriliyor.</p>

<p>DAHA FAZLA ARAŞTIRMA GEREKİYOR</p>

<p>Araştırmacılar, uyku bozukluklarının erken yaşta görülen kanserler açısından değiştirilebilir bir risk faktörü olabileceğini ancak kesin sonuçlar için daha uzun süreli ve kapsamlı çalışmalara ihtiyaç olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Uzmanlar mevcut bilgiler ışığında kanser riskini azaltmak için sigaradan uzak durulması, sağlıklı kilonun korunması, düzenli fiziksel aktivite yapılması, dengeli beslenme ve uyku düzenine dikkat edilmesi gerektiğini belirtiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BİRGÜN</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.bursasaati.com.tr/uykusuzluk-kanser-riskini-artirabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 21:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bursasaaticomtr.teimg.com/crop/1280x720/bursasaati-com-tr/uploads/2026/03/jeomanyetik-firtina-uykusuz-birakti.jpg" type="image/jpeg" length="95276"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kene vakaları artıyor: Yanlış müdahale risk yaratıyor]]></title>
      <link>https://www.bursasaati.com.tr/kene-vakalari-artiyor-yanlis-mudahale-risk-yaratiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bursasaati.com.tr/kene-vakalari-artiyor-yanlis-mudahale-risk-yaratiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Havaların ısınmasıyla birlikte park, bahçe, piknik alanı ve kırsal bölgelerde kene vakalarına karşı uyarılar arttı. Uzmanlar, kene ısırıklarında yanlış müdahalelerin Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi riskini artırabileceğine dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarının gelmesiyle birlikte doğada geçirilen süre artarken, kene ısırıklarına karşı dikkatli olunması gerekiyor. Özellikle kırsal alanlar, piknik bölgeleri, parklar ve otluk alanlarda görülebilen keneler, doğru müdahale edilmediğinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.</p>

<p>KENE ISIRIĞINDA YANLIŞ MÜDAHALE RİSKİ ARTIRIYOR</p>

<p>Uzmanlar, kene ısırığı durumunda kulaktan dolma bilgilerle hareket edilmemesi gerektiğini vurguluyor. Kenenin üzerine sigara basmak, kolonya, alkol, gaz yağı ya da benzeri kimyasal maddeler dökmek doğru bir yöntem olarak görülmüyor.</p>

<p>Bu tür müdahalelerin kenenin salgı bırakmasına neden olabileceği ve enfeksiyon riskini artırabileceği belirtiliyor. Kenenin çıplak elle koparılmaya çalışılması da önerilmiyor.</p>

<p><img alt="Kene-6" class=" detail-photo img-fluid" height="720" src="https://bursasaaticomtr.teimg.com/bursasaati-com-tr/uploads/2026/05/kene-6.jpg" width="1280" /></p>

<p>SAĞLIK KURULUŞUNA BAŞVURULMALI</p>

<p>Kene fark edildiğinde en güvenli yolun en yakın sağlık kuruluşuna başvurmak olduğu ifade ediliyor. Sağlık kuruluşuna ulaşmanın mümkün olmadığı durumlarda ise kenenin ince uçlu bir cımbız yardımıyla, deriye en yakın noktadan tutulup ezilmeden ve dik şekilde çıkarılması gerekiyor.</p>

<p>Kene çıkarıldıktan sonra ısırılan bölgenin temizlenmesi, kişinin ise birkaç gün boyunca ateş, halsizlik, baş ağrısı ve kas ağrısı gibi belirtiler açısından takip edilmesi önem taşıyor.</p>

<p>BU BELİRTİLERE DİKKAT</p>

<p>Kene temasından sonraki günlerde ortaya çıkan bazı belirtiler, Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi açısından uyarıcı olabiliyor.</p>

<p>Yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı, halsizlik, kas ve eklem ağrıları, bulantı, kusma ya da ishal gibi şikayetlerin görülmesi halinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor.</p>

<p>DOĞAYA ÇIKARKEN ÖNLEM ALINMALI</p>

<p>Kenelerin özellikle otluk ve çalılık alanlarda görülebildiğini belirten uzmanlar, doğaya çıkarken açık renkli ve vücudu örten kıyafetlerin tercih edilmesini öneriyor. Pantolon paçalarının çorap içine sokulması, kenenin vücuda ulaşmasını zorlaştırıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Piknik, yürüyüş ya da tarla-bahçe çalışması sonrası vücudun kene yönünden kontrol edilmesi de büyük önem taşıyor. Koltuk altı, kulak arkası, diz arkası, kasık bölgesi ve saç dipleri özellikle dikkatle incelenmesi gereken bölgeler arasında yer alıyor.</p>

<p>ERKEN MÜDAHALE HAYAT KURTARIR</p>

<p>Uzmanlar, kene ısırıklarında korkuya kapılmadan ancak tedbiri de elden bırakmadan hareket edilmesi gerektiğini belirtiyor. Erken fark edilen ve doğru şekilde müdahale edilen kene vakalarında riskin azaltılabileceği ifade ediliyor.</p>

<p>Vatandaşlara, doğada vakit geçirirken gerekli önlemleri almaları ve kene teması halinde yanlış yöntemlerden kaçınmaları çağrısı yapılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BÜLTEN</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.bursasaati.com.tr/kene-vakalari-artiyor-yanlis-mudahale-risk-yaratiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 14:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bursasaaticomtr.teimg.com/crop/1280x720/bursasaati-com-tr/uploads/2026/05/gemini-generated-image-op53h6op53h6op53.png" type="image/jpeg" length="38226"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[LÖSEV’in Uluslararası Lösemili Çocuklar Haftası’nda çocuklar Bursa ve İstanbul’da buluştu]]></title>
      <link>https://www.bursasaati.com.tr/losevin-uluslararasi-losemili-cocuklar-haftasinda-cocuklar-bursa-ve-istanbulda-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bursasaati.com.tr/losevin-uluslararasi-losemili-cocuklar-haftasinda-cocuklar-bursa-ve-istanbulda-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[LÖSEV öncülüğünde bu yıl 25’incisi düzenlenen Uluslararası Lösemili Çocuklar Haftası kapsamında farklı ülkelerden lösemiyi yenmiş çocuklar Türkiye’de bir araya geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uruguay, KKTC, Bulgaristan, Hırvatistan ve Moğolistan başta olmak üzere birçok ülkeden gelen çocuklar, hafta boyunca düzenlenen etkinliklere katıldı.</p>

<p>Her yıl mayıs ayında gerçekleştirilen organizasyon, dünyada artan lösemi vakalarına dikkat çekmeyi ve tedavi sürecini başarıyla tamamlayan çocuklara moral vermeyi amaçlıyor. 11-16 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen etkinliklerin ilk durağı Bursa oldu.</p>

<p>Çocuklar, Bursa’daki LÖSEV Lösemili Çocuklar Bilim ve Doğa Köy Enstitüsü bünyesinde düzenlenen karşılama resepsiyonunda ilk kez bir araya geldi. Program kapsamında Bursa’nın tarihi ve kültürel noktalarını gezen çocuklar, ardından Mudanya’yı ziyaret etti.</p>

<p>Etkinliklerin İstanbul ayağında ise çocuklar Curio Collection by Hilton’da ağırlandı. Program kapsamında Millet Bahçesi ve Kız Kulesi gibi kentin simge noktaları ziyaret edildi. İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre Merkezi’nde düzenlenen resepsiyonda da çocuklar için çeşitli etkinlikler gerçekleştirildi.</p>

<p>Haftanın son etkinliği ise Bağdat Caddesi’nde düzenlenen farkındalık korteji oldu. LÖSEV Gönüllü Korosu ve Gönüllü Dans Kulübü’nün sahne aldığı etkinlikte klasik otomobiller, vosvos grupları, motosiklet ve bisiklet toplulukları ile yüzlerce gönüllü korteje katıldı. Lösemi tedavisini tamamlayan çocuklar ve ailelerinin de yer aldığı yürüyüşte, gönüllüler kostümleriyle renkli görüntüler oluşturdu. Carnaval Turko ekibinin bandosu eşliğinde gerçekleşen kortejde lösemiye karşı farkındalık ve dayanışma mesajı verildi.</p>

<p>Program, Bedri Usta ev sahipliğinde düzenlenen veda yemeğiyle sona erdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>LÖSEV Uluslararası İlişkiler Koordinatörü Arzu Celalifer, organizasyonun amacının lösemi konusunda küresel farkındalık oluşturmak olduğunu belirterek, “Dünya genelinde her yıl yaklaşık 400 bin çocuk ve genç kansere yakalanıyor. Lösemi ise çocukluk çağı kanserleri arasında en yaygın türlerden biri olarak öne çıkıyor. Biz, LÖSEV olarak löseminin sınır tanımayan bir hastalık olduğu gerçeğinden hareketle dünyada ses getirebilecek farkındalık çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi.</p>

<p>Bu yılın temasının “Dünyada Lösemi ve Kanser Artıyor, Çocuklarımızı Korumalıyız” olduğunu ifade eden Celalifer, erken tanı, doğru tedaviye erişim ve toplumsal desteğin önemine dikkat çekti.</p>

<p><img alt="" height="321" src="https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2026/05/6310d345-838c-4093-ab02-5d341e430b62.webp" width="550" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>T24</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.bursasaati.com.tr/losevin-uluslararasi-losemili-cocuklar-haftasinda-cocuklar-bursa-ve-istanbulda-bulustu</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 00:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bursasaaticomtr.teimg.com/crop/1280x720/bursasaati-com-tr/uploads/2026/05/2ea7bdb2-9fe9-4df4-843b-bffaf1d9bedc.jpg" type="image/jpeg" length="49120"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İngiltere’de salgın alarmı: Norovirüs nedeniyle okul kapatıldı]]></title>
      <link>https://www.bursasaati.com.tr/ingilterede-salgin-alarmi-norovirus-nedeniyle-okul-kapatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bursasaati.com.tr/ingilterede-salgin-alarmi-norovirus-nedeniyle-okul-kapatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere’de hızla yayılan ve "kış kusma böceği" olarak bilinen norovirüs salgını nedeniyle bir okul dezenfekte edilmek için kapatıldı. Uzmanlar alkol bazlı dezenfektanların virüse karşı etkisiz olduğu uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere’nin Dorset bölgesindeki bir ortaokul, son derece bulaşıcı olan norovirüs salgını şüphesiyle geçici olarak kapatıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Okul yönetimi, kusma ve ishal vakalarının hızla artması üzerine virüsün yayılmasını önlemek amacıyla binayı boşaltarak kapsamlı bir dezenfeksiyon çalışması başlattı.</p>

<p>Kış aylarında daha sık görülmesi nedeniyle "kış kusma böceği" olarak da bilinen ancak yazın da ortaya çıkabilen norovirüs, son günlerde sadece okulları değil, seyahat sektörünü de vurdu.</p>

<p>Bir yolcu gemisinde 50 kişinin hastalanması üzerine 1700 yolcu ve mürettebat karantinada kalırken, yetkililer virüsün yüzeylerde günlerce hatta haftalarca hayatta kalabildiği konusunda uyarılarda bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bebekler, küçük çocuklar ve yaşlılar için dehidrasyon (sıvı kaybı) riski nedeniyle tehlikeli olabilen bu hastalıktan korunmanın en etkili yolu ise hijyen kurallarına harfiyen uymaktan geçiyor.</p>

<p>Sağlık uzmanları, alkol bazlı el dezenfektanlarının norovirüsü öldürmediğini vurgulayarak ellerin mutlaka sabun ve sıcak suyla sık sık yıkanması gerektiğinin altını çiziyor.</p>

<p>Virüse yakalanan kişilerin belirtiler tamamen bittikten sonra bile en az 48 saat boyunca okula, işe gitmemesi ve başkalarına yemek hazırlamaması gerekiyor.</p>

<p>Ayrıca evde hasta biri varsa, virüs bulaşmış kıyafet ve nevresimlerin diğer çamaşırlardan ayrı olarak en az 60 derecede yıkanması ve banyo yüzeylerinin titizlikle temizlenmesi salgının zincirini kırmak için hayati önem taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>TRT HABER</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.bursasaati.com.tr/ingilterede-salgin-alarmi-norovirus-nedeniyle-okul-kapatildi</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 00:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bursasaaticomtr.teimg.com/crop/1280x720/bursasaati-com-tr/uploads/2026/05/2461379.jpg" type="image/jpeg" length="18181"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
