Açılış konuşmasını yapan Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Uysal Altundağ şunları söyledi;
“Biliyorum, Hepinizin gözü kulağı, bizden gelecek sözleşme haberlerinde. Artık zaman daralıyor, yasal süreler kısalıyor. Bildiğiniz gibi MESS ile dört kez masaya oturduk. Dördüncü toplantımızı geçtiğimiz çarşamba günü gerçekleştirdik. Bir sonraki toplantının da 8 Aralık 2025 günü yapılmasını kararlaştırdık.
Bugüne kadar yaptığımız toplantılarda henüz ücret artışına ilişkin MESS’ten bir karşı teklif gelmedi. Çok sayıda idari maddeyi görüştük. Bugüne kadar toplamda 51 idari madde ve sözleşmenin eki olan iç yönetmelik bizim teklif ettiğimiz şekliyle kabul edildi. 8 idari madde ise bizim ya da MESS'in kabul etmemesi üzerine ertelendi. Şimdi 8 Aralık’ta yapacağımız toplantıyı bekliyoruz. O toplantıda da anlaşamazsak uyuşmazlık tutanağını tutacağız. Ardından da yine yasa gereğince Resmi Arabulucu süreci başlayacak.
Bir şeyden emin olun, sizin hiçbir hakkınızı o masada bırakmayacağız. Bunun için ne gerekiyorsa yapacağız, hep birlikte mücadele edeceğiz.
Bugüne kadar yaptığımız toplantılarda, bizim kabul etmediğimiz tüm maddeler, esnek çalışmaya ilişkin maddelerdir. MESS ne yazık ki her sözleşme masasında bu esnek çalışma maddelerini gündeme getiriyor.
Denkleştirmeden telafi çalışmasına, İzin sürelerinden deneme süresine kadar birçok madde, masada gündeme geliyor. Biz de ısrarla şunu söylüyoruz. “Yapmayın! Bizim kazanılmış haklarımızı bu masalarda gündeme getirmeyin. Çünkü biz, Kazanılmış haklarımızdan bir milim geri gitmeyiz. Üyelerimizin hiçbir hakkını o masada bırakmayız. Ne pahasına olursa olsun, kazanılmış haklarımızı koruyacağız. Bunu da herkes böyle bilsin.”
Her zaman söylüyoruz, bizim, alın terimizin karşılığını almaktan, soframıza bir dilim ekmek daha koymaktan, çocuklarımız için, ailemiz için daha iyi bir gelecek hayal etmekten başka hiçbir amacımız yok.
Bizim, ülkemizin büyümesinden, İhracatımıza yaptığımız katkıdan, üretim şampiyonu olmaktan, ancak tüm bunların sonucunda da hakça payımızı almaktan başka hiçbir beklentimiz yok.
Ve en nihayetinde, bizim, daha güçlü bir ekonomi, daha büyük bir Türkiye için çarkları çevirmekten, bacaları tüttürmekten başka hiçbir amacımız yok.
Dünyada yaşanan gelişmeleri, ülkemiz ekonomisinin şartlarını, sanayinin durumunu, bunların hepsini biliyoruz, anlıyoruz. Ancak bu, öyle tek taraflı olmaz. Siz de bizi anlamalısınız. Bizim sıkıntılarımızı da siz bilmelisiniz. Çarşının, pazarın durumunu, çocuğumuza veremediğimiz harçlığı, okul masraflarını, geçim derdimizi, siz de bunları görün, siz de bizi anlayın.
8 Aralık’ta yapacağımız toplantıda, yalnızca bilançolarınızı değil, vicdanınızın sesini de dinleyin, bize anlamlı bir teklifle gelin. Oturalım, sosyal diyalog anlayışı içinde el sıkışalım, bu işi masada bitirelim.
Çünkü biz söyleyeceğimizi söyledik. Şimdi sıra sizde, şimdi sıra MESS’te, şimdi sıra, ekonominin bütün durağanlığına rağmen, Türk Metal üyesinin gücüyle üretenlerde, kazananlarda, şampiyon olanlarda.
Şimdi ülkemizin ekonomisini ayakta tutmak için, sanayi üretimine destek olmak için, gece gündüz çalışan, üreten, metal emekçisinin hakkını verme zamanı.
Şimdi sıra, fabrikalarınıza ihracat rekorları kırdıran, işletmeleri şampiyon yapan, karlarınıza kar katan metal emekçilerinin alın terinin karşılığını ödemekte.
Şimdi bu karşılığı alma zamanı. Şimdi hakkımızı almanın zamanı…
Israrla tekrar ediyorum. Toplu sözleşme sürecinde her görüşmenin sonucu ve geldiğimiz nokta, gerek işyerlerimizde şube başkanı ve temsilcilerimiz tarafından, gerekse sosyal medya üzerinden anlık olarak sizlere iletiliyor. Sizlerden ricam gözünüzün, kulağınızın, sadece ve sadece bizlerde olmasıdır. Tahriklere, provokasyonlara kapılmadan, size hayal satmaya çalışanlara inanmadan, aklıselim ile bu süreci geçireceğiz. Sonunda da her zaman olduğu gibi, üyelerimizi tatmin edecek bir sözleşmeyi hep birlikte imzalayacağız.
Bildiğiniz gibi, her yılın aralık ayında ülkemizde bir asgari ücret tartışması başlıyor. Hazırlığı, toplantısı, tartışması derken, neredeyse bir buçuk hatta iki ay süreyle herkes asgari ücreti tartışıyor.
Nasıl tartışılmasın ki kamunun yaptığı açıklamalara göre ülkemizde çalışanların yüzde 45’i asgari ücret alıyor. Buna asgari ücrete komşu ücretleri de eklediğinizde bu oran yüzde 60’ları geçiyor.
Çok şükür ki biz, uzun yıllardır imzaladığımız başarılı toplu iş sözleşmeleri sayesinde ücret ortalamamızı asgari ücretin kat be kat üzerine çıkarmayı başardık. Ancak bizim üyelerimiz için sağladığımız bu koşullar, kazanımlar, ne yazık ki bu ülkede hala asgari ücrete mahkûm edilen binlerce metal işçisi olduğu, binlerce emekçi olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Sosyal haklardan yoksun, güvencesiz, esnek çalıştırılan on binlerce insan var. Peki, çözüm önerimiz nedir? Ne yapılmalıdır?
Biz, örgütlenmek zorundayız. Emekçiler örgütlenmek zorunda. Biz sadece rakamlar, istatistikler için değil; biz, örgütlenmeyi metal emekçilerinin insanca yaşayabilmesi için yapmalıyız. Asgari ücrete mahkûm edilmiş, alabildiğine sömürülen, geçtiğimiz günlerde Dilovası’nda olduğu gibi alınmayan önlemler nedeniyle iş cinayetlerinde hayatını kaybeden canlarımız gibi emekçileri de sendikal güvenceye kavuşturmalıyız. Türkiye’nin en büyük sendikası olarak bize düşen en önemli sorumluluk budur.
Buradan asgari ücretle çalışmak istemeyen, Güvencesiz çalışmak istemeyen tüm emekçileri sendikalı olmaya davet ediyorum. Metal işkolunda “artık yeter” diyen sendikasız tüm metal işçilerini Türk Metalli olmaya davet ediyorum. Güçlü Türk Metal sizin yanınızdadır.
Ve şükür ki karşımıza çıkan her zorluğa, önümüze konan türlü engellemelere rağmen; işçiyi görmezden gelen, emeği değersizleştiren, sendikal hakları yok sayan tüm anlayışlara rağmen bugüne kadar bu mücadeleyi başarıyla sürdürdük. Dimdik ayakta durduk, örgütlendik, birlikte omuz omuza tüm engelleri aştık. Sizden aldığımız güçle, birçok işyerine sendikamızın bayrağını diktik, nice toplu sözleşmeye imza attık, nice kardeşimize sahip çıktık.
Kötü niyetli işverenlerin baskılarına, uzun yargı süreçlerine rağmen, biz hiç boyun eğmedik. “Bu topraklarda işçinin sesi var” dedik. “Bu topraklarda alınterinin örgütlü gücü var” dedik. “Bu ülkede Türk Metal var” dedik.
Biz, bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da nerede bir hak arayışı varsa orada olacağız. Daha çok çalışacağız, daha çok mücadele edeceğiz, metal emekçileri ve onların aileleri için hizmet üretmeye devam edeceğiz.
Yan yana durduğumuz, birlikteliğimizi bozmadığımız sürece, her zorluğun üstesinden geliriz. Yani siz varsanız, bizim hiçbir mücadeleyi kaybetme ihtimalimiz yok.
Biz göreve geldiğimiz günden bu yana Var gücümüzle çalışıyoruz.
Bir dakika bile durmadan, üyelerimize hizmet için, onların çoluk çocuğunun güvencesi olabilmek için, her bir üyemizin, “İyi ki sendikam var” diyebilmesi için gecemizi gündüze katıyoruz.
Bildiğiniz gibi, Türk Metal’i ülkemiz sendikal hareketinde bir marka yapan
en önemli özelliğinden biri, sosyal sendikacılık anlayışıdır. Bu anlayışımızdan hareketle, kimsenin hayal dahi edemediği, aklından bile geçiremediği, çalışmalar yaptık. Bunlardan en önemlisi, üyelerimiz ve aileleri için sağladığımız eğitim imkanlarıdır.
Bildiğiniz gibi bizim, sizlerin boş zamanlarını daha iyi değerlendirmesi için, ailenizle güven ve huzur içinde dinlenerek, hem eğitim alıp, hem de tatil yapmanız için, Türkiye’nin en güzel beldelerinde sosyal tesislerimiz var.
Sadece bunlarda değil, üyelerimizin üniversiteye giden kız çocukları, kendilerini baba ocağındaki gibi hissetsin, güven içinde, huzur içinde eğitimlerini alıp, ülkemize faydalı, iyi yetişmiş bireyler olsun diye, hizmetinize sunduğumuz kız öğrenci yurtlarımız var. Yine sizlerin ve ailelerinizin konaklayabilmesi için çeşitli şehirlerimizde hizmete açtığımız, işçi evlerimiz, misafirhanelerimiz var.
Gebze 1 Nolu Şubemize bağlı işyerlerimizden çok sayıda üyemiz Sendikamızın sosyal tesislerinden yararlanmış. Yararlanmaya da devam edecek. Dört yıl önceki genel kurulunuzdan bu yana eş ve çocuklarıyla birlikte 9.481 kişi, sadece bu yaz ise, yine eş ve çocuklarıyla birlikte yaklaşık 1.563 kişi bu imkanlardan yararlandı.
2025 yılında, tüm şubelerimizden, bu imkanlardan yararlanan arkadaşımızın sayısı ise, 22.312’dir. Bunlara 10.636 eş ve 9.355 çocuğumuzu da eklediğimizde, bu sayı 42.303 kişi oluyor.
Bu gerçekleşmesi çok güç bir başarıdır. Biz, tüm bu yaptıklarımızla,
Türkiye’de sendikal hareketin önünü açtık. Türk işçi hareketinin öncüsü olduk. Sizin mutluluğunuz için çaba harcadık. Sizlere hizmet verme konusunda, geldiğimiz hiçbir noktayı da yeterli görmüyoruz.
Durmadan, yorulmadan, usanmadan, üzerine koyarak devam edeceğiz.
Sendikamızın yeni dönem çalışmalarında, bazı konulara çok önem veriyoruz. Bunlardan birincisi, kadın üyelerimize yönelik çalışmalardır.
Sendikamızda kadın üyelerimiz her geçen gün artıyor. Türk Metal’in kadın üyeleri, sendikamızın tüm mücadele süreçlerinde hep en önde yürüyor. Bu yolu onlarla birlikte omuz omuza yürümekten onur duyuyoruz. Kadın üyelerimize daha çok önem vereceğiz. Kadın kollarımızı aktif hale getirerek yeni bir model geliştireceğiz. Kadın üyelerimizin eğitimlerini artıracağız. Onları sendikal süreçte daha aktif hale getireceğiz.
Bir diğer çalışma alanımız, genç üyelerimizle ilgilidir. Bildiğiniz gibi son iki yıldır, her 19 Mayıs’ta Genç İşçiler Büyük Kurultayı düzenliyoruz. Genç arkadaşlarımızla bir araya geliyoruz. Buna devam edeceğiz.
Sendikamız bünyesinde kurduğumuz Türk Metal Akademi’de genç üyelerimize de eğitim vereceğiz. Donanımlı, bilgili, yürekli yeni bir Türk Metal nesli yetiştireceğiz. Bu meşaleyi, gençlerin desteğiyle hep beraber ileriye taşıyacağız.
Diğer bir çalışmamız ise, çocuklarımız için olacak. Metal Çocuk Arkadaş Kulübünü tekrar açarak aktif hale getireceğiz. Metal Çocuk Arkadaş Kulübü’nün Çocuk Meclisi’ni, çok sayıda çocuğumuzun katılımıyla, her yaz tatilinde festival havasında yapacağız. Çocuklarımızı dünyanın dört bir yanından davet edeceğimiz, işçi çocukları ile buluşturacağız. Yurtiçi, yurtdışı çocuk gezileri ile onların ufkunu açacağız. Çocuklarımız, anne ve babalarının sendikalı olmasıyla Türk Metalli olmasıyla gurur duyacak.
Bu büyük ailenin küçük üyeleri olan kıymetli evlatlarımıza, her türlü desteği vereceğiz, aile olmanın gereğini yerine getireceğiz. Daha nice hizmeti, sizler için, aileleriniz için geliştirmeye,
Uygulamaya devam edeceğiz.
Hedefimiz, sadece Türk Metalli emekçiler değil, onların eş ve çocuklarına hizmette de, ilkleri başarmak, sürekli yeni hizmetler üretmektir. Bizim işimiz icraattır. Yapacaklarımızı söyler, söylediklerimizi yaparız. Her zaman söylediğimiz gibi, “Ainesi iştir kişinin lafa bakılmaz…”