Orta Toroslar'ın sarp ve kayalık yamaçlarında haftalarca süren saha çalışmalarının ardından Selçuk Üniversitesi laboratuvarlarına dönen Prof. Dr. Kuddisi Ertuğrul, mikroskobunun altındaki bitki örneklerine son bir kez baktığında, elindeki verilerin küresel botanik kayıtlarını değiştireceğini biliyordu. Yıllar süren ve binlerce kilometrelik yolculuğu kapsayan bu akademik mesainin sonunda, mikroskoptaki bitkilerden birinin literatürdeki yeni adı, zorlu saha görevlerinde ve analiz süreçlerinde kendisine destek olan eşinin ismini taşıyacaktı: Aethionema Kadriye Sultan Kayagülü.
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından sağlanan kamu fonlarıyla desteklenen bir projenin sonucunda, Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü araştırmacıları bilim dünyasına daha önce bilinmeyen dört yeni kayagülü türü kazandırdı. Uluslararası hakemli bitki bilimi dergisi Plants'te yayımlanarak küresel geçerlilik kazanan bu çalışma; devlet destekli bilimsel araştırmaların, ülkenin henüz tam olarak haritalandırılmamış biyolojik zenginliğini uluslararası envantere nasıl kaydettirdiğini gözler önüne seriyor.
2 BİN 500 ÖRNEKLİK BİR BİLİMSEL DENETİM
Prof. Dr. Kuddisi Ertuğrul'un yürütücülüğünü üstlendiği proje ekibi; Prof. Dr. Tuna Uysal, Doç. Dr. Meryem Bozkurt, Doç. Dr. Emrah Şirin, Doç. Dr. Hakkı Demirelma ve Doç. Dr. Burcu Yılmaz Çıtak'tan oluşuyor. Kamu üniversitesi bünyesinde görev yapan altı kişilik bu akademik kadro, Türkiye genelinde 45 ilin sınırları içinde saha çalışması yürüttü.
Bu geniş çaplı taramanın arkasındaki bilimsel süreç, yalnızca araziden toplanan bitkilerle sınırlı kalmadı. Proje kapsamında kaya gülü (Aethionema) cinsinin kapsamlı bir revizyonu yapıldı.
Ertuğrul, kamu kaynaklarının kullanıldığı bu titiz süreci şu somut verilerle açıklıyor:
"Türkiye'de 45 ilde gerçekleştirdiğimiz arazi çalışmalarında yaklaşık 1500 örnek topladık. Ayrıca yurt içindeki 15 herbaryum ve yurt dışındaki yaklaşık 10 uluslararası herbaryumu inceleyerek toplamda 2 bin 500'e yakın örnek üzerinde çalıştık. Morfolojik, taksonomik, tohum, polen, moleküler ve kromozom analizlerini birlikte değerlendirerek bu dört bitki türünün bilim dünyası için yeni olduğuna karar verdik."
BÖLGE HALKINDAN AİLEYE UZANAN İSİMLENDİRME
Keşfedilen bitkilerin isimlendirme aşaması, hem Anadolu coğrafyasının yerel duraklarını hem de bilimsel üretime doğrudan veya dolaylı katkı sağlayan bireyleri kayıt altına alıyor. Konya, Karaman ve Antalya üçgeninden toplanan örneklerden ikisi, bulundukları coğrafyanın adını aldı. Beyşehir bölgesinden toplanan türe Aethionema Beysehirense (Beyşehir Kayagülü), Ermenek Göktepe Yaylası'nda keşfedilen türe ise Aethionema Ermenekense (Göktepe Kayagülü) ismi verildi.
Diğer iki tür ise insan hikayeleriyle şekillendi. Prof. Dr. Ertuğrul, zorlu akademik mesaisi boyunca kendisine destek veren eşine atfen türlerden birine Aethionema Kadriye Sultan Kayagülü adını verirken; dördüncü türün ismi sivil bir doğa gözlemcisinin dikkatine ithaf edildi. Bölgede görev yapan ve bitkinin ilk fotoğrafını çekerek üniversiteye gönderen bir öğretmen doğa fotoğrafçısının katkısı, literatüre Aethionema Uysali (Akseki Kayagülü) adıyla geçti.
BİYOLOJİK ZENGİNLİĞİN 'GEN MERKEZİ'
Laboratuvar sonuçları ve yayımlanan makale, Türkiye'nin sınırları içindeki biyolojik çeşitliliğin ekonomik ve bilimsel değerine dair önemli bir veri sunuyor. Analizler, keşfedilen yeni türlerin ana vatanının Türkiye olduğunu doğruluyor.
Dünya genelinde İran, Yunanistan ve Kafkaslar gibi sınır komşusu ülkelerde de yayılış gösteren kaya gülü (Aethionema) cinsinin küresel gen merkezi bizzat Anadolu coğrafyası. Küresel ekosistemde bu cinse ait bilinen yaklaşık 70 tür bulunuyor. Son keşiflerle birlikte, bu 70 türün 51'inin Türkiye sınırları içinde yetiştiği ve bu 51 türün 37'sinin doğrudan Türkiye'ye özgü (endemik) olduğu kayıt altına alınmış durumda.
Bu tablo, bitkinin büyük bir kısmını Türkiye coğrafyasının oluşturduğunu kanıtlıyor. Prof. Dr. Ertuğrul, yıllar süren çabayı ve toprağın taşıdığı bu sessiz zenginliği şu sözlerle özetliyor:
"Bu kayagülü cinsi, Türkiye'ye özgü bir cins ve dünyada yayılış merkezi, gen merkezi Türkiye... Bu bitkinin ana vatanı burası."