İBB Davası'nda duruşmalar 11'nci gününde tutukluların ve avukatlarının savunmaları ile devam edecek.
Dün tutuklu belediye başkanları Murat Çalık ile Resul Emrah Şahan'ın savunmaları yapıldı. Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, tutuklanmasının ardından yaklaşık bir yıl sonra dün ilk kez hakim karşısına çıktı.
Çalık, yaklaşık 5 saat süren savunmasında kendisine yöneltilen suçlamalara karşı çıktı.
Öte yandan dün duruşma sırasında fotoğraf çeken bir kişi gözaltına alındı.
Bu gözaltı, duruşmaların başlamasının ardından kayıtlara geçen ilk gözaltı niteliğinde.
Halk TV muhabiri Gamze Altunay, İBB Davası'nın 11'nci gününde yaşanan tüm gelişmeleri aktarıyor.
11.30 | HAFTAYA TAHLİYE KARARLARI AÇIKLANACAK!
İBB Davasında Pazartesi, savunma olacak. Salı, çarşamba ve perşembe tahliye talepleri dinlenecek, savunma olmayacak. Savunma yapmayanlara söz hakkı verilecek. Savunması tamamlananlara söz hakkı verilmeyecek. Perşembe akşamı, tahliye kararı açıklanacak. Perşembe akşamı mahkemenin ilk tahliyelerini açıklaması ön görülüyor.
11.19 | MURAT ÇALIK TELEFONUNA GELEN TEHDİT MESAJINI ANLATTI
Fatih Keleş: Başkanım, ismim Fatih Keleş. İsmim çokça geçtiği için iddianamede, ben de bir soru sormak istedim. Eylem 1'i çok iyi anlattınız Sayın Başkanım. Ben de bilmediğim birçok konuyu sizin sayenizde öğrendim. Şimdi Eylem 1'de, bu 11. Mahalle eyleminde, Uğur Güngör'ün verdiği birçok beyan var. Hatta bir 2020'de başlayan bir mahkeme süreci de var 2024'e kadar devam eden. Son anda işte tekrar dava yeniden açılmış. Şimdi 2024'e kadar devam eden mahkeme sürecinde adım tek bir defa dahi geçmiyor. Fakat sonra kolluk fezlekesinde gördüm; sizin telefonunuza gelen bir mesaj var sanırım Uğur Güngör tarafından. Benim adım 4 yıl boyunca bu eyleme ya da bu mahkemede anılmamış iken, bu eylemde adımın geçmesinin sebebi sizce nedir? Bu konuda size bir baskı yapılmış mıdır ya da yapılmak istenmiş midir? Teşekkür ederim.
Murat Çalık: Evet, teşekkür ediyorum. Ben tabii o kısımlara çok fazla eylemi anlatırken değinmemiştim. İlk 2020 tarihindeki ifadede Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusuyla, suç ihbarıyla başlayan şeyde zaten az önce saydım; benim adım, Adem Soytekin, Ali Gül ve Zafer Gül'ü şikâyet etti. Ama 2024 yılında o şeyi hatırladım şimdi ben de ekler arasında görmüştüm iddianamede, bir böyle tehdit niteliğinde bir mesaj gelmişti telefonuma Sayın Başkanım.
Bende telefonumdaki mesajlar 2020 yılından beri kayıtlıdır. Ben, her telefon değiştirdiğimde telefonumu hiç sıfırlamam, bütün kayıtlarıyla birlikte aktarırım. Kolluk ilk aramaya geldiğinde de telefonumu verip hemen şifresini de söylemişimdir. Onu da niye sakladım? Niye sakladığımı sordular bana kollukta. "Yarın hani herhangi bir suç duyurusunda bulunacak olursam hani tehdit anlamında..."
Onun için telefonumda saklamıştım. Ama şimdi Fatih Bey söyleyince, 2024'teki ifadelerinden sonra Fatih Keleş zaten bu sürecin içerisine dahil ediliyor ve hani hiç bahsedilmeyen senet mevzusu vardı ya Başkanım, detaylı anlattığım... O saatten sonra zaten senet mevzusuyla birlikte Fatih Keleş giriyor. O mesajın devamında da hani sizin işte kasa olduğundan falan filan bahsediyor. Bana bir gazete kupürünü o zaman atmıştı, bir de tehdit içerikli. Hani "Ben şimdi Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusuna gidiyorum, göreceksiniz işte şöyle böyle..." Yani cevap oldu mu bilmiyorum şey, sorunuza.
Fatih Keleş: Evet, evet. Bu sanırım benim bu basında da yer alan Cumhuriyet Halk Partisi para kuleleri basına yansıdıktan sonra size atılan bir mesaj sanırım.
Çalık: Doğru, doğrudur.
Fatih Keleş: Teşekkür ederim.
Çalık: Başka sorumuz var mıdır? Evet.
Seza Büyükçulha: Merhaba, Seza Büyükçula. Başkanım merhaba, beni tanıyor musunuz Başkanım?
Çalık: Yok, şimdi tanıştık. Yani burada tanıştık.
Seza Büyükçulha: Yok Başkanım, başka yerde tanıştık da şimdi ben size hatırlatacağım.
Çalık: Tamam, ben hatırlamıyorum ama...
Büyükçulha: Tamam, şöyle: Beylikdüzü Belediye Başkanlığı'nda hiç gördünüz mü beni?
Çalık: Yok hayır.
Büyükçulha: Sizi bir kere telefonda aradım, sebebini hatırlıyor musunuz?
Çalık: Valla hatırlamıyorum. Hatırlatırsanız...
Büyükçulha: Tamam. Trabzonspor Kulübü'nde tanışmıştık Başkanım. Siz ziyarete gelmiştiniz Ekrem Başkan'la birlikte. Bordo Mavi Restoran'da, Trabzonspor Restoran'ı çalıştırıyorum.
Mahkeme Başkanı: Seza Bey, sizinle ilgili doğrudan bir eylem atfı da yok yani...
Büyükçulha: Yok ama Başkanım bir soruyu merak ettim işin açıkçası. Benimle Başkanımızı birleştirip, telefonda bir kere konuştunuz diye kollukta ifade alındı. Neden konuştuğumuzu hatırlıyor musunuz Başkanım?
Çalık: Ben konuyu hatırlamıyorum, kollukta da bana hani herhangi bir soru sorulmadı sizinle ilgili.
Büyükçulha: Allah rahmet eylesin babanız rahmetli olmuştu, onun için sizi başsağlığı için aramıştım.
Mahkeme Başkanı: Soruyu soralım, hatırlatmayı... Tamam. Sorun. Başka sorumuz var mı? Yok, teşekkür ederim.
10.45 | İMAMOĞLU MURAT ÇALIK'I SİYASETE NASIL İKNA ETTİ?
Sayın Hakim, değerli heyet; ben de müsaade ederseniz bu hususta bir cümle kurmak isterim. Burada, özellikle mahkeme esnasında Sayın Hakim Bey, heyet, bizlerin olduğu bu ortamda çekilen fotoğrafın bizim de yargılanma düzenimize vereceği zarardan ötürü, herkesin bu hususta hassas olmasını; bütün konukların, bizi izlemek ve destek olmak isteyen dostlarımızın da buna özenli davranmasının -adı ister milletvekilimiz olsun ister başka bir vasfıyla- faydalı olacaktır.
Hani takdir edersiniz ki bazen sizin olmadığınız esnada biz çıkarken çekilen bazı şeyler var. Bunların çok önemli olmadığını düşünüyorum ama sizin burada olduğunuzdaki resmi ortamın akışını bozan hususların bize de zarar verdiğini ve bu konudaki hassasiyetin sadece mahkeme başkanımızın arzusu değil, eminim ki heyetin arzusu olduğunun da altını çizmek isterim.
Sayın Hakim, değerli heyet öncelikle şunu söyleyeyim. Tabii Beylikdüzü denince benim de farklı bir bünyem var orada. Yaklaşık 35 yıl önce bir yatırımla adım attığımız, çocuklarımın doğup büyüdüğü ve hayatımın, yani bir doğduğum köy ve sonrasında Beylikdüzü desem yeridir, böyle çok özel 2 mekanla var olmuş bir kişiliğim.
Dolayısıyla benim için de Beylikdüzü çok önemli. Elbette burada şu anda savunmasını yapan değerli kardeşim, değerli belediye başkanımız Sayın Mehmet Murat Çalık da bu anlamda değerli; aynı zamanda kişisel olarak da hem kardeşlik hukukumuz hem birbirine olan inançla da kıymetli bir arkadaşım. Ben, gerçekten güzel hizmetlerinden dolayı da Beylikdüzü’nde kendisini tebrik ediyorum. Çok özenli bir 6 yılı geçirmiştir.
Eminim ki burada mahkum olduğu 1 yılda da aynı özenle süreçleri takip etmiştir diye de düşünüyorum. Uzaktan izlediğim kadarıyla da böyle bir durumdadır. Sürekli hüzünle karşıladığı için de o şekilde anlıyor ama ben başka türlü Gülseren annemize ifade edeyim ki; Mehmet Murat Çalık bir insanı yetiştirip, bu ülkeye hazırlayan bir anne olarak kendisine minnet duygularımı da iletmek isterim. Buradan hürmetlerimi de ileteyim kendisine.
Bunu söyledikten sonra, girizgahımı yine müsaade ederseniz Sayın Hakim ,şöyle yapmak isterim. Tabii ki ben burada yanlış anlaşılmasın, hani soru sorma meraklısı değilim ya da buraya çıkan yönetici arkadaşlarım, özellikle belediye başkanı, siyasi arkadaşlarım çıktıklarında onlarla bu münazarayı yapma meraklısı da değilim. Ama iddianame denilen, benim "iftiraname" diye adlandırdığım bu belgenin, bu diyalogu şart koştuğunu düşünüyorum.
Zira diyor ki: "Ekrem İmamoğlu bir suç örgütü kurdu. Bu suç örgütü 2014 yılı itibariyle kuruldu. Önce Beylikdüzü’nü ele geçirmek, sonra İstanbul’u ele geçirmek, sonra cumhurbaşkanı olup Türkiye’yi ele geçirmekti." Yani bu, 1000 yıl düşünsem aklıma gelmeyecek bir tarif. Bu çok acı bir tarif. Bu tarifi yapan akıl, zihniyet ancak "kişi kendinden bilir işi" misali bir tutum ve tavırdır.
O bakımdan ben bunun altında, bu kadar büyük yükün altında buraya çıkıp, hatta "özel vasıflı üye" diye tanımlanan arkadaşlarım var. İmamoğlu’na bağlı çalışan, sanki bir suç örgütünün bir neferiymiş gibi çalışan diye onları da zan altında bırakan bir süreçle karşı karşıyayız. Dolayısıyla bunu ve bu diyaloğu benim yaşamam ve size bunu göstermem şart diye düşünüyorum. Yoksa meraklısı değilim.
Zira inanın baktım, tekrar söyleyeceğim: Bugün iddia makamını sizin de ifadenizle geçici olarak temsil eden savcı, herhangi bir soru sormadı ama daha önceki savcının sorularında bile bazen sorunun içinde 20 defa "beyan" demişti. Beyanla karşı karşıya bulunmamız acı bir tarafı. Şuna baktım; ‘beyan’ bildirmek, söylemek, ileri sürmek, anlatmak...
Bu sözlük var hapishanede, ayırmıyorum yalnız ucunda. Soruya geliyorum; ispatla kanıt gösteren bir şeyin gerçek yönünü ortaya çıkarmak, ben şu anda ona çalışıyorum. Yani kanıt; ama savcılık beyanla hareket etmiş ve bir iftiraname ortaya çıkmış. Uydurma bir iftiraname ortaya çıkmış. Kıymetli Mehmet Murat Çalık başkanıma şuradan başlamak istiyorum, şu bölümü de belirterek sorumu soracağım: 2019’un, 2018’in Aralık ayında, benim büyükşehir belediyesi adaylığım kesinleşti. Daha doğrusu bana yapılan teklifi ben kabul ettim.
Bunu o dönem Genel Başkanımız Sayın Kılıçdaroğlu’na ifade ettim. Sonrasında da doğal olarak o güne kadar ben doğal bir Beylikdüzü Belediye Başkanı aday adayıydım. Ama o tarih itibariyle artık yeni bir yol çizildi. Seçime 4.5 ay kala, 4 ay kala hatta. Çizilir çizilmez... Ben o süreçte… Mehmet Bey biraz bahsetti nasıl tanıştığımızı anlattığı için o devreye girmiyorum zaten.
Ama şunu söylemek isterim; benim adaylığım belli olduktan sonra şu kısmı önemli, ben kendisine: "Beylikdüzü’ne belediye başkanı adayı olmanı istiyorum, sen ne dersin?" diye teklifini ilettim. Bana ilk cevabı da açıkçası olumsuz oldu. Yani çok böyle düşünmediğini, doğru olur mu şeklinde bir tarif oldu. Önce bunu bir daha sorayım Sayın Başkanım, bu şekilde oldu değil mi diyaloğumuz?
Mehmet Murat Çalık: Evet Sayın Başkanım.
Ekrem İmamoğlu: İkinci olarak da benim adaylığımın... Çünkü benim adaylığım bizim partimizin tüzüğü gereği genel merkezde genel başkanın talebiyle olmaz, diğer partiler gibi bir kişinin imzasıyla yasaya çıkmaz, Parti Meclisinin onayıyla olur. Parti Meclisinden Beylikdüzü’nün de belirlenmesi adına ben ısrarda bulundum; "Lütfen bunu düşün, hızlıca düşün, 1-2 günde bir daha konuşalım" dedim ve sonra bir nevi de ikna ederek kendisinin aday olması noktasında olurunu aldıktan sonra, sadece kendi olurunu almadım, aynı zamanda ilçe örgütüyle de bunu konuştuk.
"Böyle bir düşüncem var, ne dersiniz?" dedim. Büyük oranda da kabul gördü ve o şekilde Beylikdüzü Belediye Başkan adayı oldu. Bunu niye anlattım? Bunu şunun için anlattım: Bu oluru aldıktan sonra bunu söylemem lazım; biz ne menem bir örgütüz ki yani 2014’te kurulmuşuz, Beylikdüzü’nü ele geçirmişiz, Büyükşehir’i de İstanbul’u da ele geçireceğiz ama daha bizim Beylikdüzü adayımız belli değil. Ne menem örgütüz yani! Ve o şekilde… Sayın Başkanım, bu örgüt olduğu için beyefendi sadece eylemlerden yargılanmıyor, örgüt üyesi olarak yargılanıyor. Ben hepsinden yargılanıyorum. Arkadaşlarım benden sorumlu, ben onlardan sorumluyum bu arada. Onu da söyleyeyim de. Ama bu, bu şekilde.
Mahkeme Başkanı: Zaten savunmanızda anlatmıştınız:
Ekrem İmamoğlu: Ama bu diyalog önemli. Bu inanın. 5 dakika en fazla.
Mahkeme Başkanı: 201 kapsamında bu hakkınız var. O yüzden soru sorma hakkını veriyoruz da siz de soruya gelemiyoruz bir türlü.
Ekrem İmamoğlu: Yo yo ama sorularımı daha cazip hale getiriyorum, sizi de mutlu edeceğini düşünüyorum. Yani sorunun ilkini şöyle devam ettirmek isterim: 2019’da aday oldunuz Mehmet Murat Çalık Başkanım. Aday oldunuz. O dönem ilçe başkanıyla oturup çalıştınız, örgütle çalıştınız ve bir meclis üyesi listesi yaptınız. Benim size bir kişi dahi "Şunu meclis üyesi yapacaksınız" veya "Şuna şöyle bir görev vereceksiniz" diye bir telkinim, ısrarım, talimatım olmuş mudur? Zorlamam olmuş mudur? Bir kişi dahi.
Mehmet Murat Çalık: Herhangi bir zorlamanız olmadı kıymetli Başkanım. Ama şunu söyleyeyim; belediye başkan adaylık sürecinde bir zorlamanız oldu,
Ekrem İmamoğlu: Sana oldu.
Çalık: Arkadaşlarımız üzerimde baskı da kuruldu aday olmam noktasında. Ben savunmamda da zaten anlatmıştım. Siyasete gerçekten mesafeliydim. Ama hani şu an belki burada bulunuyor olmamın vermiş olduğu durum da var ama hiç pişman değilim Beylikdüzü Belediye Başkan adayı olduğum için. Meclisten herhangi bir arkadaşın önerisi, "Şunu koy" veya "Bunu koyma" gibi bir öneriniz olmadığı gibi, ben meclis üyelerini zaten tanıyordum. Büyük bir oranda da meclis üyesi arkadaşlarımızı tanıdığım için hani hangisiyle yol yürüyebiliriz diye karar verdim. Sizin döneminizde olup benim dönemimde yol yürüyemeyeceğim arkadaşlar olmuştur; onları da sizin çok sevmenize rağmen bazılarını liste dışında bırakmışımdır. Siz de bir gün dönüp bana "Ya şunu da listeye niye koymadın?" demediniz.
Ekrem İmamoğlu: Yani basiretsiz bir suç örgütü lideriyim bu arada! İkinci olarak bunu hani ifade etmek istiyorum. Çok önemli çünkü. Bu işlem oluşurken, yani bir siyasi hat kuruluyor. Aynı şekilde 2024'ü de yaşadınız. Bakınız Sayın Başkan, inanın Beylikdüzü benim ailemdir yani, o kadar net. Hani Mehmet Bey'in planlama şu bu ama. Hani benim çok birebir hayalim geçmiştir. Yani 3 bine yakın aileye de ev vermiş, ev satmış bir iş insanıyım bu arada. Onu da söyleyeyim yani. Hani ben neredeyse bir ilçe kadar insana birebir ev yapmış bir insanım. Dolayısıyla ayrı bir bağım var. Bu kadar da tanışıklığın, tanıdıklığın var insanlarla. Mehmet Murat Çalık'la 2019'u bırakın, gelelim 2024'e. Aynı şekilde size herhangi bir meclis üyesi "Şunu şunu yaz, şunu şunu al" vesaire bir telkinim olmuş mu burada? Bırakın talimatı.
Mehmet Murat Çalık: Yok Başkanım öyle bir şey. 2024’te de olmadı Sayın Başkanım.
Ekrem İmamoğlu: Hayır 2 seçim olduğu için anlatmak zorundayız Sayın Başkan. Bu niye önemli? 2009 niye buradayız da bir şeyidir. 2009'da %30'la seçim kaybeden bir partiyiz. 2014'te %51'le seçim kazandık. 2019'da %54'lerle seçim kazandık. 2024'te yani %30'dan %60'a çıkan bir 15 yıllık seyir var. Yani bu mesele bir suç örgütü değil, örgütlü bir siyasi çalışmanın ürünüdür. Onu ifade edeyim. Peki 7 yıldır görev yapıyorsun Sayın Başkan. Yani bir belediye başkan yardımcısı veya bir müdür veya bir yönetici veya bir danışman... Bakın tek bir bunu söylüyorum Sayın Başkan; siyasette bu Türkiye'de çok nadir, o parti bu partide. Bakın burada iddialı konuşuyorum. Mevcut iktidar partisi o konuda çok şaibelidir de! Bir tek kişi size "Şunu yönetici yapacaksınız" diye direkt ya da dolaylı, ama memur ama siyasi bir öneri, bir dayatma... Bak öneri bile yapmadım. Niye? Beylikdüzü'nde hassasiyetim var, kendi demokratik yapısıyla yürüsün diye. Talimatım veya bir zorlamam olmuş mudur size?
Mehmet Murat Çalık: Kesinlikle olmamıştır Sayın Başkanım. Hatta Beylikdüzü'nde şöyle bir zorluğu da sırtımda taşıyarak iş yaptım. Belki Sayın İmamoğlu da şimdi duyacak bunu. Beylikdüzü'nde 2019 yılında ki kendisi Büyükşehir Belediye Başkanı olmak için yola çıktığında ve Büyükşehir Belediye Başkanı seçildiğinde, benim bütün bürokrat arkadaşlar, hiç tereddütsüz hepsi, Büyükşehir Belediyesi’ne gitme arzusu içerisindeydiler. Hani Sayın İmamoğlu'yla birlikte Büyükşehir'de görev alan arkadaşlarımız oldu ama gitmeyenlerin de aklı emin olun başkanım sizle birlikte Büyükşehir'e gitti. Ben bu adamlara yeniden Beylikdüzü'ndeki motivasyonu sağlamakta o ilk aylarda çok zorlandım. Sizin bana herhangi bir müdür, şef, başkan yardımcısı öneriniz olmadığı gibi, hani ben bir de böyle bir zorluğu yaşadım. Diğer ilçeler yaşamamıştır, ben Beylikdüzü olarak yaşadım. Çünkü herkes, inanın çöpte çalışan, sokak süpürgecisi olan arkadaşım bile "Büyükşehirde ben bir şef olurum" duygusuyla hareket ediyordu. Siz çünkü o kadar sıcak bir 2014-2019 arası insanlarla diyalog yaşadınız ki... Yani ben dedim ki herhalde ben Sayın İmamoğlu'yla hiç çalışmadım, hep onlar çalıştı!
Ekrem İmamoğlu: Uzattın mı biraz? Tamam. Duygularımız yüklü biraz. Devam ediyorum. Son evet, tamam. Ne yapalım? 1 yıldır hasret gideremedik böyle burada sizin sayenizde biraz sohbet etmiş olduk. Görev dönemimizde bu yönetici kısmını sorduktan sonra Sayın Başkanım, Mehmet Murat Çalık Başkanım; Beylikdüzü'ndeki ideallerimiz, ki ben iddiayla söylüyorum 2013'te seçim taahhüdü olarak hazırladığımız ne varsa %90'ına yakınını 12 yılda başardık. İdeallerimiz, Beylikdüzü'nü halka kazandırmamız, halka kazandıracağımız projelerimiz veya İstanbul'a yönelik senin mesleğinden dolayı yaptığımız, kurduğumuz belediye başkanları masası vesaire gibi hususların dışında tek bir kişi üzerinden ya da tek bir menfaat ilişkisi üzerinden bir diyalog, bir masamız, bir toplantımız... Yani şu yaklaşık nereden baksanız 12 yıl, 13 yıllık siyasi iş birliğimizde böyle bir masada bulundunuz mu? Birlikte böyle bir gündemimiz oldu mu? Böyle bir ortama şahitlik ettiniz mi?
Mehmet Murat Çalık: Herhangi bir ifade edildiği gibi, herhangi bir masada bulunmadım. Şahitliğim de olmadı Sayın Başkan.
Ekrem İmamoğlu: Böyle bir gündemimizin olmadığının yanı sıra söylediğiniz gibi herhangi bir iş insanı veya herhangi bir taşeron firma... "Şuna iş ver, şuna para kazandır, şunun işte işini yap" ya da usulsüz bir teklifte size bulundum mu Sayın Başkan?
Mehmet Murat Çalık: Yok Başkanım.
Ekrem İmamoğlu: Şimdi şöyle söyleyeyim: Sayın Başkan, bu çok önemli gerçekten. Mehmet Murat Çalık da çok ciddi bir sürece değindi ve ifadelerde bulundu. Ağır bir yük taşıyoruz yani bizler. Çok ağır yük taşıyoruz ve burada verdiğimiz Beylikdüzü'nü savunmak, İstanbul'u savunmak, kendimizi savunmak değil. Bu gerçekten tarihe geçecek bir demokrasi mücadelesine dönüşmüştür. Dış müdahalelere maruz kalıyoruz Sayın Başkan. Yani ve gerçekten hala maruz kalıyoruz. Hala İstanbul Savcılığı ya da farklı makamların müdahaleleriyle karşılaşıyoruz ve zorda kalıyoruz.
Bu soruları sorarak sizi aydınlatmanın, sizi bilgilendirmenin çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Çünkü zor bir iş yapıyorsunuz ve biz zor bir süreçten geçiyoruz. Yalan ve iftirayla onlara cevap verme zorunda, bir de tutukluluk haliyle bütün arkadaşlarımın yaşadığı ortamı yaşıyoruz. Ağır bir iş bu yani. Çok ağır bir iş bizim için. İnsanların, çocukların, kadınların, ailelerin buradaki kişilerin mağduriyetlerine girmeyeceğim ama gerçekten bu iş ağır bir iştir. Ve lütfen bugüne kadar gösterdiğiniz itinayı görüyorum, bunu koruyarak devam edin ama bu ülke, bu millet sizden gerçekten önemli bir sorumlulukla bu süreci yönetmenizi bekliyor. İnşallah tarih yazarsınız.
Gerçekten bu iş öyle basit siyasi cümleler kurarak... Niye müdahaleden bahsettim Sayın Başkan? Hala hem makamı İstanbul'dayken hem makamı Ankara'dayken hala şu yürüttüğünüz diyalogla işin doğrusunu bulma gayretinizde "asrın yolsuzluğu" diye tariflenen bir işlemin içindeyiz. Bakın asrın yolsuzluğu, bir siyasi kişilik, hele hele adaletin başındaysa diyemez. Ama bu zor bir iş. Onun için lütfen buna imtina edin. Bu gerçekten etki altında ders notu satmaya benzemez. Onun için ısrarla söylüyorum ki, ısrarla ifade ediyorum ki burada "asrın yolsuzluğu" değil, arsızın hukuksuzluğuyla mücadele ediyor ve demokrasi mücadelesi veriyoruz. İlginize, özeninize teşekkür ediyorum. Mehmet Murat Çalık başkanım, Allah seni korusun.
10.42 | İMAMOĞLU'NDAN DURUŞMA SALONUNDA ÇEKİLEN GÖRÜNTÜLERE TEPKİ: BİZE DE ZARAR
"Çekilen fotoğraflar bizim yargılamamıza da zarar verdiğini söyleyebilirim. Bu hususta herkesin özenli davranması faydalı olacaktır. Sizin olmadığınız sırada çekilen görüntüler çok önemli değil ama sizin burada olduğunuzda çekilen görüntüler bize de zarar veriyor."
10.25 | MURAT ÇALIK'A ADEM SOYTEKİN İLE TANIŞIKLIĞINI ANLATTI
Duruşma, dün yaklaşık 5 saatlik savunma yapan tutuklu belediye başkanı Murat Çalık'ın çapraz sorgusu ile ile başladı:
Mahkeme Başkanı: Savunmaya geçmeden önce bir ek savunma yapalım. Eylem bir yönünden TCK 8 demişsin ya, bunun yanına 58 yaz. Eylem 1 yönünden 252/5. Eylem 6 yönünden 2 kez 252/2-T-5. Eylem 10 yönünden 43/1. Tüm eylemler yönünden 58/9 ve 39/1 maddesinin uygulanma ihtimaline binaen tek savunma hakkı verdik. Süre talebimiz var mıdır? Rektöre ilişkin avukatlarımızdan...
Avukat: Sayın Başkanım, siz şimdi bu maddeleri söylediniz. Şimdi o maddeleri Sayın Başkanım ifade ettiniz; müvekkil bakımından çok anlamlı olmayabilir. Bir uygulamayla bir araya geliyoruz, evet. Ama özellikle 39. maddeye ilişkin bir tespitiniz olduğuna göre, kamu görevlisi olup olmamayla ilgili tartışma anlamında bunu ifade ettiniz. Burada bizim bakımımızdan şu anda bir savunma yapılmasında bir mahsur yoktur.
Mahkeme Başkanı: Savunmaya başlayabilirsiniz. Benim soracağım tek bir soru. Genel ayrıntılı yaptınız zaten eylemlere ilişkin. Tek tek o beyanların her biriyle ilgili sormayacağım zaten. Genel itibarıyla süreç içerisinde yaşadıkları kaygı nedeniyle bu yönde beyanda bulunduklarını genel itibarıyla anlattınız. Adem Soytekin ile ilgili kısımlarda ayrıntılı bir anlatımınız olmadı. Adem Soytekin ile ilişkiniz nedir? Tanışıklığınız nedir? Neden bu yönde bulunmuş? Bunlara ilişkin söyleyeceğiniz bir şey var mıdır?
Mehmet Murat Çalık: Tamam, söyleyeyim. Adem Soytekin’i ben 2014 yılında Beylikdüzü Belediyesi’nde danışman olarak göreve başladığım dönemde tanıdım. Hatta kendi ifadesi de var; bana kollukta veya savcılıkta Adem Soytekin ile ilgili bir şey sorulmadığı için ben herhangi bir şey söylemedim ama kendi söyledikleri doğrudur. Bir toplantıda kendisiyle tanıştım, hatta bir ortağı daha vardı o toplantıda. Mimar olan bir ortağı vardı, ismini şu an hatırlamıyorum ortağının. Adem Soytekin, Beylikdüzü’nde 2014 yılından itibaren tanıdığım bir iş insanıdır. Bir taraftan da tabii Trabzonlu olması... Her ne kadar ben çok hemşehricilik yapan bir insan değilim Sayın Başkanım ama hem yaşça benden küçük olması; mesela Adem Soytekin bana 'Başkanım' demedi hiçbir dönem, hep 'Abi' olarak hitap etti. Beylikdüzü’nde bulunan müteahhitlerin büyük bir kısmı da bana mesela 'Mehmet Abi olarak seni daha çok seviyoruz' derler. Hiçbir zaman için ne danışmanlık dönemimde ne de belediye başkanlığı dönemimde —tabii ki o makamın sorumluluğunun farkındayım— karşı taraftaki müteahhit arkadaşlara bunu hiçbir zaman geçirmedim. Yani hiçbir dönem benim için Yakuplu’da 10 tane daire yapan, sokak arasında müteahhitlik yapan bir insan da aynıdır; çok büyük projeler yapan kişilere de aynı şekilde davranırım. Adem ile tanışıklığımız vardır. Zaman zaman Trabzonspor ortak noktasında kesiştiğimiz maçlara beraber gitmişliğimiz var, birlikte yemek yemişliğimiz var.
Tanımadığım bir insan değil Adem Soytekin. O bölgede de birçok müteahhitin taşeronluğunu da yapmıştır, ben öyle tanıyorum kendisini. İşini de iyi yapar bu arada. Seyfi Beyaz konuşmasında diyor ya; 'Adem Soytekin işini iyi yaptığı için biz ona yüklenici olarak kaba inşaatı verdik.' Bölgede herhalde kaba inşaatını yapmadığı, emek vermediği proje yoktur diye düşünüyorum; o kadar detaylı bilmiyorum ticari ilişkilerini. Ama bizim eylemler bazında da, mesela 11. Mahalle özelinde 2020 tarihinden itibaren Sayın Başkanım zaten hukuki bir sürecin içerisindeyiz. Ve o hukuki sürecin içerisinde de Adem Soytekin var, Ali Gül var, Zafer Gül var, ben varım, Adem Soytekin var. Cumhuriyet Savcılığı’nın benim hakkımda vermiş olduğu takipsizlik kararı Büyükçekmece’de o dönem Adem Soytekin de. Dolayısıyla sadece biz Adem Soytekin ile bu eylem içerisinde hangisiyle ilgili konuşmuşuzdur diye söyleyecek olursam; sadece 11. Mahalle özelinde konuştuk. Çünkü birisi hakkımızda suç duyurusunda bulunmuş, devamlı ifadelerini değiştirmiş. Onu da beyanlarımı verdim. Dolayısıyla kendisini yakinen tanırım; ailesini tanırım, evlatlarını bilirim, eşini tanırım. Tanıdığım bir şahıstır. Ama yani böyle 'Adem Soytekin’e şunu verin, bunu verin' şeklinde bir beyanım olmadığını zaten beyanlarımda da söylemiştim ama kendisini tanırım. Onun haricinde biraz daha detaylandırmama gerek var mı bilmiyorum. Teşekkürler.
Mahkeme Başkanı: Evet, sanıklara sorumuz var. Bu arada uyarıyı da yapacaktım girişte, onu da atladım. Yani dün de aynı durum yaşandı, önceki gün de yine aynı durum yaşandı. Sizin sorunuzla da aslında biraz bağlantısı da var. Özellikle vekillerimiz tarafından, milletvekillerimiz tarafından ısrarlı olarak görüntü çekilmeye hâlâ devam ediliyor. Dün de isim vermek istemiyoruz ama tespitler var bu yönde. Sürekli heyetimizi de gösterecek şekilde sosyal medyadan paylaşım yapıyorlar. Sürekli görüntü çekiyorlar, uyarıyoruz, ısrarla devam ediyorlar. Bu hususta özellikle yine salonda bulunan izleyici kısmındaki milletvekillerimize de aynı şekilde belirtmiş olayım. Bu tutuma devam etmeyelim. Yasal hükmü belli, ısrarla uyarıyoruz. Buna da dikkat edersek seviniriz.