Dil, zaman içinde değişen ve dönüşen canlı bir yapı olarak kabul ediliyor. Toplumların yaşam tarzı, kültürel alışkanlıkları ve günlük kullanım biçimleri değiştikçe kelimelerin anlamları da farklılaşabiliyor.
Bugün konuşurken hiç düşünmeden kullandığımız bazı sözcükler, geçmişte bambaşka anlamlara geliyordu. Kimi kelimeler olumlu anlamdan olumsuza dönerken, kimi kelimeler ise günlük dilde tamamen farklı bir karşılık kazandı.
PİNTİ
Bugün “cimri, eli sıkı” anlamında kullanılan pinti, geçmişte “kıvırcık saçlı, gösterişsiz” kişileri tarif eden fiziksel bir ifade olarak kullanılıyordu.
ÇIKAR
Günümüzde “menfaat, fayda” anlamıyla bilinen çıkar, eskiden daha çok “dışarı atma, çıkarma” eylemini anlatıyordu.
EDEPSİZ
Bugün “terbiyesiz” anlamında kullanılan edepsiz kelimesinin geçmişteki anlamı oldukça farklıydı. Eskiden “usulüne, adabına uygun davranan” yani edep sahibi kişileri anlatmak için kullanıldığı belirtiliyor.
BAYAT
Günümüzde tazeliğini yitirmiş yiyecekler için kullanılan bayat, eski Türkçede “hoş kokulu, güzel” anlamına geliyordu.
MÜTHİŞ
Bugün “harika, çok iyi, mükemmel” anlamında kullanılan müthiş, Arapça kökeninde “dehşet veren, korkunç” anlamı taşıyordu. Zamanla olumsuz anlamdan olumlu bir övgü sözcüğüne dönüştü.
EZİK
Bugün daha çok “öz güvenini kaybetmiş, ruhen çökmüş ya da fiziksel olarak darbe almış” kişiler için kullanılan ezik, geçmişte “mütevazı, alçakgönüllü” insanları anlatan olumlu bir kelime olarak kullanılıyordu.
OĞLAN
Günümüzde erkek çocukları için kullanılan oğlan, eskiden cinsiyet ayrımı yapılmadan “çocuk” anlamında kullanılıyordu.
AYAK
Bugün vücudun bir organı olarak kullanılan ayak, klasik edebiyatta farklı bir anlam taşıyordu. Eski metinlerde “kadeh” anlamına da gelirdi. Fuzuli’nin “Sun saki bana o dolu ayağı” dizesindeki “ayak” kelimesi de bu anlamda kullanılmıştır.
REZALET
Bugün “utanılacak durum, skandal” anlamında kullanılan rezalet, geçmişte yalnızca rezil olma halini değil, “gariplik, şaşkınlık ve tuhaflık” durumlarını da ifade ediyordu.
AYAR
Eskiden “ölçü, tartı, denge” gibi daha somut ve teknik anlamlarda kullanılan ayar, günümüzde “ayar vermek” ya da “ayar çekmek” ifadeleriyle argoda “birine haddini bildirmek” anlamına da geldi.
MÜNASİP VE MÜSAİT
Münasip kelimesi eskiden yalnızca “uygun” değil, aynı zamanda “yakışık alan ve edepli” durumlar için de kullanılıyordu.
Müsait ise Arapça kökenli olarak “uygun, elverişli” anlamına geliyordu. Bugün ise daha çok “boşta, serbest” anlamında kullanılıyor. “Müsait bir zamanda ararım” cümlesi geçmişte “uygun bir vakitte ararım” anlamına gelirken, bugün daha çok “boş olduğumda ararım” şeklinde anlaşılıyor.
HİZMET
Eskiden “kölelik, kulluk” gibi feodal bir anlam taşıyan hizmet, zamanla “yarar sağlama, yardım etme” anlamında daha saygın bir kullanım kazandı.
ŞİMDİ
Bugün “hemen, şu anda” anlamında kullanılan şimdi, geçmişte daha geniş bir zaman dilimini ifade edebiliyordu. Eski kullanımda “Şimdi gideceğim” ifadesi, “yakında” ya da “birazdan gideceğim” anlamına da gelebiliyordu.
İMTİYAZ
Arapça kökenli imtiyaz, geçmişte “gözleri birbirinden ayırma, farklı görme” anlamıyla ilişkilendirilirken, günümüzde “ayrıcalık, özel hak” anlamında kullanılıyor.
MANİDAR
Aslında “anlamı olan, derin manalı” anlamına gelen manidar, günümüzde çoğunlukla “gizli mesajı olan, ima taşıyan ya da şüpheli görünen” durumları anlatmak için kullanılıyor.
CAZİBE
Eskiden daha çok insan üzerindeki “çekicilik” anlamıyla kullanılan cazibe, bugün “cazibe merkezi” örneğinde olduğu gibi yerleşim, ekonomi ve coğrafi çekim alanları için de tercih ediliyor.
GAYE
Eskiden “maksat, amaç” anlamında kullanılan gaye, modern kullanımda yine bu anlamını korurken bazı alanlarda farklı karşılıklarla da anılabiliyor.
AHLAK
Geçmişte daha geniş bir felsefi çerçevede “iyi huy, güzel davranış” anlamına gelen ahlak, günümüzde daha çok “toplumsal kurallara uygun davranış biçimi” olarak kullanılıyor.
SANAT
Eskiden el becerisi gerektiren her türlü “beceri, ustalık” anlamını taşıyan sanat, günümüzde daha çok estetik kaygılarla yapılan yaratıcı faaliyetleri anlatıyor.
EĞLENCE
Eskiden “oyalanma, vakit geçirme” anlamında kullanılan eğlence, bugün “hoş vakit geçirme, neşe ve aktivite” anlamıyla öne çıkıyor.
TECRÜBE
Eskiden bir şeyi “deneme, sınama” eyleminin kendisini anlatan tecrübe, bugün yaşanmış olaylardan elde edilen bilgi, birikim ve beceriyi ifade ediyor.
ENTERESAN
Fransızca ve İngilizce “interesting” kökeninden gelen enteresan, Türkçeye ilk girdiğinde “ilginç” anlamında kullanılıyordu. Zamanla “tuhaf, garip, sıra dışı” anlamlarını da kazandı.
HASTA
Eskiden yalnızca “sağlığı bozuk kişi” anlamında kullanılan hasta, günümüzde bir şeye duyulan aşırı ilgi ve tutkuyu anlatmak için de kullanılıyor. “Futbola hasta” ya da “arabaya hasta” gibi ifadeler bu değişime örnek gösteriliyor.
KELİMELER DE ZAMANLA DEĞİŞİYOR
Günlük hayatta sık sık kullandığımız bu kelimeler, dilin zaman içinde nasıl değiştiğini gösteriyor. Bazı sözcükler eski anlamından tamamen uzaklaşırken, bazıları yeni anlamlar kazanarak bugünkü kullanımına ulaşıyor.