Genel

Sivrisinekler kimi neden daha çok ısırıyor?

Bazı insanların sivrisinekler tarafından diğerlerine göre çok daha fazla ısırılması tesadüf değil. Araştırmalar; solunumla yayılan karbondioksit, vücut ısısı, ter, cilt mikrobiyomu ve kişinin yaydığı uçucu kimyasalların sivrisineklerin hedef seçmesinde belirleyici olduğunu gösteriyor. Bilim insanlarına göre kimi insanların kokusu sivrisinekler için diğerlerinden 100 kata kadar daha çekici olabiliyor.

Yaz aylarında aynı ortamda bulunan bazı kişiler çok sayıda sivrisinek ısırığıyla karşılaşırken, diğerleri neredeyse hiç etkilenmiyor. Halk arasında bu farklılık sıklıkla “tatlı kanlı olmakla” açıklansa da bilimsel araştırmalar asıl belirleyicinin kanın tadı değil, vücudun çevreye yaydığı biyolojik sinyaller olduğunu ortaya koyuyor.

BBC'nin haberine göre sivrisinekler, konacakları kişiyi çok daha uzaktayken belirlemeye başlıyor. Nefesle dışarı verilen karbondioksit, vücut ısısı, ter ve ciltte oluşan kimyasal kokular, kan emmek isteyen dişi sivrisinekler için adeta bir hedef işareti görevi görüyor.

SİVRİSİNEKLER HEDEFİNİ 10 METREDEN ALGILAYABİLİYOR

İnsanları yalnızca dişi sivrisinekler ısırıyor. Dişiler, yumurtalarının gelişmesi için gerekli proteini kandan sağlıyor.

Sivrisinekler hedeflerini yaklaşık 10 metre uzaktan görsel ve kokusal işaretlerle tespit edebiliyor. Bu işaretlerin en önemlilerinden biri, insanların solunum ve deri yoluyla çevreye yaydığı karbondioksit.

İnsan nefesindeki karbondioksit, sivrisineklerin koku alma sisteminde “konak arama” davranışını harekete geçiriyor. Bu nedenle yetişkinler, genel olarak çocuklardan daha fazla karbondioksit ürettikleri için daha çekici hedef hâline gelebiliyor.

Aynı özellik nedeniyle kuru buz ve tüplerde bulunan karbondioksit de sivrisinek tuzaklarında kullanılabiliyor.

VÜCUT ISISI ÇEKİCİLİĞİ ARTIRIYOR

Araştırmalar, sivrisineklerin yalnızca karbondioksite değil, ısı ve neme de yöneldiğini gösteriyor. Karbondioksit sinyali, sivrisineklerin sıcak bir hedefe yönelme isteğini daha da artırıyor.

Bu durum, hamile kadınların sivrisinekler tarafından daha sık hedef alınmasını kısmen açıklıyor. Hamilelik sırasında metabolik gereksinim ve solunum hacmi arttığı için vücut daha fazla ısı ve karbondioksit yayıyor.

Egzersiz yapan kişiler de spor sırasında ve hemen sonrasında daha sıcak, terli ve daha yoğun karbondioksit üreten bir duruma geldiğinden geçici olarak daha çekici olabiliyor.

Daha iri vücut yapısına sahip kişilerin de genellikle daha fazla ısı ve karbondioksit üretmesi nedeniyle sivrisineklerin radarına daha kolay girebileceği belirtiliyor.

“TATLI KAN” DEĞİL, CİLT KOKUSU

Sivrisinek hedefe yaklaştıkça, kişinin cilt ve nefes kokusu daha belirleyici hâle geliyor.

Bilim insanlarına göre “tatlı kanlı insanların daha çok ısırıldığı” düşüncesinin bilimsel karşılığı bulunmuyor. Asıl farkı oluşturan unsur, her insanın kendine özgü cilt kokusu.

Cilt yüzeyinde yaşayan mikroorganizmalar; karbonhidratları, yağ asitlerini ve peptitleri kolayca havaya karışabilen uçucu organik bileşiklere dönüştürüyor. İnsan cildinde 500’ün üzerinde farklı uçucu bileşik bulunabiliyor.

Sivrisinekler amonyak ve laktik asit gibi maddelere yönelirken, ciltteki karboksilik asitlerin yoğunluğu da kişinin çekiciliğini artırabiliyor.

BAZI İNSANLAR 100 KAT DAHA ÇEKİCİ

Rockefeller Üniversitesi’nde yapılan bir çalışmada 64 kişinin altı saat boyunca taktığı naylon kolluklarda biriken cilt kokuları incelendi.

Sivrisineklere bu kokular arasında seçim hakkı verildiğinde, karboksilik asit oranı yüksek kişilerin örneklerine belirgin şekilde yöneldikleri görüldü.

Araştırmacıların oluşturduğu “çekicilik puanında”, en yüksek ve en düşük puanlı kişiler arasında yaklaşık 100 kat fark bulundu.

Üstelik bu farklılıkların yaşam tarzındaki değişimlere rağmen yıllar boyunca büyük ölçüde sabit kaldığı tespit edildi. Bu bulgu, bazı insanların sivrisinekler açısından doğuştan veya uzun süreli biçimde daha çekici olabileceğini gösteriyor.

CİLT BAKTERİLERİ DE ETKİLİ

Cilt mikrobiyomunun yapısı da sivrisineklerin kimi hedef alacağını etkileyebiliyor.

Hollanda’da yapılan araştırmalarda, sıtma sivrisinekleri için daha çekici olan kişilerin cildinde daha az çeşitlilik gösteren ancak daha yoğun bakteri toplulukları bulunduğu belirlendi.

Cilt bakterileri insan vücut kokusunun oluşumunda önemli rol oynuyor. Terin kendisi büyük ölçüde kokusuz olsa da bakterilerin terdeki bileşenleri parçalaması sonucunda kişiye özgü kokular ortaya çıkıyor.

Tek yumurta ve çift yumurta ikizleri üzerinde yapılan araştırmalar da sivrisinek çekiciliğinin genetik bir yönü olabileceğini düşündürüyor. Tek yumurta ikizlerinin sivrisinekler açısından benzer çekicilik gösterdiği, çift yumurta ikizleri arasında ise daha fazla farklılık bulunduğu bildiriliyor.

ISIRILMAKLA ISIRIĞA TEPKİ VERMEK AYNI ŞEY DEĞİL

Bazı kişilerin kendisini “sivrisinek mıknatısı” olarak görmesinin bir başka nedeni de bağışıklık sisteminin ısırığa verdiği tepki olabilir.

İnsanlar sivrisinek ısırıklarına aynı şekilde tepki vermiyor. Bazılarında yalnızca küçük bir kırmızı nokta oluşurken, bazılarında günlerce süren büyük, kaşıntılı ve şişkin kabarcıklar görülebiliyor.

Genetik araştırmalar, bağışıklık sistemiyle ilgili bazı genlerin sivrisinek ısırıklarına verilen tepkiyle bağlantılı olduğunu gösteriyor. Bu bölgelerin alerjik reaksiyonlarla ilişkili genlerle de örtüştüğü belirtiliyor.

Bu nedenle daha büyük ve kaşıntılı şişlikler yaşayan kişiler, gerçekte olduğundan daha fazla ısırıldığını düşünebilir. Buna karşılık sık ısırılan bazı kişiler neredeyse hiç belirti göstermeyebilir.

SARIMSAK VE B VİTAMİNİ İÇİN KANIT ZAYIF

Sivrisinekleri uzaklaştırmak amacıyla sarımsak tüketmek veya B vitamini takviyesi almak sık başvurulan yöntemler arasında yer alıyor. Ancak uzmanlara göre bu yöntemlerin koruyucu olduğuna dair kanıtlar sınırlı veya belirsiz.

Bilim insanları, etkisi kanıtlanmış DEET, picaridin ya da PMD içeren sivrisinek kovucuların kullanılmasını öneriyor.

Uzun kollu kıyafetler ve pantolonlar da özellikle açıkta kalan kol ve bacaklardaki ısırıkları azaltabiliyor. Ter ve zamanla kovucuların etkisi azaldığı için ürünlerin talimatlara uygun biçimde yeniden uygulanması gerekiyor.

Uzmanlar, kendisini sivrisineklerin fazla ısırmadığını düşünen kişilerin de korunmayı ihmal etmemesi gerektiğini vurguluyor.