1 Mayıs Emekçi Bayramı vesilesi ile Türk İş Başkanı Ergün Atalay'ı ziyaret eden CHP Genel Başkanı Özgür Özel şunları ifade ediyor:
Cumhuriyet Halk Partisi olarak Türk-İş'le, işçilerle konuşacağımız çok şey var. Önce şu taahhüdümüzü söyleyelim. 2010 yılında iktidar Partisi 1 Mayıs hem bayram hem de Taksim'de diye bununla övünen billboardlar yaptırmıştı.
İki sene Taksim'e çıkış serbest oldu. Sonra bu iktidar Taksim'den korkar oldu. Şimdi 1 Mayıs bayram da zehir, Taksim de yasak. Cumhuriyet Halk Partisi'nin iktidarında işçi hangi meydanı istiyorsa o meydan 1 Mayıs günü işçinindir.
Külliyenin, Cumhurbaşkanlığı'nın bahçesini istiyorsa orası işçiye açık olacaktır. Bir kere bunu söylemek lazım.
Bir gün bütün işçilerin hep birlikte istediklerinde Taksim'de, istediklerinde milyonlarca işçinin birlikte 1 Mayıs'ı kutlayacağı meydanlarda onlarla birlikte halay çekmeyi, onlarla birlikte olacağımız o gün için bekliyoruz ve mücadele ediyoruz.
Mücadelemiz buna ilişkindir. Bütün işçilerin 1 Mayıs'ı kutlu olsun öncelikle. Biraz önce Sayın Başkan bahsetti. Çok mutluyuz ki Doruk Madencilikle ilgili sorun çözüldü. Bu soruna çözümüne emeği, katkısı olan herkese teşekkürler.
Öncelikle çocuklarının hakkı için, alın terleri için Eskişehir'den kalkıp Ankara'ya kadar gelen, gereğinde yalın ayak yürüyen, gereğinde açlık grevi yapan, gözaltına alınan ama bırakıldığında mücadelesini bırakmayan emekçi arkadaşlarımızın karşısında saygıyla eğiliyoruz.
Hepimiz katkı sağlamaya çalıştık ama başarı onların başarısıdır. Onların mücadelesidir. Bu süreçte Sayın Başkan'ın da hem gözaltı süreçlerinde İçişleri Bakanlığı, Emniyet nezdinde hem de sorunun çözülmesi için görüşülmesi gereken her kademede katkı sağladığını, bu konuda emekten, işçiden yana tavır içinde olduğunu bildiğimiz kısımları vardır. Bilmediğimiz kısımlarını Sayın Başkan'dan öğrendik. Bu anlamda da teşekkür ediyorum.
Buradan Türkiye'de emeğimin karşılığını alamıyorum, alın terim sömürülüyor diyen herkese öncelikle sendikalı olmayı öğütlüyoruz, sendikalı olmayı tavsiye ediyoruz.
En kötü sendika sendikasızlıktan iyidir. Tabii en kötü sendika sendikasızlıktan iyi diye sendikacılığı da kötü yapmamak lazım. Sendikacıların da kendilerine verilen görevleri, işçinin kendisine verdiği yetkiyi en iyi şekilde kullanması lazım. Ama bu niyette olsanız da önünüzde çok engeller var. İşte o engelleri konuştuk Sayın Başkanımızla birlikte. Bu meselenin aslında, yani baktığınızda kimse mangalda kül bırakmıyor. Herkes emekten yana, emekçiden yana, sendikadan yana. İşte bugün akşam mesela akşamüstü, tahmin ediyorum saat 16.00'da Külliye'de program olacak 1 Mayıs temalı. E değil mi?
Emekçiden yanasınız iktidar olarak. E biz zaten bütün derdimiz emekçinin hakkını alması. Dönüp baktığınızda muhalefette buna karşı çıkan yok. O zaman hemen oturulsun, hemen çalışılsın. Yani Türkiye'de sendikalaşmaya çalışan işçilerin karşısında, işte filanca ildeki bir örgütlenme için bambaşka ilde açılan bir davanın 3 yıl sürüp, orada sendikanın gelmesi için 3 yıl başka bir şehirdeki davanın beklendiği örneklerden bahsetti genel başkan yukarıda. Biz biliyoruz ki Türkiye'de örgütlendiğiniz zaman artık o iş yerinde örgütlüsünüz ama orada işveren bir hamle yapıyor ve siz o örgütlü olmadığınızı ispatlaması gerekirken, siz örgütlenmişken kendi varlığınızı ispatlamak için aylarca, yıllarca uğraşmak durumunda kalıyorsunuz.
Neyin aksadığını sorarsanız, Türk-İş'in, Hak-İş'in, DİSK'in uzmanları dakikalar içinde size bu sorunları çözecek kanuni düzenlemelerle ilgili önerileri getiriyorlar zaten. Eğer 1 Mayıs tebriklerinde emeğe saygıda samimiyse iktidar, yarından tezi yok Çalışma Sosyal Güvenlik Komisyonu toplanır mecliste.
Saatler içinde örgütlenmenin önünde ne engel varsa, sendikalaşma önünde ne zorluklar çıkarılıyorsa ya da sendikalı işçilere toplu iş sözleşmesi sırasında, toplu işe ulaşana kadar ve TİS sırasında, uygulanması sırasında ne haksızlıklar yapılıyorsa bunları engelleyecek, işi bir buçuk saat içinde arkadaşlar sendikaların uzmanlarının da katkılarıyla, her birimizin de partisindeki bu alanda çok kıymetli milletvekillerimizin katkılarıyla bu sorunu çözebiliriz. 1 Mayıs eğer bayramsa, bayram gibi kutlanacaksa, gelin işçilere bir bayram hediyesi verelim.
Buradan Sayın Erdoğan'a sesleniyorum. Çalışma Sosyal Güvenlik Komisyonu toplansın. Sendikalaşmanın ve sendikalı işçinin karşısındaki birtakım yargı oyunlarıyla, birtakım kanundaki açık noktalardan yararlanarak ya da verilmesi gereken bazı kanuni güvenceler verilmediği için ortada olan bütün sorunları kaldıralım, bu iş bitsin.
Bir buçuk saat meclise gider. Daha sonra imza atarız 48 saat beklenmeden genel kurulda görüşülsün diye. Bugün talimat verse, perşembe meclisi, perşembe günü komisyondan geçer. 1 Mayıs günü tatil, haftaya salı günü bütün sorunları çözeriz. Buradan Sayın Erdoğan'a bir samimiyet çağrısında bulunuyorum.
Emekten yanaysa, işçiden yanaysa, işte Türkiye'deki en büyük işçi konfederasyonunun başkanının huzurunda biz işçiden yana elimizi uzatıyoruz. Gelin hep birlikte işçiye elimizi uzatalım, bu sorunları çözelim. Diğer yandan Türk-İş'in 36.000 lira ilan ettiği açlık sınırının ki bu konuda çok objektif çalışıyorlar. Hatta Sayın Başkan sürecin nasıl olduğunu bize izah etti. Biz görmüyoruz bile çalışmayı. Uzmanlar çalışıyorlar, yayınlıyorlar diyor.
Ama bir gerçek var. Bu sene ilk kez asgari ücret ilan edildiği gün açlık sınırının altındaydı. Bugün de açlık sınırı asgari ücretten 8.000 lira yukarıdadır. Bu bir şeyi gösteriyor. 2018 yılında ve 2023 yılında Sayın Erdoğan emekçilerden destek talep ederken, enflasyon tek haneli rakamların üstünde olursa 3 ayda bir asgari ücrete enflasyon ayarlaması yapabiliriz demişti. Bu konuda taahhütte bulunmuştu. Ama seçildiği günden beri asgari ücret yılda bir kez artıyor. O da artması gereken zamanda artıyor. Şimdi ilk üç ayda %10 enflasyon var. Ve bu şöyle gözüküyor ki altı ay dolduğunda asgari ücrette yapılmış olan zammı enflasyon yutacak.
Kalan altı ayda da enflasyon asgari ücretliği geçen seneki durumundan da geriye götürecek. Bunun için öyle temmuzu falan beklemeden, ilk üç ayın enflasyon farkını asgari ücrete uygulamak lazım. Bunun üzerinden de bütün ücretlerin buna göre şekillenmesi gerekir. Bu konudaki çağrımızı bir kez daha yeniliyoruz.
Diğer yandan Türk-İş'in ilan ettiği bir diğer önemli rakam, bekar bir çalışan...