Bursa

TMMOB Bursa Şubesi: Lodos denetim eksikliklerini ortaya çıkardı

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Mimarlar Odası Bursa Şubesi tarafından yapılan açıklamada, “Bursa’ da etkili olan lodos, yapı üretim sürecindeki teknik hataları ve denetim eksikliklerini bir kez daha görünür kılmıştır” dendi.

Mimarlar Odası’nın açıklamasında, Bursa’ da son günlerde etkisini artırarak devam eden şiddetli lodos nedeniyle; çok sayıda yapıda çatı kaplamalarının yerinden söküldüğü, cephe kaplama elemanlarının koptuğu, balkon korkulukları ve çeşitli yapı bileşenlerinin savrularak ciddi tehlike yarattığı ifade edildi.

Konuyla ilgili TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şubesi’nin açıklaması şöyle:

“Bursa’ da son günlerde etkisini artırarak devam eden şiddetli lodos nedeniyle; çok sayıda yapıda çatı kaplamalarının yerinden söküldüğü, cephe kaplama elemanlarının koptuğu, balkon korkulukları ve çeşitli yapı bileşenlerinin savrularak ciddi tehlike yarattığı gözlemlenmiştir. Bu hasarların önemli bir bölümünün yeni yapılmış binalarda meydana gelmiş olması, yapı üretim sürecine ilişkin ciddi soru işaretlerini beraberinde getirmiştir.

Bilimsel ve teknik olarak; yürürlükteki yapı üretim sürecine ilişkin mevzuat, yapıların maruz kalacağı tüm yük ve etkilerin -deprem, rüzgâr ve diğer çevresel etkiler dâhil- dikkate alınarak projelendirilmesini, uygulanmasını ve denetlenmesini zorunlu kılmaktadır. Bu kapsamda çatı sistemleri, cephe kaplamaları, korkuluklar ve benzeri yapı bileşenleri; proje, detay, malzeme seçimi ve uygulama açısından ilgili standartlara uygun olmak zorundadır.

Öte yandan, binalara sonradan izinsiz olarak eklenen metal çatılar, çatı yükseltmeleri ve benzeri müdahalelerin; mimari ve statik projelerden, teknik uzman görüşünden ve yapı denetim süreçlerinden yoksun şekilde, çoğu zaman yalnızca usta eliyle gerçekleştirilmesi son derece yanlış ve riskli uygulamalardır. Bu tür müdahaleler, yapıların taşıyıcı sistem dengelerini ve çevresel etkilere karşı davranışını olumsuz etkilemekte; özellikle rüzgâr yükleri altında ciddi güvenlik sorunlarına yol açmaktadır.

Yaşanan bu olaylar; -Proje aşamasında çevresel etkilerin yeterince gözetilmediğini, -Uygulama sürecinde malzeme kalitesi, bağlantı detayları ve işçilik açısından ciddi eksiklikler bulunduğunu, -Yapı üretim ve denetim mekanizmalarının özellikle bu tür yapı bileşenleri açısından yeterli etkinlikte işlemediğini açıkça ortaya koymaktadır.

Altı özellikle çizilmelidir ki; lodos olağan bir meteorolojik olaydır. Olağan doğa koşullarının, olağan dışı yapısal hasarlara yol açması kabul edilebilir değildir. Bu tür hasarlar yalnızca yapısal bütünlüğü değil, kamusal alanlarda can ve mal güvenliğini de doğrudan tehdit etmektedir.

Bu nedenle; -Yapı üretim sürecinin tüm aşamalarında yürürlükteki mevzuatın eksiksiz uygulanması, -Yapı denetim sisteminin nitelik ve bağımsızlığının güçlendirilmesi, -Cephe, çatı ve ek yapı elemanlarının tali unsurlar değil, yapı güvenliğinin ayrılmaz parçaları olarak ele alınması, -Kamu yararını önceleyen, bilimsel ve teknik esaslara dayalı bir yapı üretim anlayışının tesis edilmesi, acil ve ertelenemez bir gerekliliktir.

Kentlerin yalnızca ayakta durması değil, her türlü çevresel etkiye karşı güvenli, dayanıklı ve sürdürülebilir olması da yapı üretim sürecinde yer alan tüm aktörlerin ortak sorumluluğudur.