İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu, 68’i tutuklu 414 sanıklı davanın 49’uncu duruşma gününde Medya AŞ Halkla İlişkiler Müdürü Elif Güven savunma yaptı. Tutuklu sanık olarak hâkim karşısına çıkan Güven, hakkındaki iddiaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve iftira niteliği taşıdığını söyledi.
Karar Gazetesinde yer alan habere göre; Güven, “20 yıldır iş hayatımda profesyonel olarak çalışıyorum. Hiçbir suç işlemedim. Kariyerimi tırnaklarımla kazıyarak oluşturdum. Bugün karşınıza özgürlüğümden mahrum bırakılarak tutuklu sanık olarak çıkıyorum” dedi.
“KAÇMAK AKLIMIN UCUNDAN GEÇMEDİ”
Havaalanında gözaltına alındığını hatırlatan Güven, kaçma şüphesiyle tutuklanmasına tepki gösterdi.
Güven, “Kaçmak aklımın ucundan geçmedi. Havaalanında Türkiye'ye döndüğümde gözaltına alındım. Suçsuzdum, kendi ayaklarımla Türk adaletine teslim oldum. Tutuksuz yargılanmamı beklerken tutuklandım. ‘Kaçma’ şüphesi yazıyordu. Yurt dışındayken uçağa binip yüce Türk adaletine teslim olan bir kişi olarak ben nasıl ‘kaçma’ şüphesiyle tutuklandım?” ifadelerini kullandı.
“BEN SÖZDE ÖRGÜT ÜYESİ OLDUĞUMU DAHİ BİLMİYORUM”
Güven, tutukluluk sürecinde önce Marmara Kadın Kapalı Cezaevi’nde kaldığını, ardından Bolu T Tipi Cezaevi’ne sevk edildiğini anlattı.
İlk iki buçuk ay hücrede tek başına kaldığını belirten Güven, daha sonra hükümlülerle aynı koğuşa alındığını ve kısa süre sonra ailesinden yaklaşık 300 kilometre uzaklıktaki Bolu T Tipi Cezaevi’ne gönderildiğini söyledi.
Sevk gerekçesinin kendisine “Siz aranızda örgüt olarak haberleşiyorsunuz” şeklinde açıklandığını belirten Güven, bu iddiayı reddetti.
Güven, “Benim özelimde tek bir sözde örgüt konuşması olmamıştır. Çünkü ben sözde örgüt üyesi olduğumu dahi bilmiyorum” dedi.
“DOKTORA GİDİYORUM SANDIM, SAVCILIĞA GÖTÜRÜLDÜM”
Savcılıkta alınan ikinci ifadesine ilişkin ayrıntıları da anlatan Güven, cezaevindeyken kendisine önce doktora götürüleceğinin söylendiğini, daha sonra savcılığa götürüldüğünü öğrendiğini belirtti.
Güven, tutukluluğunun yedinci gününde hücresine gelen infaz koruma memurunun “Elif hazırlan, seni doktora götüreceğiz” dediğini, cezaevi dışına çıkarılacağını anlayınca nedenini sorduğunu söyledi.
Koridorda ring aracına götürülürken kendisine savcının çağırdığının söylendiğini aktaran Güven, “Şaşırmıştım. Çünkü o anda ne cevap vereceğimi de bilmiyordum. Bunun avukatlık hakları açısından da çok doğru olmadığını düşündüm. Çünkü zaten tutukluydum ve o dönemde zihnim de oldukça bulanıktı” dedi.
“KİMSEYE İFTİRA ATAMAM DEDİM”
Güven, daha önce verdiği ifadeler dışında ayrıca ifade verme talebi olmadığını söyledi.
Avukatına “Ben bir şey bilmiyorum. Bildiklerimi zaten anlattım” dediğini belirten Güven, savcının kendisinden başka bir şey beklediğini düşündüğünü anlattı.
Güven, “Ama ben kimseye iftira atamam dedim. Bunu avukatıma yüzüne karşı söyledim” ifadelerini kullandı.
“BİLMİYORUM DEDİM, BU KEZ ‘HİSSETTİN Mİ’ DİYE SORULDU”
Savcılıktaki görüşmenin sorgudan çok sohbet şeklinde geçtiğini, ancak sürekli azarlandığını öne süren Güven, kendisine bir şey biliyormuş da söylemiyormuş gibi davranıldığını söyledi.
Güven, savcının kendisine bazı şirketlere ihale verilmesi yönünde telkinde bulunulup bulunulmadığını sorduğunu belirterek, “Gayet net bir soru. Ben de ‘Hayır’ dedim. Böyle bir şey yok” dedi.
Güven, buna rağmen soruların “Size şirket söylüyor muydu?”, “Hissediyor muydunuz?”, “İma ediliyor muydu?” şeklinde sürdüğünü söyledi.
Savunmasında, “Ben anlatıyorum, ‘Bilmiyorum’ diyorum. ‘Böyle bir şey bilmiyorum, hissetmedim’ diyorum. Çünkü bana sürekli hissiyat soruluyordu” ifadelerini kullandı.
“KİMSE BANA ‘ŞU İHALEYİ ŞU ŞİRKETE VER’ DEMEDİ”
İddianamede, reklam alan şirketleri kendisi belirliyormuş gibi bir tablo çizildiğini söyleyen Güven, bunu reddetti.
Güven, “Kimse bana ‘Şu ihaleyi şu şirkete ver’ demedi” diyerek Medya AŞ’de iş süreçlerinin değerlendirme ve raporlama üzerinden yürüdüğünü anlattı.
Kendisine önerilen şirketlerin olabileceğini, bu şirketlerin değerlendirilip raporlandığını belirten Güven, “Bu kadar. Bunda bir suç yok. Sonuçta hiçbir yönetici kafasına göre hareket etmez. Biz de bu görevlerde olduğumuz için bilgi ve tecrübemizi kullanıyoruz” dedi.
“İDDİANAMEDE KONUŞMALAR BAĞLAMINDAN KOPARILDI”
Güven, savcılıkta yaptığı açıklamaların iddianamede bağlamından koparılarak kullanıldığını öne sürdü.
Sekiz ay sonra iddianameye baktığında, konuşmaların teker teker farklı yerlere yerleştirildiğini söyleyen Güven, “Sanki ben bunları doğrulamışım ya da delil sunmuşum gibi kullanılmış. Hiçbirini kabul etmiyorum” dedi.
“İSTEDİĞİM GİBİ KONUŞMUYOR, İÇERİDE KALSIN”
Elif Güven, savcılıkta baskı altında hissettiğini ve bir süre sonra ağlamaya başladığını belirtti.
Savcının kendisine yönelik tavrını anlatan Güven, “Bak yine istediğim gibi konuşmadın. Bak yine konuşmuyorsun” şeklinde sözler duyduğunu öne sürdü.
Güven, savcının yüzüne karşı “İstediğim gibi konuşmuyor, içeride kalsın” dediğini iddia etti.
Bu sözler karşısında şaşkınlık yaşadığını belirten Güven, “Nasıl yani Sayın Savcım? Bunun bir hukuku yok mu?” diye düşündüğünü ancak o anda bunu söyleyemediğini ifade etti.
“ETKİN PİŞMANLIKTAN YARARLANMAK İSTEMİYORUM, SUÇ İŞLEMEDİM”
Güven, savcılık ifadesine “Etkin pişmanlıktan yararlanmak istiyorum” şeklinde bir cümlenin girdiğini, buna itiraz ettiğini söyledi.
O anda “Bir dakika” diyerek itiraz ettiğini anlatan Güven, savcıya şunları söylediğini belirtti:
“Sayın savcım, ben etkin pişmanlıktan yararlanmak istemiyorum. Pişman değilim. Çünkü suç işlemedim.”
Güven, bu kısmın çıkarıldığını düşündüğünü ancak daha sonra ifadesinin farklı şekilde kullanıldığını savundu.
AVUKATINI AZLETTİĞİNİ ANLATTI
Güven, ifade sürecinde sözlerinin tutanağa geçirilmemesi ve itirazlarının yeterince yapılmaması nedeniyle o dönemki avukatını azlettiğini de söyledi.
Savunmasında, “Neden sözlerimin tutanağa geçirilmesini sağlamadın? Neden itiraz etmedin?” diye sorduğunu belirten Güven, tatmin edici bir yanıt alamadığını ifade etti.
“HAKKIMDAKİ İDDİALARIN TAMAMINI REDDEDİYORUM”
Savunmasının genelinde hakkındaki suçlamaları reddeden Güven, hiçbir suç işlemediğini ve kimseye iftira atmayacağını vurguladı.
Güven, savcılıkta verdiği ifadenin iradesini sakatlayacak bir süreç sonunda oluştuğunu öne sürerken, iddianamede kendisine yöneltilen suçlamaların gerçeği yansıtmadığını savundu.
Duruşmada Güven’in savunmasının ardından davanın diğer tutuklu sanıklarının savunmalarıyla yargılamaya devam edilmesi bekleniyor.