Şadi Özdemir rest çekti!

Çok çirkin bir siyasal iklimin içindeyiz.

Okumakta olduğum Kemal Tahir’in ‘Kurt Kanunu’ romanında ‘Kurtlukta kanun düşeni yemektir” sözünün içinde yaşıyoruz adeta (Romanla ilgili ayrıca bir yazı kaleme alacağım).

Saray rejimi, gücü eline geçirdi, kendisi gibi olmayanları oyun dışına bırakmaya, iktidarını her koşulda sürdürmeye çalışıyor.

Daha beteri, arkasını Saray’a dayadığını düşünen kişi ve kurumlar, Yeni Partili (CHP’li) belediyelere racon kesiyor.

Somut bir örneğini Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir anlattı.

Çevre Şehircilik, İklim İl Müdürlüğü, Bursa’nın akciğerleri olan Nilüfer-İnegazi-Atlas mahallelerinde kurulmak istenen çimento fabrikasına ilişkin “Buna niye ruhsat vermiyorsunuz, derhal gereğini yapın” gibi tehditkar, üzerine vazife olmayan yazı yazabilme cüretini gösterebiliyor.

Eyy şehirciliği perişan eden müdürlük yetkilileri maçanız yiyorsa, AK Partili bir belediyeye de aynı yazıyı yazın da göreyim sizi…

Bursa’nın dört bir yanı kaçak binalarla, betonla işgal edilirken, neden sesiniz çıkmıyor da bir özel işletmenin iş takibini yapıyorsunuz?

ZEHİR SAÇAN FABRİKAYA GÖZ MU YUMULUYOR?

Daha geçen gün Görükle’de bir fabrikayı ziyaret ettim. Bursa’nın kapı markalarından Metdoorkapının olduğu binanın yanında Trecco adlı bir fabrika var; adeta Etna yanardağı gibi duman çıkarıyor.

Öyle temiz duman değil, katran karası, zehir fışkırtıyor etrafına…

İzmir yolu kenarında kauçuk üreten bu fabrika (İddialara göre çevreye zarar verdiği gerekçesiyle Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi’nden kovulmuş) çevreye püskürttüğü simsiyah toz zerrecikleri insan sağlığını tehdit ediyor.

Bu fabrikadan yükselen duman öylesine siyah lekeler-izler bırakıyor ki, bırakın o fabrikanın çalışanlarını, 500 metre çevresindeki evlerin içine bile sızabiliyor.

Bundan ötürü çevre sakinleri imza toplayarak, fabrikayı şikayet ediyorlar ama ne çare ki, sorun çözülmüyor.

Peki, soruyorum, etkili yetkili Çevre Şehircilik İl Müdürü Hayrettin Eldemir’e, zehir saçan bu ve benzeri fabrikaları için neden işlem yapmadınız?

TEKNOSAB BURSA’NIN YENİ KANGRENİ

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, basını topladı, Fadıllı mahallesinde Leylek Kafe’de derdini anlattı ama bu kişisel bir derdi değildi Nilüfer’in yürek yangınını ortaya koydu.

Hangi birinden söz açsa durum tam bir felaket…

Şadi Başkan çok açık ve net TEKNOSAB’a cepheden yüklendi. En az 65 bin çalışanın olacağı bu bölgenin İbrahim Burkay tarafından giderek daha büyütülmeye çalışıldığını anlatan Özdemir, “Nilüfer ile Karacebey arası fabrikalarla doldurulmak, tarım alanları yok edilmek isteniyor” dedi.

Başkan Özdemir’in sözlerini aktarayım ki, belki BTSO seçimlerinde halen Burkay’a destek verenlerin kulaklarına bu yaz günü kar suyu kaçar:

Nilüfer saldırı altında… 2 milyon metre karelik alanda katı atık tesisi yapılacak. Nilüfer’in akciğeri kararacak. İnegazi bölgesinde çimento fabrikası kurmaya çalışıyorlar. Kayapa-Hasanağa’dan başlayarak otoyola bir bağlantı yolu planlıyorlar. Bu tarım topraklarının yok olması anlamına gelecek. TEKNOSAB, yasa arkadan dolanarak kuruldu. Sanayi bölgelerinde doluluk oranı yüzde 70’i bulmadığı için normal sanayi bölgesinin adına teknoloji sanayi bölgesi dediler. Oysa sanayi bölgesi böyle olmaz. Bilecik’te olsa ben de alkışlarım. Çünkü altyapısı çok güzel yapılmış TEKNOSAB’ın… Sayın başkan 65 bin kişi çalışacak diyor. Nerede yaşayacak bunlar. Tarım alanları üzerine baskı olacak.”

****

Bugün de Özer Matlı’nın vizyon açıklamasında konu defalarca gündeme geldi.

Matlı, 2016 yılında kurulan TEKNOSAB’ın doluluk oranının neden yüzde 10’u geçmediğini, dahası arsa tahsisi yapılanların listesinin tam olarak açıklanmadığını öne sürdü.

****

Neyse biz konumuza dönersek…

Bursa’dan İzmir’e doğru giderken, üniversiteyi sağınıza aldığınızda, solunuzdaki alanda, Nilüfer’in efsane belediye başkanı Mustafa Bozbey 200 bin kişilik bir uydu kent öngörmüştü.

2012 yılında başlayan süreç, engellemelerle bugüne kadar geldi. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, 18 ay önce planı (1/1000 ölçekli) yapıp Bursa Büyükşehir’e gönderdiklerini, ancak bir türlü onaylanmadığını, ilgili yasanın hükmüne göre üç ay içinde görüşülmeyen planın onaylanmış sayılacağını öne sürerek, planı askıya çıkarma kararı aldı.

Bu Türkiye’de bir ilk olacak.

Eğer uygulanırsa, bundan sonra ilçeden gelen planları ‘Komisyona havale ettim, orada bekletiyorum’ kararı geçerli olmayacak.

ATIŞ YAPI MAĞDURLARINA ÇAĞRI

Atış Yapı’dan da söz etti. TMSF yetkileriyle yaptıkları görüşmeyi anlattı. Kayapa’da 150 dönüm Hazine’ye ait yerin Nilüfer Belediyesi’ne park yapılması karşılığında emsal artışına gitme teklifine yanaşmadıklarına dikkat çekti.

Atış Yapı mağdurlarına buradan bir çağrı yapalım o zaman, gidin TMSF yetkililerini sıkıştırın, hükümetin AK Partili belediyelere verdiği desteğin bir kısmını Nilüfer’e versin, sizin sorununuz da çözülsün böylece…

TMSF işin kolayına kaçmaya çalışıyor.

***

Sonuç, aday olduğunda konuşmakta zorluk çeken Şadi Özdemir çok etkili, içeriği dolu açıklama yaptı.

Gördüğüm kadarıyla alayına isyan etti.

Dürüst, harama el uzatmayan, el uzatılan eli kıran Şadi Özdemir kendine olan güvenle yapacaklarının önüne engel çıkarmaya çalışan herkese rest çekti.

Bu yazının dipnotu: Şadi Özdemir bir şey yapmadı diyenlere anımsatayım. 1000 öğrencinin okuduğu kreşler faaliyette… Yenileri de geliyor. İkinci kız yurdunun ihalesi 18 Eylül’de yapılacak. Ayrıca 30 Ağustos Pazar günü saat 18.00’de FSM’de Tuna caddesi girişinde sizi bekliyor, sürpriz bir hizmeti göreceksiniz, sakın kaçırmayın! Ha unutmadan söyleyeyim 4 Ekim gününde de Karacoba’da hayvanlar için yeni bir merkezin de açılışı var. İcraatı yok diyenleri bu iki açılışa bekliyor Şadi Özdemir…