Genel

Okullarda "suçiçeği" alarmı: Sessizce yayılıyor, belirtilere dikkat!

Uzun süredir nadir rastlanan suçiçeği vakaları, son dönemde okullarda ve kreşlerde yeniden boy göstermeye başladı. Hastalığın kuluçka evresinde belirti göstermemesi yayılma hızını artırırken, uzmanlar aileleri "tam kabuklanma" süreci konusunda uyarıyor.

Çocukluk dönemi hastalıkları arasında bir dönemin en yaygın şikayeti olan ancak aşılama çalışmalarıyla etkisi azalan suçiçeği, yeniden gündemde. Özellikle toplu yaşam alanları olan okullarda vaka sayılarındaki artış, ebeveynleri ve eğitimcileri teyakkuza geçirdi. Belirtilerin hemen ortaya çıkmaması, virüsün öğrenciler arasında hızla zemin bulmasına neden oluyor.

İLK BELİRTİLER: SADECE HAFİF BİR ATEŞ DEĞİL

NTV'nin haberine göre, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Şebnem Aliyeva, hastalığın seyrine dair kritik bilgiler paylaştı. Aliyeva’ya göre süreç, döküntülerden önce genel bir halsizlikle başlıyor:

"Çocuğunuzda ateş, halsizlik ve iştahsızlık varsa bunlar suçiçeğinin habercisi olabilir. Döküntüler ilk başta basit bir kızarıklık gibi görünür ancak 1-2 gün içinde karakteristik 'içi su dolu kabarcıklara' dönüşür."

"DÖKÜNTÜ ÇIKMADAN ÖNCE BİLE BULAŞTIRICI"

Suçiçeğinin en tehlikeli özelliği, henüz teşhis konulmadan yayılma kapasitesine sahip olması. Dr. Aliyeva, çocukların döküntüler başlamadan önce bile virüsü çevrelerine bulaştırabildiğini vurgulayarak, toplum sağlığı için "izolasyon" çağrısı yaptı:

  • Okula Göndermeyin: Belirti gösteren çocukların kreş ve okula gitmesi, diğer çocuklar için büyük tehdit oluşturuyor.

  • Risk Grupları: Hastalık genelde hafif seyretse de bağışıklığı zayıf olanlar, çok küçük bebekler ve ergenlerde ağır tablolar görülebiliyor.

"KABARCIKLARI PATLATMAYIN" UYARISI

Hastalığın en sancılı süreci olan kaşıntı evresinde yapılan hatalar, enfeksiyonun yayılmasına yol açıyor. Dr. Aliyeva, içi su dolu baloncukların patlatılmasının virüs yükünü artırdığını belirtti:

"O baloncukların içinde virüsler var. Patlatıldığında bulaşıcılık artıyor. Ayrıca ciltte kalıcı iz bırakma riski doğuyor. Kaşıntıyı önlemek için mutlaka doktor kontrolünde ilaç kullanılmalı. Unutulmamalı ki, tüm kabarcıklar kabuklanana kadar bulaşıcılık devam eder."

HANGİ DURUMDA DOKTORA BAŞVURULMALI?

Virüsün vücuda girdikten sonra 7 ila 10 gün arasında sessiz kalabildiğini (kuluçka süresi) hatırlatan uzmanlar, şu "kırmızı çizgiler" konusunda aileleri uyardı:

  1. Ateş düşürülemiyorsa,

  2. Ciltteki döküntülerde iltihaplanma (cerahat) gözleniyorsa,

  3. Çocuk beslenemeyecek kadar halsiz düşmüşse vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulmalıdır.