Bursa

Zafer Partisi’nden Osmangazi’de göç, kentsel dönüşüm ve kadın politikaları mesajı

Zafer Partisi Osmangazi İlçe Başkanı Avukat Ali Algın ile Kadın, Çocuk ve Aile Politikaları Başkanı Suzan Küçüksaraç, Bursa’nın gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Açıklamalarda düzensiz göç, deprem riski, kentsel dönüşüm, kadınların siyasetteki yeri, kız çocuklarının eğitimi, çocuk istismarı ve kadına yönelik şiddetle mücadele başlıkları öne çıktı.

Zafer Partisi Osmangazi İlçe Başkanı Avukat Ali Algın ile Zafer Partisi Kadın, Çocuk ve Aile Politikaları Başkanı Suzan Küçüksaraç, Bursa’nın Osmangazi ilçesinde partililerle bir araya gelerek siyasi ve toplumsal gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

“DEMOKRASİYE KARA LEKE OLARAK GEÇMEKTEDİR”

Siyasette yaşanan gelişmeleri değerlendiren Ali Algın, siyasi partilerin iç işleyişine yönelik yargı süreçlerini eleştirerek partilerin geleceklerine genel kurulların karar vermesi gerektiğini savundu.

Algın, “Partilerin kendi kaderlerini kendi genel kurulları çizmesinden yanayım. Bu, hem partilere emek vermiş hem de gönül vermiş parti üyelerine hizmette Türk hukukuna ve demokrasisine kara leke olarak geçmektedir” dedi.

Zafer Partisi’nin yerel çalışmalarını genel merkezin belirleyeceği politikalar doğrultusunda şekillendireceklerini aktaran Algın, “Genel merkezimizin belirlediği politikalar nezdinde biz de ilimiz ve ilçemiz adına bu politikalara uyacağız” diye konuştu.

“GÖÇMEN SORUNU HAT SAFHADA YAŞANAN BİR İLÇE”

Osmangazi’nin hem nüfus yoğunluğu hem de göç hareketliliği nedeniyle Bursa’nın en kritik ilçelerinden biri olduğunu dile getiren Algın, özellikle Çarşamba Mahallesi başta olmak üzere birçok bölgede düzensiz göçün etkilerinin hissedildiğini öne sürdü.

Algın, bir hukukçu olarak adliyelerde karşılaştığı tabloya da değinerek, “Duruşma listelerinde hem göçmenlerin kendi aralarındaki hem de vatandaşlarımızla yaşadığı olayları görüyorum. Bu durumu hukuki bir problem olarak değerlendiriyorum” ifadelerini kullandı.

Vatandaşlık başvurularında da artış gözlemlediğini belirten Algın, “Bana bile ‘Vatandaş olmak istiyoruz, yardımcı olur musunuz?’ diye gelen insanlar oldu. Demografik yapımız açısından bunun tehlikeli olduğunu düşünüyoruz” dedi.

“KENTSEL DÖNÜŞÜMLE İLGİLİ HIZLICA ADIM ATILMASI GEREKİYOR”

Deprem gerçeğinin Bursa için göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayan Algın, yerel yönetimlere kentsel dönüşüm çalışmalarını hızlandırma çağrısında bulundu.

“Bursa ve Osmangazi deprem kuşağında yer alıyor” diyen Algın, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kentsel dönüşümle ilgili hızlıca adım atılması gerekiyor. Rantsal dönüşüm anlayışı bir kenara bırakılarak kamu yararı ve halk sağlığı öncelikli hareket edilmeli. Hukuki altyapı oluşturularak vatandaşlarla uzlaşı içinde bu süreç tamamlanmalı.”

Algın, Osmangazi’deki trafik yoğunluğunun da çözüm bekleyen önemli sorunlardan biri olduğunu ifade etti.

“İNSANLAR ARTIK BİZDEN UMUT BEKLER DURUMA GELMİŞ”

Algın, politikalarının toplum üzerindeki etkilerine ilişkin saha gözlemlerini paylaşarak, vatandaşlardan yoğun şikayet aldıklarını söyledi.

“Mahallelerde vatandaşlarımız bize, ‘Şu aileyle anlaşamıyoruz, bize yardımcı olun.’ diyor” ifadelerini kullanan Algın, “İnsanlar artık kamu görevlilerinden ziyade Zafer Partisi yöneticilerinden umut bekler duruma gelmiş” değerlendirmesinde bulundu.

Düzensiz göç ve vatandaşlık süreçlerinin daha sıkı denetlenmesi gerektiğini savunan Algın, bu konuda kendilerine ulaşan vatandaşlara hukuki destek de sunduklarını belirtti.

“KADIN VARSA ORASI GÜZELLEŞİYOR”

Kadınların siyasette daha fazla yer almasını önemsediklerini söyleyen Algın, Osmangazi İlçe Teşkilatı’nda kadın ve genç üyelere ağırlık verdiklerini anlattı.

“Kadınlar gerçekten hayatın içerisinde olması gerektiği gibi siyasetin içerisinde de olmalı” diyen Ali Algın, düzenli olarak gerçekleştirdikleri stant çalışmalarında kadın üyelerin aktif görev aldığını söyledi.

Algın, “Kadın üyelerimizin çoğunlukta olduğu stantlarımızı gören kadınlar partimize ilgi gösteriyor ve teşkilatımıza katılıyor” dedi.

“KADINA ŞİDDET EĞİTİMLE ÖNLENEBİLİR”

Ali Algın, kadına yönelik şiddetin yalnızca cezalarla değil, eğitimle de önlenebileceğini dile getirerek, çocuk yaşlardan itibaren bilinç oluşturulması gerektiğine dikkat çekti.

“Ağaç yaşken eğilir” sözünü hatırlatan Algın, “İlkokuldan itibaren çocuklarımıza kadına şiddetin kabul edilemez olduğu öğretilmeli. Eğitimle birlikte caydırıcı cezalar da uygulanmalı” ifadelerine yer verdi.

Osmangazi İlçe Başkanlığı olarak kendilerine ulaşan kadınlara hukuki destek sağladıklarını belirten Algın, “Yapılması gereken dilekçeleri yazıyor, hukuki süreçlerde yardımcı oluyoruz” diye konuştu.

“SOKAK SOKAK, GEREKİRSE EV EV GEZMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

Zafer Partisi Kadın, Çocuk ve Aile Politikaları Başkanı Suzan Küçüksaraç ise Bursa’da yürüttükleri teşkilatlanma ve kadın çalışmaları hakkında bilgi verdi.

Küçüksaraç’ Türkiye genelindeki çalışmaların sürdüğünü belirterek, Bursa’da güçlü bir teşkilat yapısına sahip olduklarını söyledi.

“Türkiye’nin her yerinde Kuva-yi Milliye hareketini sürdürüyoruz. Bursa’da da çok kuvvetli bir ekibimiz var. Sokak sokak, gerekirse ev ev gezmeye devam edeceğiz.” diyen Küçüksaraç, teşkilatların genel merkezle koordineli şekilde çalıştığını ifade etti.

“ZAFER PARTİSİ’NDE KADININ BİR KOTASI YOK”

Kadınların siyasette daha etkin rol alması için çalışmalar yürüttüklerini dile getiren Küçüksaraç, partilerinde kadınlara yönelik kota uygulaması bulunmadığını belirtti.

“Kadınlarımızın söz hakları her geçen gün artıyor” ifadelerini kullanan Küçüksaraç, “Atatürk’ün Kızları” adıyla Türkiye genelinde başlattıkları programlarla Türk kadınının tarihsel rolünü ve siyasetteki yerini öne çıkarmayı amaçladıklarını söyledi.

“BİZ İKTİDARA TALİBİZ”

Suzan Küçüksaraç, Zafer Partisi’nin kendisini muhalefet partisi olarak görmediğini ifade ederek, iktidar hedefiyle çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi.

Saha ziyaretlerinde kadınlardan yoğun ilgi gördüklerini belirten Küçüksaraç, kadınların en çok çocuklarının güvenliği, üretime katılabilme, kreş ihtiyacı ve ekonomik yaşamla ilgili sorunlarını dile getirdiğini aktardı.

Küçüksaraç, şu ifadeleri kullandı:

“Ben de bir kadınım, bir anneyim, bir eşim. Gittiğim her yerde kadınların üretmek, çalışmak ve çocuklarını güven içinde yetiştirmek istediğini görüyorum.”

“ÇOCUK İSTİSMARININ ASLA KABUL EDİLEBİLİR BİR TARAFI YOK”

Çocuklara yönelik istismar olaylarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Küçüksaraç, bu suçlarda daha ağır yaptırımlar uygulanması gerektiğini savundu.

“Çocuk istismarının asla kabul edilebilir bir tarafı yok” diyenKüçüksaraç, çocukların aile ortamında ve kendi kültürel değerleri içerisinde yetişmesi gerektiğini ifade etti.

Küçüksaraç, çocuklara yönelik suçlarda caydırıcılığın artırılmasının önemine dikkat çekti.

“KIZ ÇOCUKLARI OKUTULACAK, TÜRK KADINI ÇALIŞACAK”

Suzan Küçüksaraç, kız çocuklarının eğitim hakkının korunmasının öncelikleri arasında yer aldığını söyleyerek, kadınların ekonomik hayatta daha güçlü yer alabilmesi için sosyal desteklerin artırılması gerektiğini belirtti.

“Kız çocukları okutulacak, en iyi eğitimleri alacak, Türk kadını çalışacak” ifadelerini kullanan Küçüksaraç, kadınların çalışma hayatına katılımını kolaylaştıracak kreş imkanlarının yaygınlaştırılmasının önemine vurgu yaptı.

“DEVLETİN KORUYAMADIĞI BİR KADINI KİMSE KORUYAMAZ”

Kadına yönelik şiddet konusunda mevcut uygulamaların yeterli olmadığını savunan Küçüksaraç, koruma mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

“Devletin koruyamadığı bir kadını kimse koruyamaz” diyen Küçüksaraç, uzaklaştırma kararlarının etkin uygulanması, sığınma evlerinin artırılması ve koruma tedbirlerinin eksiksiz işletilmesi gerektiğini söyledi.

“KADIN ÇALIŞMALI, ÜRETMELİ”

Küçüksaraç, kadının ekonomik bağımsızlığının şiddetle mücadelede önemli bir unsur olduğunu belirtere, evlilik öncesinde çiftlere yönelik bilinçlendirme eğitimlerinin de hayata geçirilmesini önerdi.

Suzan Küçüksaraç, “Kadın çalışmalı, üretmeli. Ayakları üzerinde duran kadınlar daha güçlü oluyor” ifadelerini kullanarak, kadına yönelik şiddet suçlarında ceza indirimlerinin kaldırılması ve daha caydırıcı yaptırımlar uygulanması gerektiğini savundu.

Kadına yönelik şiddetin toplumda sıradanlaştırılmaması gerektiğini vurgulayan Küçüksaraç, koruma mekanizmalarının güçlendirilmesinin ve mağdurların daha etkin biçimde desteklenmesinin önemine de ayrıca dikkat çekti.