Yeni Parti’yi Bekleyen Tehlike

Cumhuriyet Halk Partisi’ne oy veren seçmen davranışları incelendiğinde farklı nedenler sıralanabilir. Bunların başlıcaları şunlardır:

1. İnsanların yaşam tercihlerinin kısıtlanacağına yönelik endişeleri
2. Atatürk’ün partisi olması
3. Eğitimli seçmen tarafından Batı medeniyetine yakın algılanması
4. Halka yönelik özgürlükçü söylemleri
5. Bazı tarikat ve dini gruplara karşı mesafeli duruşu


Bu nedenler arasında eğitim, ekonomi, adalet, tarım gibi politikalara ilişkin görüşler genellikle ön sıralarda yer almaz. Seçmenin oy verme davranışının altında çoğunlukla hükümet partisinin “metal yorgunluğuna” karşı güçlü bir alternatif arayışı ve kişisel yaşam kaygıları öne çıkar.

CHP’nin örgütlenme yapısının seçmen davranışına etkisi ise yok denecek kadar azdır. Oy veren seçmenlerin çoğu parti binasını bilmez, yöneticilerini tanımaz. Küçük bir grup, yıllarca kendi oluşturdukları yanlı delegelerle koca partiyi yönetmiştir. Dışarıdan çok örgütlü gibi görünse de üye sayısı ile seçmen sayısı karşılaştırıldığında yerel yöneticilerin halkla ilişkilerinin zayıf olduğu açıktır. Buna rağmen “Cumhuriyet Halk Partisi” ismi, seçmen için çekicilik yaratmaya yetmiştir.

Bugün gelinen noktada ise CHP’de büyük bir fırtına kopmuş, ayrılıklar başlamıştır. Özgür Özel’in dün yaptığı açıklamayla “Yeni Parti” resmen hayata geçmiştir.

Kurulan bu parti, CHP’nin hastalıklı teşkilat yapısını taşımamalıdır. Küçük bir azınlığın koca şehirleri halktan kopuk şekilde dizayn etmesine izin verilmemelidir. Yeni Parti’de gönül veren herkes eşit haklara sahip olmalıdır. Parti içinde paralel yapılar kurulursa geniş halk tabanlarına ulaşmak mümkün olmaz. CHP örneğinde olduğu gibi, oyların nereden ve neden geldiği konusunda fikir sahibi olunamaz; yalnızca hükümet partisinin alternatifi olunduğu için oy alınır. Bu senaryo, Yeni Parti için büyüyememe ve belirli bir oy oranına sıkışıp kalma anlamına gelir ki istenmeyen bir durumdur.

Sonuç olarak önerim şudur: CHP’den gelen yönetim anlayışı değiştirilmelidir. Daha aktif, dinamik, bilimsel ve halk gerçeklerine uygun yöneticilerle parti yeniden dizayn edilmelidir. Yeni Parti, belediye başkanlarının ve milletvekillerinin “oyun hamuru” haline getirilmemelidir. Başlangıçta sancılı olabilir ama geniş halk kitleleri tarafından kabul görür. Aksi takdirde belirli ideolojik grupların, mezheplerin ve paralel yapıların eline geçer; başlamadan kanserli bir yapı haline gelir.

Yeni Parti ülkemize hayırlı olsun. Umutlar, güzellikler ve adaletli bir yaşam getirsin…