Türk Eğitim Derneği'nin düşünce kuruluşu TEDMEM tarafından hazırlanan "2025 Eğitim Değerlendirme Raporu", Türkiye’nin eğitim sistemine dair çarpıcı verileri ve geleceğe yönelik kritik projeksiyonları kamuoyuyla paylaştı. Raporda, hızla düşen doğum oranlarının yakın gelecekte sınıfları boşaltacağı uyarısı yapılırken; lise düzeyindeki sınıf tekrarı oranları ve üniversite sınavındaki kronikleşen yığılmalar dikkat çekici boyutlara ulaştı.
DOĞUM ORANLARINDAKİ DÜŞÜŞ: 2030’DA OKUL KAYITLARI ÇAKILACAK
Raporun en dikkat çekici bölümlerinden birini, Türkiye’nin değişen demografik yapısının eğitim üzerindeki etkileri oluşturdu. TÜİK verilerine dayandırılan analize göre, 2014 yılında 1 milyon 351 bin olan doğum sayısı, 2024 yılı itibarıyla 937 bin 559’a gerileyerek son on yılda yüzde 30,6 oranında azaldı.
Bu keskin düşüşün eğitim planlamasını kökten değiştireceği belirtilen raporda, 2030 yılı itibarıyla ilkokula başlayacak öğrenci sayısında yüzde 21’lik bir azalma beklendiği ifade edildi. TEDMEM; bütçe yönetimi, derslik inşası, öğretmen atama planlamaları ve yükseköğretim kontenjanlarının bu demografik gerçeklik ışığında acilen yeniden yapılandırılması gerektiğini vurguladı. Üniversite kapasitelerinin sadece uluslararası öğrenci artışına güvenilerek korunmaya çalışılması yerine, hayat boyu öğrenme modellerinin güçlendirilmesi önerildi.
LİSELERDE SINIF TEKRARI VE AÇIKÖĞRETİM HAREKETLİLİĞİ
Eğitim sistemindeki güncel aksaklıklara da ışık tutan rapor, lise türlerine göre sınıf tekrarı oranlarındaki artışı gözler önüne serdi. 2024-2025 döneminde sınıf tekrarı oranları şu şekilde kaydedildi:
-
GENEL LİSELER: Yüzde 18,5
-
MESLEKİ VE TEKNİK LİSELER: Yüzde 28,5
-
İMAM HATİP LİSELERİ: Yüzde 30
Örgün eğitimden açıköğretim liselerine geçişlerde ise radikal bir değişim yaşandı. 9. sınıf öğrencilerinin açıköğretime geçişi bir yıl içinde yaklaşık üç kat artarak 47 bin 491’e yükseldi ve bu grup toplam geçişlerin yüzde 58,4’ünü oluşturdu. Buna karşılık, önceki yıllarda yoğunluk gösteren 12. sınıfların açıköğretime geçiş oranında dört katlık bir azalma görüldü. Milli Eğitim Bakanlığı bünyesindeki Erken Uyarı Sistemi’nin, okuldan kopma riski taşıyan bu öğrencilerin tespiti için kritik önemde olduğu hatırlatıldı.
YKS’DE "MEZUN" HEGEMONYASI VE YERLEŞME SORUNU
2025 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) verileri, sınav sisteminde "tekrar"ın bir alışkanlık haline geldiğini kanıtladı. Bir yükseköğretim programına yerleşen her 10 adaydan 7’sinin sınava daha önce de girmiş adaylar olduğu görüldü. Yerleşenlerin yalnızca yüzde 30,12’si lise son sınıf öğrencilerinden oluştu.
Lise son sınıftaki 812 bin adayın yarısına yakını (yüzde 48,57) tercih yaparken, sadece yüzde 16,46’sı dört yıllık lisans programlarına yerleşebildi. Raporda bu tablonun nedenleri arasında; adayların yüksek puan beklentileri, istihdam piyasasındaki belirsizlikler, ekonomik koşullar ve okullardaki mesleki rehberlik hizmetlerinin yetersizliği gösterildi.