83 yaşında hayatını kaybeden usta sanatçı Bilgesu Erenus, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'ndeki törenin ardından son yolculuğuna uğurlandı. Oğlu Ali Erenus'un sözleri törendekileri duygulandırdı.
Senarist, oyun yazarı ve müzisyen kimliğiyle tanınan Bilgesu Erenus için Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde tören düzenlendi. Törenin ardından Erenus'un cenazesi Nakkaştepe Mezarlığı'nda toprağa verildi.
83 yaşında hayatını kaybeden Bilgesu Erenus için Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde düzenlenen törene ailesi, yakınları ve sevenleri katıldı.
"O CESARETİ ÇOK ARAYACAĞIZ"
Tören, Erenus için hazırlanan video gösterimiyle başladı. Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever, konuşmasında şunları söyledi:
"Türkiye çok özel bir hanımefendiyi kaybetti. Bu dünyadan bir Bilgesu Erenus geçti. Kendi ülkesinin dertleriyle dertlenen, kendi ülkesinin insanlarının dertleriyle dertlenen, onları kendine dert edinen ve cesaretle onları hiç yalnız bırakmadan yanlarında olan çok değerli bir aydınlığı kaybetti. Bizim Şehir Tiyatrosu ailesi olarak tek tesellimiz, kendisinin Yaftalı Tabut oyunu 5 senedir kapalı gişe İstanbul Şehir Tiyatrosu'nda oynuyor. Yeni bir jenerasyonla da oyunlarının kucaklaştığını gördü, buna tanıklık etti bizim tek tesellimiz bu. Artık öyle konuşan aydınlarımız yok, parmaklarımızın sayısı kadar az, kimse konuşmuyor. O cesareti çok arayacağız. Sanıyorum ki onun yokluğundan sonra onu daha fazla özleyeceğiz. Biz bu evi onu her zaman sevgi, saygı, hürmet ve özlemle anacağız. Kattıkları için kendisine teşekkür ediyoruz, minnettarız. İyi ki hayatımıza dokunmuş diyorum. Yattığınız yer incitmesin. Buluşmak dileğiyle. Hepimizin başı sağ olsun."
"DAİMA EZİLENLERİN, ZORDA OLANIN, MAĞDURLARIN YANINDA OLDUN"
Bilgesu Erenus'un özgeçmişinin okunmasının ardından konuşma yapan oğlu Ali Erenus ise şu ifadeleri kullandı:
"Bilgesu Erenus hayat yolculuğunda daima ezilenlerin, zorda olanın, mağdurların yanında oldun. Hiçbir menfaat uğruna görüşünü, duruşunu değiştirmedi. Öncü oldu yol açtı, yol gösterdi. Beraber yola çıktığı arkadaşlarının bazıları onu yolda, cebi büyük yapımcılarla, medya patronlarıyla ve güçlü siyasal figürlerle değiştirdiler. Ama o hiç yalnız kalmadı. Eylemlerine destek verdiği öğrenciler, işçiler, memurlar, Cumartesi Anneleri ve elinin, kalbinin dokunduğu daha niceleri onu hiç unutmadılar. Son zamanlarına kadar aradılar, ziyaret ettiler. Yapabilecekleri bir şey olup olmadığını defalarca sordular. Vefatından sonra ismi Bilgesu olan birçok genç bize ulaştı. Kimi doktor olmuş şifa dağıtıyor. Kimi Van Devlet Tiyatrosu'nda oyuncu. Biliyorum ki ismi Bilgesu olan onlarca genç kadının dışında, ismini almasalar da onun hayattaki duruşunu örnek alan binlerce genç kadın ve genç erkek var. Bilgeliğini insanlığına yansıtabilen, hayatına dokunduğu insanlarda gerçekten bir fark yaratabilen, aydın kelimesinin içini hakkıyla dolduran biriydi Bilgesu Erenus. Onun için artık yapacak bir şey olmasa da bize düşen görev aydınlarımızı, toplum ışıklarımızı henüz yaşarlarken, hayattakilerken onurlandırmak. Ürettiklerine ve öğretilerine sahip çıkmak. Birey olarak ben ne yapabilirim ki diye düşünmeden çektiği filmleri sinemada izlemek, sempozyumlarına katılmak, kitaplarını almak, konserlerine gitmek bile şu an toplumda kendini öksüz, yetim hisseden aydınlarımıza çok iyi gelecektir.
Bana bunca şeyi verdiğin için teşekkürler. Bana sesi ve alfabeyi verdin. Onlarda düşündüğüm ve söylediğim sözcükleri verdin. Anne, dost, kardeş, ışığı verdin. İnsanların ruhuna giden yolu aydınlatan ışık. Onların ruhuna giden yolu aydınlatan ışık."
Konuşmaların tamamlanmasının ardından Erenus'un cenazesi Kuzguncuk Camisi'ne götürüldü. Cenaze namazının ardından Erenus, Nakkaştepe Mezarlığı'nda toprağa verildi.