Genel

Önce felç geçirdi, sonra 4 evladı ve eşini toprağa verdi

Artvin'de yaşayan 8 çocuk annesi Şengül Gezer, yıllar içinde dört evladını ve eşini kaybetti. Acılara rağmen torunları için hayata tutunan ve daha önce felç geçiren Şengül Gezer, besicilik yaparak yaşam mücadelesini sürdürüyor.

Artvin'in Ardanuç ilçesine bağlı Yolüstü köyünde yaşam mücadelesi veren 8 çocuk annesi Şengül Gezer, hayatı boyunca peşini bırakmayan büyük trajedilere rağmen, torunları için hayata tutunmaya çalışıyor. Yıllar içinde dört evladını ve eşini kaybeden Gezer, yaşadığı tarifsiz acılara inat, geride kalan ailesinin geleceği için hayvancılık yaparak ayakta duruyor.

Şengül Gezer'in bitmek bilmeyen sınavı 1982 yılında, dünyaya getirdiği Yeşim adlı bebeğini doğumun hemen ertesi günü kaybetmesiyle başladı. Bu ani ve ağır acının etkisiyle felç geçiren ve uzun tedaviler sonucu yeniden ayağa kalkan Gezer'i, kader sonraki yıllarda da sınamaya devam etti.

2005 yılında 11 yaşındaki kızı Gözde'yi yaylada attan düşmesi sonucu kucağında kaybeden acılı anne, 2012 yılında ise büyük oğlu Savaş'ı yaylada hayvan beklerken yıldırım düşmesi sonucu toprağa verdi. Takvimler 2021 yılını gösterdiğinde hayat arkadaşı Yalçın Gezer'i kanserden kaybeden Şengül Gezer; son büyük yıkımı ise Aksu Yaylası'nda çığ altında kalan ve cansız bedenine tam 125 gün sonra ulaşılan 44 yaşındaki oğlu Bülent ile yaşadı.

OĞLUNUN CENAZESİNİN BULUNMASI İÇİN ADAK ADADI

Oğlunun cenazesinin bulunması için adaklar adayan acılı anne, Bülent'in kaybıyla adeta dünyasının karardığını söyledi. Son bayramını gözyaşları içinde geçirdiğini belirten Gezer şöyle konuştu:

"Her şeyimiz Bülent'ti; varlığımız, anamız, babamız, kardeşimiz, evladımız Bülent'ti. Hep onun eline avcuna bakardık. Tarif edilmez acılar çektik. Bağrımıza bastık onun acısını. Büyük oğlanın acısını gördük, kızların acısını gördük, eşimin acısını gördük. Geçim dünyası, çalışıyorsun, ediyorsun ki bir şey olsun. Geride 4 tane torunum var. Onları yuva sahibi yapabilmek için çalışıyoruz. Bayramım gözü yaşlı geçti. Her kapı açıldığında dedim ki 'Bülent geliyor'. Koyun doğurmaya başladı, gece saat 04.00'te kalktım, sobayı yaktım ki 'Bülent geliyor, üşümesin de Bülent gelip de ısınır' diye. 5 ayımı ben bu hallerde geçirdim."