Haber: Burhan Kurtulmuş
Nilüfer Belediyesi’nin geleneksel hale gelen “Yılın Yazarı” projesi kapsamında 2026 yılının yazarı, Koza Kütüphane’de düzenlenen toplantıyla kamuoyuna açıklandı. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, 12 yıldır aralıksız sürdürülen projenin, edebiyat aracılığıyla kentin hafızasını güçlendiren önemli bir kültür geleneğine dönüştüğünü vurguladı.
“Ortak bir yaşam alanına dönüşüyor”
Başkan Şadi Özdemir, Nilüfer’de kültür politikalarını kadın-erkek eşitliğini gözeterek şekillendirdiklerini belirterek, seçilen yazarların yaşadıkları döneme tanıklık eden, toplumsal hafızada iz bırakan isimler olduğuna dikkat çekti.
Özdemir, “Bugün Yılın Yazarı projemizin 12. yazarı olarak Sennur Sezer’i açıklarken tam da bu anlayıştan hareket ediyoruz. 2013’ten bu yana sürdürdüğümüz bu proje, edebiyat aracılığıyla kent hafızasını güçlendiren bir kültür geleneğine dönüştü. Seçtiğimiz yazarların yarıya yakınının kadın olması bizim için ayrıca anlamlı” dedi.
Daha önce projede anılan yazarlar arasında Sabahattin Ali, Aziz Nesin, Yaşar Kemal, Orhan Kemal, Sevgi Soysal, Nezihe Meriç, Gülten Akın, Sait Faik Abasıyanık, Tomris Uyar ve Rıfat Ilgaz yer aldı.
“Şiirinde emeği ve görünmeyeni anlattı”
Sennur Sezer’in şiirinde emeği, işçiyi, kadını ve görünmeyeni anlattığını vurgulayan Özdemir, “Onun dizeleri işçilerin, kadınların ve görünmeyenlerin sesi oldu. ‘Susmak anamın diliydi’ sözü aslında hayatını da anlatır. Biz de Nilüfer’de susulan ne varsa onu konuşmaya, görünmeyeni şiirle görünür kılmaya geliyoruz” ifadelerini kullandı.
2026 yılı boyunca Nilüfer’in fabrikalarında, kütüphanelerinde, okullarında ve meydanlarında Sezer’in şiirlerinin yankılanacağını belirten Özdemir, tüm Nilüferlileri yıl boyunca düzenlenecek etkinliklere davet etti. Konuşmasının sonunda Ramazan Bayramı’nı da kutlayan Özdemir, dayanışma kültürünün daha da güçleneceğine inandığını söyledi.
“Direnç”le Gelen Büyük Bir Külliyat
Toplantıda söz alan akademisyen ve şair Nilay Özer ise Sezer’in “Direnç” adlı toplu şiirler kitabına dikkat çekti. 1964’te yayımlanan ilk kitabı Gecekondudandan 2010’lara uzanan şiir serüveninin ve kitaplarına girmemiş şiirlerinin bu eserde bir araya geldiğini belirten Özer, Nilüfer’de daha önce Sabahattin Ali için 100’ün üzerinde etkinlik düzenlendiğini ve 5 bini aşkın kişiye ulaşıldığını hatırlattı.
Sennur Sezer’i hem akademik olarak inceleyen hem de kişisel olarak tanıyan biri olduğunu dile getiren Özer, “Bir şairin bu şekilde anılması ve anlatılması az rastlanan bir olgu. Bu büyük bir kültür emeği” dedi.
Toplumcu Gerçekçi Kuşağın Önemli İsmi
1943 doğumlu olan Sennur Sezer’in, Nazım Hikmet’le başlayan toplumcu gerçekçi şiir geleneğinin ikinci kuşağı içinde değerlendirildiğini belirten Özer, Sezer’in Eray Canberk, Şükran Kurdakul ve Avşar Timuçin gibi isimlerle aynı dönemde edebiyat ortamında yer aldığını ifade etti.
Nilüfer Belediyesi’nin “Yılın Yazarı” projesi kapsamında 2026 boyunca düzenlenecek söyleşi, panel, atölye ve okuma etkinlikleriyle Sennur Sezer’in şiiri yeni kuşaklarla buluşturulacak.
Sennur Sezer’in hayat arkadaşı, yazar Adnan Özyalçıner ile birlikte tanıklık ettiği bir dönemin sesi olan Sezer, yaşadıklarını yalnızca kaleme almakla kalmadı; şiirleriyle ve yazılarıyla tarihe not düştü. Gazeteci, eleştirmen ve incelemeci kimliğiyle halkın yaşadıklarını doğrudan halka aktaran Sezer, “halkın sesi, halkın soluğu” olarak anıldı.
Aydınlar Dilekçesi soruşturması kapsamında 25 Mayıs 1984’te sıkıyönetim askeri savcılığına verdiği ifade de, onun şiirle tarihe düşürdüğü metinlerden biri oldu. Sezer, bu ifadeyi daha sonra “İfademdir” adlı şiirinde şöyle dile getirdi:
Evliyim, iki çocukluyum.
Ozanım.
Düzeltirim: Çocuklarımdır
bütün çocukları dünyanın.
Evet, kaygılıyım çocuklarım için.
Korkmasınlar isterim.
İsterim çalınıştan kapının.
Saygılıyım kurallara,
bu yüzden kuralların
saygılı olmasını isterim insana.
Evet, ozanım.
Çocuklarımdır bütün çocukları dünyanın.
İnsanın insandan korkmasına karşıyım.
İşte bunun içindir
bütün yazıp altına imza attıklarım.
Aradan geçen yıllara rağmen Sezer’in bu şiiri güncelliğini koruyor. Düşünce ve ifade özgürlüğünün baskı altında olduğu her dönemde yeniden anlam kazanan dizeler, bugün de sabahın erken saatlerinde çalınan kapılarla hatırlanan bir toplumsal hafızaya işaret ediyor. Çünkü düşünce ve ifade özgürlüğünün olmadığı yerde, insan hak ve özgürlüklerinden söz etmek de mümkün olmuyor.
Programda Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Adnan Özyalçıner'e sürpriz yaparak yazarın 93. Yaş gününü kutladı.