Trafonun yanındaki park: Aykut Yurtsever Parkı

Biz Türkiyeliyiz. Ama o anlamda değil…

Türkiyelilik günümüz siyasetinde ulus karşıtı bir anlam taşıyor. Mustafa Kemal Atatürk’ün “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye Halkına Türk Milleti denir” sözü ile ulusumuzu tarif ediyoruz. ABD merkezli neoliberal kimlik siyaseti ile önce ulus gitti, yerine vatandan kopuk olan bir “Türkiyelilik” geldi.

Ancak bizim ele alacağımız Türkiyelilik başka bir anlam taşıyor. Balkan savaşları ile birlikte Avrupa’da yaşayan Türklerin anavatana dönüş hikayesi başladı. Kısa süre içerisinde kendi vatanlarında yabancı oldular. Bir asır boyunca Balkan Türkleri bir gün göç edeceğiz diye tetikte bekledi. Bu duruma da “Türkiyecilik” denildi. Türkiyecilik aslında anavatana göç etmenin kavramsal adıydı. Türkiyelilik ise göç sonrası anavatanda doğan çocukların kimliğini tarif ediyordu. Bilhassa Bulgaristan Türkleri burada yaşayan Türkleri böyle tanımladı. Bu göçler ekseri 51, 61, 71 ve 89 olarak kodlandı.

Bulgaristan Türklerinin Avrupa’ya Karaman Beyliği üzerinden gittiğine dair bir tarih söylemi vardır. Tarihin cilvesi 1971 göçünde Türkiye’ye geri dönen çok sayıda macır Bursa Karaman Mahallesi’ni kurdu.

Anavatana göç edenler yalnızca bir mahalle kurmayıp tertemiz bir sayfa ile hayatlarını da baştan inşa etti. Kimi bu şehirde doktor, mühendis, kimi fabrikalarında işçi olup ter döktü. Tertemiz sokakları, ay yıldızı dalgalanan asmalı teraslarıyla örnek insan olmaya çalıştılar. Kimileri de evladını askeri okullara yazdırdı.

Bulgaristan göçmenleri herkesten farklı olarak kendi soyadını seçebilen bir kuşağı da beraberinde getirdi. Kimi mezalimden kurtulduğu için Kurtuluş, Kurtulmuş, kimi Şentürk, Öztürk, kimileri ise Vatansever ve Yurtsever isimlerini aldı.

Kasım ayı sonbahar yapraklarını savururken Samandıra’dan havalanan helikopter bir daha geri dönmeyeceği seferine çıktı. Uçağı kullanan Kurmay Pilot Üsteğmen Aykut Yurtsever eğitim uçuşunda kaza kırım sebebiyle şehit oldu.

Yurtsever ailesinin yaşadığı Bursa Karaman Mahallesi’nde “trafonun yanındaki park” denilen isimsiz bir mekân bulunuyor. Mahallenin tek parkı burası, adı da yok. Şehit Yurtsever’in adının bu parka verilmesi noktasında mahallelinin talebini duyurmak bizim görevimiz.

Seyit Rızaların, Şeyh Saidlerin anıtları şehir meydanlarına dikilirken, adları caddelere verilirken, bir şehidin yaşadığı mahallenin parkına adının verilmesinden daha normal ne olabilir.

Nilüfer Belediyesi'nin şehit adlarını parklara vermeme kararı olduğuna dair söylentiler kulağımıza gelse de buna ihtimal vermedik. Nilüfer Belediyesi'nin NATO Parkı varken neden şehit parkı olmasın ki?

Parkın yeni tabelasının haberini yapmak için bekliyoruz.