Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun, katıldığı bir yayında milyonlarca çalışanı ve emekliyi yakından ilgilendiren kritik açıklamalarda bulundu.
117
Olası emekli zam oranlarından EYT’de bilinmeyen detaylara, asgari ücretin alım gücünden yurt dışı borçlanmasındaki büyük tuzaklara kadar birçok konuya değinen Erdursun, emeklilik planlaması yapan vatandaşları uyardı.
Enflasyon verilerinin her ayın 3’ünde açıklandığını hatırlatan Erdursun, maaş farklarına ilişkin öngörülerini paylaştı.
Gelen verilere göre SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin yüzde 9 ila 9,5; memur ve memur emeklilerinin ise yüzde 7 ila 7,5 bandında bir zam farkı almasının beklendiğini ifade etti.
Bu konunun basında sürekli ısıtılıp gündeme getirildiğini belirten Erdursun, vatandaşın asıl beklentisinin seçim ekonomisiyle birlikte "para musluklarının açılıp açılmayacağı" yönünde olduğunu vurguladı.
EYT yasası çıkmasına rağmen prim gününü dolduramayan 4,5 milyon kişinin emekli olamadığına dikkat çeken Erdursun, kamuoyundaki "3600 gün" kafa karışıklığını giderdi.
8 Eylül 1999 öncesi sigorta girişi olan herkesin yaş şartsız emekli olabileceği algısının yanlış olduğunu belirten Erdursun, "Kişiden istenilen prim gününü (örneğin 5000 ila 5975 gün) tamamlayanlarda yaş şartı aranmıyor. Ancak primini tamamlayamayıp 3600 günle (kısmi) emekli olmak isteyenler için EYT devrede değil. Bu kişiler kadınlarda 58, erkeklerde 60 yaşını beklemek zorunda" dedi.
Eksik primi olanların çalışma hayatından kopmamaları gerektiğini belirten Erdursun, kadın çalışanlar için doğum borçlanmasının önemli bir avantaj yarattığını örneklerle açıkladı.
Ekonominin mevcut durumuna yönelik sert eleştirilerde bulunan Erdursun, asgari ücret ile kira fiyatları arasındaki uçuruma dikkat çekti.
Asgari ücretin 28.075 TL seviyesinde olduğu bir dönemde, ortalama kiraların 25-40 bin TL bandına, ortalama ev fiyatlarının ise 5,5 milyon TL'ye ulaştığını belirtti.
Erdursun, "Eskiden insanlar para biriktirip ev, araba alma hayali kurardı. Artık bu imkansız hale geldi. Ekonomi ve alım gücü anlamında en kötü dönemlerden birini yaşıyoruz" değerlendirmesinde bulundu.
Emekliliği hak eden ancak yüksek brüt maaşla (prime esas kazançla) çalışmaya devam eden vatandaşlara kritik bir tavsiyede bulunan Erdursun, doğru zamanlamanın maaşa etkisini çarpıcı bir örnekle anlattı.
Brüt maaşı 118 bin TL civarında olan bir çalışanın her ay sistemde emekli aylığının yaklaşık 240 TL arttığını belirterek; emeklilik dilekçesini hemen vermek yerine Aralık ayına kadar beklemenin hem emekli aylığına kalıcı bir artış sağlayacağını hem de gereksiz borçlanma maliyetlerinden kurtaracağını ifade etti.
Yurt dışı borçlanması yaparak emekli olmayı planlayan gurbetçileri bekleyen tehlikeye dikkat çeken Erdursun, 1 Ağustos 2019 sonrası yapılan yurt dışı borçlanmalarının otomatik olarak Bağ-Kur (4B) statüsüne sayıldığını hatırlattı.
Erdursun konuyu şu çarpıcı hesaplamayla özetledi:
"SSK şartlarında emekli olacağını sanıp yurt dışı borçlanması yapan biri, Bağ-Kur şartlarına geçerek 9.000 gün prim şartına tabi oluyor. Eksik günleri tamamlamak için cebinden ortalama 2.7 milyon TL gibi devasa bir para çıkıyor ve bağlanacak maaş 23.500 TL civarında kalıyor. Bu kadar büyük bir parayı SGK'ya yatırmadan önce, paranın faiz getirisini ve sistemdeki statü değişikliğini çok iyi hesaplamak gerekiyor. Maaş bağlandıktan sonra geri dönüşü yok."
Uzmanlar, emeklilik hesaplamalarının kişiye özel olduğunu ve statü değişikliklerinin telafisi imkansız zararlara yol açabileceğini belirterek, işlem yapmadan önce mutlaka profesyonel destek alınması gerektiğinin altını çiziyor.