Genel

Tutuklu eski Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel: Önce tehdit edildim, sonra iftira ifadeleri geldi

Tutuklu eski Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, belediyeye yönelik son operasyonda adı geçen iş insanı Ferdi Zenginoğlu'nun aylar önce kendisine mektup göndererek para talebinde bulunduğunu ve "itirafçı olmakla" tehdit ettiğini öne sürdü. Günel, son gözaltıların bu mektuptaki anlatımlarla örtüştüğünü savundu.

Tutuklu eski Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, Kuşadası Belediyesi'ne yönelik "rüşvet" ve "irtikap" soruşturması kapsamında yapılan son operasyonun dayanaklarından biri olduğu belirtilen etkin pişmanlık ifadesi veren iş insanı Ferdi Zenginoğlu'nun aylar önce kendisine mektup gönderdiğini öne sürdü. Günel, Zenginoğlu'nun para talebini karşılamaması halinde "itirafçı olacağını" söyleyerek kendisini tehdit ettiğini ve ileride kimler hakkında hangi iddiaları ortaya atacağını mektupta yazdığını savundu.

Ömer Günel, belediye çalışanları, bir meclis üyesi ve iş insanlarının gözaltına alındığı operasyona ilişkin yaptığı açıklamada, yaşananların aylar önce kendisine ulaştırılan bir mektuptaki anlatımlarla büyük ölçüde örtüştüğünü iddia etti.

Günel, "Aylar önce bana gönderilen mektupta bugün yaşanan operasyonların senaryosu adım adım anlatılmıştı" diyerek, sürecin tesadüf olmadığı kanaatinde olduğunu belirtti.

"Para vermezsem ‘itirafçı olacağını' söyledi"

Günel'in açıklamasına göre mektubu gönderen Ferdi Zenginoğlu, kendisine baskı yapıldığını, bazı kişiler hakkında ifade vermesi için vaat ve tehditlerle yönlendirilmeye çalışıldığını ileri sürdü. Günel ayrıca Zenginoğlu'nun kendisinden istediği parayı vermemesi halinde "itirafçı olacağını" söyleyerek kendisini de tehdit ettiğini iddia etti.

Son operasyondaki gözaltı işlemlerinin Zenginoğlu'nun etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadeye dayandığının kamuoyuna yansıdığını belirten Günel, gözaltına alınan kişilerin çağrılmaları halinde ifade verecek kişiler olduğunu savunarak şafak operasyonlarıyla farklı bir kamuoyu algısı oluşturulmaya çalışıldığını öne sürdü.

Günel şunları kaydetti:

"Aylar önce bana gönderilen mektupta, bugün yaşanan operasyonların senaryosu adım adım atılmıştı.

Dün sabaha karşı Kuşadası'nda gerçekleştirilen operasyon kapsamında belediye çalışanlarımız, meclis üyemiz ve çok sayıda Kuşadalı iş insanı gözaltına alındı.

Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, gözaltı işlemlerinin dayanağının Ferdi Zenginoğlu isimli kişinin etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak amacıyla verdiği ifade olduğu anlaşılmaktadır. İfadede isimleri geçen kişiler, çağrılmaları halinde gidip ifadelerini verecek kişilerken, sabaha karşı yapılan operasyonların tercih edilmesi kamuoyunda farklı bir algı oluşturma çabası olarak değerlendirilmektedir.

Burada çok önemli bir hususa dikkat çekmek istiyorum.

Aylar önce bana gönderilen bir mektupta, bugün yaşanan operasyonların senaryosu adım adım anlatılmıştı.

Ferdi Zenginoğlu tarafından bana ulaştırılan mektupta, kendisine baskı yapıldığı, belirli kişiler hakkında ifade vermesi yönünde vaat ve tehditlerle yönlendirildiği iddiaları yer alıyordu. Aynı mektupta, istediği parayı vermemem halinde 'itirafçı olacağını' söyleyerek beni de tehdit etmiş, ayrıca ileride kimler hakkında hangi iddiaların ortaya atılacağını ayrıntılarıyla yazmıştı.

Bugün yaşanan gelişmelerin, aylar önce tarafıma iletilen bu mektuptaki anlatımlarla büyük ölçüde örtüştüğünü üzülerek görüyorum. Bu nedenle yaşanan sürecin tesadüf olmadığı kanaatindeyim.

Öte yandan, henüz adli işlemler tamamlanmadan sosyal medya ve bazı haber mecraları üzerinden peş peşe yayınlar yapılması da dikkat çekicidir. Yargı süreci sonuçlanmadan insanların suçlu ilan edilmesi, masumiyet karinesini zedeleyen son derece sakıncalı bir yaklaşımdır.

Bugün yaşananlar yalnızca gözaltına alınan kişileri değil, ailelerini, yakınlarını ve toplumun adalet duygusunu da yaralamaktadır. Hukuk devleti, önceden oluşturulmuş algılarla değil; somut deliller, tarafsız soruşturmalar ve adil yargılamalarla ayakta kalır.

Ben bir hukukçu olarak, Türk yargısının gerçekleri ortaya çıkaracağına ve adaletin eninde sonunda tecelli edeceğine inanmak istiyorum. Masum insanların itibarlarının, doğruluğu yargı kararıyla ortaya konulmamış iddialarla zedelenmesine son verilmesini bekliyorum.

Hukukun üstünlüğünün yeniden hâkim olduğu, adaletin hiçbir baskı ve yönlendirmeden etkilenmeden işlediği bir Türkiye umudumu koruyorum."