Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mustafa Akış, "muhteris (ihtiraslı) sondan ikinci başbakan" sözleriyle Davutoğlu'na sert karşılık verdi.
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun, Başbakanlık görevinden ayrılma sürecine dair yaptığı "Siyasi Ahlak Yasası'nı istediğim için darbe yapıldı" açıklaması, iktidar kanadında yankı buldu.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mustafa Akış, Davutoğlu’nun o dönemde kendisine karşı çıktığını söylediği isimlere "üçlü çete" demesine ve "kısıtlandığı" yönündeki açıklamalarına ağır ifadelerle tepki gösterdi.
SARAY'DAN DAVUTOĞLU'NA AĞIR SÖZLER
Mustafa Akış, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada Ahmet Davutoğlu’nu "muhteris" (ihtiraslı) olarak nitelendirerek dikkat çeken iddialarda bulundu.
Akış, Davutoğlu’nun Başbakanlık koltuğuna oturur oturmaz uluslararası güçleri arkasına alarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı etkisizleştirmeye ve tasfiye etmeye çalıştığını savundu.
Davutoğlu’nun "şeffaflık" ve "ahlak yasası" söylemlerini bir reform hareketi olarak değil, "bizden öncekiler kirli, biz temiziz" mesajı veren bir iftira kampanyasının parçası olarak tanımlayan Akış, Davutoğlu’na sert yüklenerek, "Lütfen yalanlarınıza ve ihtiraslarınıza Miraç gecemizi ve teheccüt namazınızı alet etmeyiniz" dedi.
3'LÜ ÇETE KAVGASI ÇIKTI
Davutoğlu’nun, Başbakanlığı döneminde yetkilerinin kısıtlandığı iddiasında sorumlu tuttuğu Binali Yıldırım, Berat Albayrak ve Süleyman Soylu için kullandığı "üçlü çete" ifadesine karşı çıkan Akış, bu isimlerin AKP’nin hukukunu koruduğunu belirtti.
Akış, Davutoğlu’nun "ayak oyunları ile partinin genlerini değiştirmeye kalktığını", bu durum karşısında parti teşkilatının ve üst organlarının liderlik makamına sahip çıkarak Davutoğlu’nun elinden il başkanı atama yetkisini aldığını söyledi. Davutoğlu'nun hedef aldığı isimlerin Erdoğan’ın liderliğini korumak adına karşı duruş sergilediğini ifade eden Akış, "Allah başta Binali Yıldırım, Berat Albayrak ve Süleyman Soylu olmak üzere tüm o arkadaşlarımızdan razı olsun" dedi.
Akış ayrıca, Davutoğlu ile ittifak yapan bazı isimlerin de kendilerine gelerek "bizi bu muhteris başbakandan kurtarın" dediklerini öne sürerken şu ifadeleri kullandı:
"O yüzden kıyıda köşede kiminle konuşuyorsanız; onların hukukunu da lütfen koruyun. Kamuoyunun önünde ağzınıza sakız etmeyin. Kıyıda köşede konuşanların size ne konuştuğu, bize ne konuştuğu belli olmaz."
Değerli muhteris sondan ikinci başbakanımız. Aslında gerçekten bir sürü önemli işimiz var. Sizinle vakit kaybedecek durumda değiliz. Fakat kamuoyunu yanılttığınız ve yalan söylediğiniz için (bu maalesef sizde huy olmuş) açıklama yapmak gereği hasıl oluyor. Öncelikle sizin şeffaflık paketi diyerek Siyasi Etik Kanunu'nu çıkaracağınızı duyurduğunuz tarih, 14 Ocak 2015. Sizden il başkanı atama yetkisinin alınması ise 2 Mayıs 2016. Bunları arka arkaya olaylarmış gibi anlatmanız doğru değil. Fakat bu hadiseler arasında bir bağlantı var evet, o da şu: Siz sondan ikinci başbakanlığınız döneminde başbakan olur olmaz etrafınızdaki çete ile birlikte arkanıza uluslararası güçleri de alarak Sayın Cumhurbaşkanımızı önce etkisizleştirip sonra da tasfiye etmeye gayret ettiniz. Sizin şeffaflık dediğiniz iyiniyetli bir reform hareketi değil; bilakis yürüdüğünüz “kutlu yolda” bizden "öncekiler kirli, biz temiziz" şeklindeki iftira kampanyasının bir parçasıydı. Bu ve bunun gibi birçok ayak oyunu ile partinin de genlerini değiştirmeye kalktığınızda pek tabi olarak AK Parti’nin sahibi olan teşkilat ve onun en üst temsil organı hukukuna sahip çıktı ve elinizden il başkanı atama yetkisini aldı. İşte sizin bu şekilde Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğini hedef almanız neticesinde de üçlü çete dediğiniz kişiler ve onların yanında çok sayıda arkadaşımız karşınızda durdular. Allah başta Binali Yıldırım, Berat Albayrak ve Süleyman Soylu olmak üzere tüm o arkadaşlarımızdan razı olsun. Kıymetli muhteris sondan ikinci başbakanımız şimdi bizimle kıyıda köşede buluşan ittifak ettiğiniz birçok kimse de “yahu ne olur bizi muhteris sondan ikinci başbakanımızdan kurtarın” diyorlar. O yüzden kıyıda köşede kiminle konuşuyorsanız; onların hukukunu da lütfen koruyun. Kamuoyunun önünde ağzınıza sakız etmeyin. Kıyıda köşede konuşanların size ne konuştuğu, bize ne konuştuğu belli olmaz. Son olarak değerli sondan ikinci başbakanımız, lütfen yalanlarınıza ve ihtiraslarınıza Miraç gecemizi ve teheccüt namazınızı alet etmeyiniz. Bunları söylemeden de kamuoyuna açıklama yapabilirsiniz. Biz sizin Müslüman olduğunuza inanıyoruz zaten.