BALKANTÜRKSİAD toplantı salonunda gerçekleştirilen etkinliğe AK Parti Bursa milletvekilleri Refik Özen, Emine Yavuz Gözgeç, Mustafa Yavuz, Ahmet Kılıç, MHP Bursa Milletvekili Fevzi Zırhlıoğlu ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba’nın yanı sıra belediye yöneticileri, TOBB KGK İcra Kurulu Başkanı Sabriye Şen, BUSİAD Başkanı Tuncer Hatunoğlu, TÜGİAD Bursa Şubesi Başkanı Kerem Kahveci, TÜGİAD Türk Devletleri Kurucu Bölge Koordinatörü Cemal Ersoy, Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği Başkanı Hasan Karaömer, Batı Trakya Vakfı Başkanı Bülent Recepoğlu, BATISİAD Başkanı Bülent Recepoğlu, UTİYAP Başkanı Halil Coşkun, BALGÖÇ Başkan Yardımcısı Sebahattin Soğukpınar, Tunaboylular ve Deliormanlılar Derneği Başkanı Süleyman Ulusoy, RUMELİSİAD yönetim Kurulu Üyesi Nadir Demirbaş, BUMİAD Başkan Yardımcısı Ferdi Tercanlıoğlu, BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Abidin Şakir Özen, çok sayıda STK temsilcisi ve davetliler katıldı.
Program, BALKANTÜRKSİAD Yönetim Kurulu Başkanı İskender İskenderoğlu’nun açılış konuşmasıyla başladı. İskenderoğlu, BALKANTÜRKSİAD olarak, Balkan coğrafyası ile ekonomik ve ticari iş birlikleriyle güçlendirmeyi görev addettiklerini belirterek, “15 yıl önce, Balkanlar ile Anadolu arasında sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel bağları güçlendirme hedefiyle çıktığımız bu yolda, bugün geniş bir etki alanına ulaşmış bulunuyoruz. Üyelerimizin dinamizmi, girişimciliği ve ortak değerler etrafında kenetlenmiş olması, derneğimizi bölgesel ölçekte önemli bir aktör haline getirmiştir” dedi.
“Balık vermek yerine balık tutmayı öğreten bir anlayış”
Açılış ve protokol konuşmalarının ardından Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Başkanı Abdullah Eren, “Türkiye’nin Balkanlar’daki Yükselen Rolü” konulu bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşmasını Türkiye’nin Balkanlar’daki stratejik vizyonu, kültürel bağları ve bölgesel iş birlikleri ağırlıklı olarak gerçekleştiren Eren, şunları söyledi:
“TİKA, zamanın ruhuna uygun kurulmuş bir kalkınma kuruluşudur. Bizler dünyanın dört bir yanına Türkiye’nin merhamet elini uzatırken bunu sadece yardımseverlik duygusuyla değil, aynı zamanda stratejik bir akılla yapıyoruz. TİKA logosunu gördüğünüz her yerde bilin ki orada Türkiye vardır, Türk bayrağı vardır ve Türk insanının emeği vardır. Biz sömürgeci bir geçmişe sahip olmayan, gittiği yere şartlar dayatan değil, ‘balık vermek yerine balık tutmayı öğreten’ bir anlayışın temsilcileriyiz. Dünyadaki adaletsizliği anlamadan TİKA’nın kalkınma yardımlarını anlamak mümkün değildir. Batılı ülkeler yardım yaparken ön şartlar sunarken, biz karşılık beklemeden ama bir strateji çerçevesinde hareket ediyoruz. Bizim proje yaptığımız yerlerde Türk firmaları iş alıyor, Türkiye’ye muhabbet artıyor ve ülkemize gelen öğrenci sayısı çoğalıyor.”
“Türkiye sömürge geçmişi olmayan ülkedir”
Türkiye’nin tarihi ve kültürel derinliğine vurgu yaparak konuşmasını sürdüren Eren, şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye, tarihi ve kültürel geçmişi çok güçlü bir ülke. Türkiye; sömürge geçmişi olmayan bir ülkedir. TİKA, Türkiye’ye olan bu küresel muhabbeti sürekli yeşertmeye çalışan ama bunu tamamen stratejik bir temelde yapan bir kurumdur. Dünyanın 100’den fazla ülkesinde projeler hayata geçiriyoruz. TİKA, her bir Türk vatandaşının iftihar edeceği bir kurumdur. Türk bayrağını dünyanın en uzak noktalarında dalgalandıran, en yükseklere çıkaran bu kurumla, hem ecdat yadigarı eserlerimize sahip çıkıyor hem de dünyada Türkiye’ye muhabbet besleyen ülkelerle aramızı daha da iyileştiriyoruz.”
"Balkanlar bizim gönül coğrafyamızın kilididir"
TİKA Başkanı Eren, konuşmasında, Balkanlar’ın bizim için sadece komşu bir coğrafya değil gönül coğrafyamızın çok önemli bir parçası olduğunu vurguladı. TİKA olarak, sadece yapılar yapmadıklarını, ortak geleceği inşa ettiklerini söyleyen Eren, “Bugün Balkanlar’da ve gölgemizin uzandığı pek çok farklı coğrafyada Türkiye’ye duyulan güvenin arkasında sömürgeci olmayan, samimi bir dış politika yatmaktadır. BALKANTÜRKSİAD gibi kıymetli iş dünyası temsilcilerimizin Balkanlar’daki her yatırımı, aslında Türkiye’nin oradaki etkinliğini pekiştiren birer diplomatik hamledir. BAKANTÜRKSİAD, Balkanlar’da Türkiye’yi başarıyla temsil ediyor. Biz devlet olarak yolu açıyoruz, siz iş dünyası temsilcilerimiz ise bu yolu kalıcı ve ekonomik bir iş birliği köprüsüne dönüştürüyorsunuz” diye konuştu.
Sunumunda TİKA’nın dost coğrafyalarda kalkınmaya destek veren projeler üreten bir kuruluş olduğunu belirten Eren, “TİKA bir yardım kuruluşu değildir ancak gerektiğinde bu tür faaliyetleri de yürütmektedir. Kalkınma demek, gelişmemiş ülkelerin, gelişmekte olan ülkelerin temel altyapılarının, sağlık altyapılarının, ulaştırma altyapılarının, eğitim altyapılarının ve bunun gibi gereksinimlerinin desteklenmesi için projeler üretmektedir. Amacımız onlara balık vermek değil, balık tutmasını öğretmek. Ama tabi hikaye bu kadar basit değil. Şu an dünyada 8 milyar insan yaşıyor. Dünyadaki nüfusun yarısı 4 milyar insan eder. 4 milyar insanın zenginliği, en zengin kaç bin insanın acaba zenginliğine eşittir? Yani 4 milyar insanın mal varlığı en zengin 60 bin insanın mal varlığına eşittir. Dünyadaki en varlıklı, en zengin 60 bin insan dünyanın yarısından daha fazla bir zenginliğe sahip. Biz burada eşitliğin sağlanması için çaba sarf ediyoruz” ifadelerini kullandı.
“Gücü değil, adaleti merkeze alıyoruz”
Eren, Türkiye’nin mazlumlar için önemine değinerek konuşmasını şöyle tamamladı:
“Bizim medeniyetimiz gücü değil, adaleti merkeze alır. Gücümüz varsa bunu bir sorumluluk olarak görürüz. Etrafımız bir ateş çemberi olsa da Türkiye, masada haysiyetli bir şekilde oturan, sözü dinlenen bir güçtür. Savunma sanayiinden ekonomiye kadar her alanda güçlü olmak zorundayız; ancak en büyük gücümüz bize duyulan bu samimi muhabbettir. Bu medeniyetin varisleri olarak her zaman proaktif olmalı ve ecdat mirasını geleceğe taşımalıyız.”
Program, günün anısına çekilen hatıra fotoğrafı ve hediye takdimi ile sona erdi.