Pala, 23 Ekim 2025 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle, korunan alanlar dışında deniz derinliğinin 250 metreden fazla olduğu doğal anoksik tabakalarda tehlikesiz inorganik atıkların boru hattıyla deniz tabanına taşınarak bertaraf edilmesine ve karbon depolama uygulamalarına imkan tanındığını belirtti.
Açıklamasında, bilimsel çalışmaların bu tür uygulamaların yalnızca atığın kimyasal içeriği açısından değil, dip canlılarının yaşam alanlarının örtülmesi, çökelme nedeniyle ekosistemin zarar görmesi ve doğal toparlanma sürecinin yavaşlaması gibi ciddi çevresel riskler taşıdığını ortaya koyduğunu ifade eden Pala, özellikle Karadeniz'in derin kesimlerindeki anoksik yapının da dikkate alınması gerektiğini vurguladı. Ayrıca denize yapılan deşarjlarda sınır değerlerin gevşetilmesinin dip ekosistemleri üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.
Karbonun deniz altındaki jeolojik formasyonlarda depolanmasının uluslararası düzenlemelerde sıkı kurallara bağlandığını hatırlatan Pala, yönetmelik değişikliğinin bilimsel gerekçelerinin, uluslararası iyi uygulamalarla uyumunun ve kamuya hesap verebilirlik boyutunun ayrıntılı biçimde açıklanması gerektiğini söyledi.
Önergesinde Bakan Kurum'a altı soru yönelten Pala; 250 metre derinlik kriterinin hangi bilimsel standartlara göre belirlendiğini, "korunan alan" tanımının kapsamını, "tehlikesiz inorganik atık" sınıfına giren atıkları, çevresel etki değerlendirme yöntemlerini, izleme ve denetim mekanizmalarını ile numune ve denetim sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılıp paylaşılmayacağını sordu.