Zeigarnik etkisi

Psikolojide Zeigarnik etkisi, tamamlanmamış ya da yarım bırakılmış işlerin zihnimizde tamamlanmış olanlardan daha çok yer etmesi eğilimini ifade eder. Bluma Zeigarnik’in 1927’de yaptığı gözlemlerden doğan bu kavram, bir garsonun ödenmemiş siparişleri ödenmişlerden daha iyi hatırlamasıyla somutlaşır: bitmemiş olan, zihnimizde bir gerilim yaratır ve bu gerilim hafızayı diri tutar.

Günlük hayatta bu etkiyi sıkça deneyimleriz. Bir diziyi izlerken “devamını merak etme” hali, yarım kalmış bir proje yüzünden gece uykusuz kalmak, hatta mesajına cevap alamadığımız bir dostu düşünmeye devam etmek… Hepsi zihnin tamamlanmamış olanı sürekli hatırlatma çabasının örnekleridir. Bu sebeptendir ki, yarım kalmış dizilerim devamını merakla bekleriz ya da yarım kalmış aşklarımızı hiç unutmayız . Özlem hep tamamlanmamış, bitirilmemiş duygulara işlere yöneliktir.

Fromm, insanın temel ihtiyaçlarını “ilişki kurma, özgürlük, yaratıcılık ve anlam arayışı” üzerinden tanımlar. Ona göre özgürlük, aynı zamanda bir yükümlülük ve gerilim kaynağıdır: İnsan, özgür olduğunda seçimlerinin sorumluluğunu taşır ve bu sorumluluk çoğu zaman huzursuzluk yaratır.

Zeigarnik etkisiyle Fromm’un özgürlük anlayışı arasında ilginç bir paralellik vardır. Tamamlanmamış işler zihnimizde bir “özgürlük borcu” gibi kalır. Bitirmediğimiz her iş, aslında kendi özgürlüğümüzün yarım kalmış bir ifadesidir. Fromm’un “üretken yönelim” dediği sağlıklı kişilik hali, bu yarım kalmışlıkları yaratıcı bir şekilde tamamlamayı, gerilimi dönüştürmeyi gerektirir.

Bir öğrenci düşünelim: Tezini yazarken sürekli bölünür, sosyal medyaya girer, arkadaşlarıyla buluşur. Ama zihninde hep o yarım kalan tez vardır. Zeigarnik etkisi, bu öğrenciyi sürekli geri çağırır. Eğer bu çağrıya kulak vermezse huzursuzluğu artar. Fromm’un bakışıyla ise bu huzursuzluk, aslında özgürlüğün sorumluluğudur: Tezi bitirmek, sadece akademik bir görev değil, aynı zamanda kendi özgürlüğünü üretken bir şekilde gerçekleştirmektir. Yarım kalan aşığınızın birgün geri size dönüp yaşayamadığınız bu duyguları daha derin yaşayacağınızı umut edersiniz. Kısacası hayat umut etmek beklemektir…

Zeigarnik etkisi bize şunu hatırlatır: Yarım kalan işler zihnimizde boşluk değil, gerilim yaratır. Fromm ise bu gerilimi bir kaçış değil, bir yaratım fırsatı olarak görür. Hayatın küçük yarım kalmışlıkları cevapsız mesajlar, bitmemiş yazılar, ertelenmiş hayaller aslında bize özgürlüğümüzü hatırlatır. Onları tamamlamak, sadece huzur bulmak değil, aynı zamanda kendi otantik benliğimizi inşa etmektir. Atatürk bize öyle bir miras bıraktı ki biz yaşadığımız sürece onun özlemini duyacağız. O miras medeni ülkeler seviyesi çıkma idealidir…