Muğla’nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı çevresindeki tarım arazilerinin acele kamulaştırılmasına karşı açılan dava kapsamında dün yapılan bilirkişi keşfine yönelik protesto sırasında gözaltına alınan İkizköy Mahalle Muhtarı Nejla Işık’ın kızı Esra Işık, "size cehennemi yaşatacağız " sözleri nedeniyle CK 265. maddesinde düzenlenen "Görevi Yaptırmamak İçin Direnme" suçu Milas Sulh Ceza Hâkimliğince tutuklandı.

Mahkeme heyeti, Akbelen direnişçisi Işık’ın bölgedeki mahkeme heyetinin başkaca keşifleri olması sebebiyle bilirkişilere baskı yapabileceği, adli kontrol tedbirlerinin bu aşamada yetersiz kalacağı gerekçesi ile tutuklama kararı verdi.

sra Işık’ın Avukatı Ramazan Kaya, Işık’ın tutuklama kararı ardından BirGün’e yaptığı değerlendirmede, “Esra maalesef tutuklandı. Tutuklama gerekçesi, kamu görevlisine karşı direnme ve tehdit yoluyla direnme suçlaması. Ancak biz hukukçular olarak bu kararın istisnai olması gerekirken, Türkiye’de artık kural haline geldiğini düşünüyoruz. Bu tutuklamanın, Akbelen direnişine yönelik bir gözdağı amacı taşıdığı kanaatindeyim” dedi.

"ESRA’NIN KAÇMAYACAĞINI BİLİYORLAR"

Kaya, tutuklama için yalnızca kuvvetli suç şüphesinin yeterli olmadığını, kaçma şüphesi ya da delilleri karartma ihtimali de olması gerektiğini belirtti. “Esra’nın kaçmayacağı herkes tarafından biliniyor. Dosyada karartılabilecek bir delil de yok. Ayrıca sabıkası bulunmuyor ve olası bir ceza durumunda cezaevine girmesini gerektirecek bir tablo da söz konusu değil. Bu nedenle adli kontrol uygulanarak serbest bırakılması mümkündü. Ancak bu yol tercih edilmedi. Burada verilmek istenen mesajın ‘diğerleri geri adım atsın’ olduğu açık” diye ekledi.

Özkan Yalım görevinden uzaklaştırıldı
Özkan Yalım görevinden uzaklaştırıldı
İçeriği Görüntüle

"ÖNCELİĞİMİZ ESRA’YI SEVDİKLERİNE KAVUŞTURMAK"

Sonraki sürece dair bilgi veren Kaya, konuşmasına şu ifadelerle devam etti: “Bundan sonraki süreçte davanın bir an önce açılması ve ilk celsede tahliye edilmesi için çalışacağız. Ayrıca itiraz yolunu da kullanacağız. Savcılıkla yapılacak görüşmelere göre, dosyanın gereksiz yere uzamaması için bir yol haritası belirleyeceğiz. Diğer avukatlarla birlikte ortak bir karar alacağız. Türkiye bir hukuk devleti. Söylenecek çok şey var ama herkes zaten söyledi. Bizim önceliğimiz, Esra’yı bir an önce annesine ve sevdiklerine kavuşturmak.”

"SÖZLERİM ŞİRKET YETKİLİLERİNEYDİ"

Dosya arasında yer alan görüntü izleme tutanağında ve Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce tutulan dün (30 Mart) tutanakta, Işık’ın mahkeme heyetine yönelik olarak "size cehennemi yaşatacağım" şeklinde bir söylemde bulunduğu belirtilerek Işık’a soru yöneltildi. Işık’ın mahkeme heyetine verdiği ifade şu şekilde oldu:

"Ben keşfi engelleyecek herhangi fiziksel eylemde bulunmadım. Anayasal hakkımı kullanmak için oradaydım. Keşif yapılan alan özel mülktür. Sahibini tanımaktayım. Acele kamulaştırma iptali için Danıştay'da dava bulunmaktadır. Olay yerine gittiğimde sivil bir araç gördüm, üzerinde resmi bir ibare yoktu. Şirket aracı olduğunu düşündüm. Daha önce de şirket araçları özel mülke girmişti."

Işık, mahkeme heyetine yönelik "size cehennemi yaşatacağız, Allah belanızı versin" gibi sözler söylediği iddiasını hatırlamadığını, söylediyse bile bunları mahkeme heyetine değil, şirket yetkilisi olduğunu düşündüğü ifade etti.

Kaynak: BİRGÜN