Antalya kıyılarında Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu ve ekibinin gerçekleştirdiği su altı incelemesinde, deniz tabanındaki görüntü dikkat çekti.

Çakıl ve kayaların üzerinde geniş bir alana yayılan kahverengimsi ve peltemsi bir tabaka tespit edildi. Elle kaldırıldığında tabakanın altında kalan deniz tabanı yeniden ortaya çıktı.

"TABANI ADETA BİR HALI GİBİ ÖRTMÜŞ"

Prof. Dr. Gökoğlu, tabakanın özellikle akıntının zayıf olduğu çukur alanlarda biriktiğini belirtti.

Gökoğlu, tatlı sularla taşınan askıdaki katı maddelerin yanı sıra bazı alglerin oluşturduğu yapıların da bu oluşumda etkili olduğunu ifade ederek, tabakanın çakıl ve kumlar arasında yaşayan canlıların üzerini kapattığını ve oksijen alışverişini engellediğini söyledi.

Instagram’dan içerik üreticilerini sevindirecek yenilik! Reels hazırlamak artık çok daha kolay
Instagram’dan içerik üreticilerini sevindirecek yenilik! Reels hazırlamak artık çok daha kolay
İçeriği Görüntüle

"SICAK BİR HAMAMA GİRMİŞ GİBİ OLUYORSUNUZ"

İnceleme sırasında su sıcaklığındaki değişimin belirgin şekilde hissedildiğini belirten Gökoğlu, Antalya'daki yer altı su seviyesinin düşmesine de dikkat çekti.

Geçmişte Konyaaltı'ndaki çakıllar ve falezlerdeki çatlaklardan denize tatlı su ulaştığını aktaran Gökoğlu, bu akışın hem denizi serinlettiğini hem de kıyıdaki kirliliğin açığa doğru taşınmasına katkı sağladığını belirtti.

Yer altı sularının sondajlarla çekilmesi nedeniyle bu doğal akışın azaldığını savunan Gökoğlu, bunun kıyıdaki mevcut tabloyu etkileyen faktörlerden biri olduğunu ifade etti.

MENDİREKLER VE KIYI YAPILAŞMASINA DİKKAT ÇEKTİ

Gökoğlu, deniz içerisinde yapılan yapıların doğal kıyı akıntılarını etkilediğini belirterek, özellikle mendireklerin akıntıyı kestiğini söyledi.

"Denizi normal hâline bırakmamız gerekiyor" diyen Gökoğlu, deniz içerisinde yapılaşmanın benzer oluşumların ortaya çıkmasına neden olabileceği uyarısında bulundu.

PLASTİK ATIKLAR MİKROPLASTİĞE DÖNÜŞÜYOR

Deniz kirliliğinin bir diğer önemli kaynağının da kıyılara ve dere yataklarına bırakılan çöpler olduğunu belirten Gökoğlu, yağışlarla birlikte bu atıkların denize taşındığını söyledi.

Özellikle kayalık bölgelerde plastik atıkların dalgaların etkisiyle sürekli kayalara çarparak mikroplastiklere dönüştüğünü ifade eden Gökoğlu, Antalya falezleri, Gazipaşa-Mersin hattı ve Gelidonya Burnu çevresinde bu sorunun görüldüğünü belirtti.

"ÇÖPLÜK KOYU" UYARISI

Antalya Balıkçı Barınağı'nın batısındaki koyda da çok sayıda atık tespit edildiğini aktaran Gökoğlu, bölgenin vatandaşlar tarafından çöplerin bırakılması nedeniyle "Çöplük Koyu" olarak anılmaya başladığını söyledi.

Gökoğlu, kıyı ve mesire alanlarındaki atıkların azaltılması için ulusal düzeyde kampanya ve caydırıcı yaptırımlaruygulanması gerektiğini belirterek, denizlerdeki kirliliğin turizmi de olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu.

Gökoğlu, deniz tabanında görülen oluşumların ve kıyıdaki kirliliğin "bir uyarı, bir işaret" olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Kaynak: MYNET