Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Başkanı Yavuz Işık, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27. yıl dönümünde yaptığı açıklamada, deprem güvenliğinin yalnızca kaliteli yapı malzemesi kullanımıyla değil, üretimden uygulamaya kadar tüm süreçlerin etkin ve sürekli denetlenmesiyle mümkün olduğunu vurguladı.
DEPREM GÜVENLİĞİ İÇİN KALİTE VE DENETİM BİRLİKTE YÜRÜMELİ
Türkiye’de standartlara uygun beton üretimi ve doğru beton uygulamalarının yaygınlaşması için 1988 yılından bu yana çalışmalar yürüten Türkiye Hazır Beton Birliği, 17 Ağustos Marmara Depremi’nin yıl dönümünde yapı güvenliği konusunda önemli değerlendirmelerde bulundu.
THBB Başkanı Yavuz Işık, geçen 27 yılda deprem güvenliği alanında önemli ilerlemeler kaydedildiğini ancak Kahramanmaraş merkezli depremlerin, bazı alanlarda hâlâ ciddi eksikliklerin bulunduğunu açık şekilde ortaya koyduğunu belirtti.
“Güvenli yapılaşma, malzeme üreticisinden mühendisine, müteahhidinden yapı denetim kuruluşlarına ve kamu kurumlarına kadar tüm paydaşların ortak ve sürekli çabasını gerektirmektedir.”
“GEÇMİŞİ ANMAK KADAR GELECEĞE HAZIRLANMAK DA SORUMLULUĞUMUZ”
Marmara Depremi’nin toplumun hafızasında derin izler bıraktığını ifade eden Işık, 17 Ağustos’un yalnızca geçmişte yaşanan acıları hatırlama günü olmadığını söyledi.
Açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Bugün üzerinde durmamız gereken konu, gelecekte meydana gelebilecek yıkıcı depremlerden önce elimizde bulunan bilgi birikimini, teknolojiyi ve denetim mekanizmalarını ne ölçüde hayata geçirebildiğimizdir.”
“HAZIR BETON DOĞRU ÜRETİLDİĞİNDE GÜVENLİ YAPILARIN TEMELİDİR”
Türkiye’nin beton teknolojisi konusunda önemli bir seviyeye ulaştığını vurgulayan THBB Başkanı, yüksek dayanım sınıflarına ulaşabilen, çevresel etkilere dayanıklı ve uzun ömürlü betonların üretimi için güçlü bir altyapı bulunduğunu belirtti.
Yavuz Işık, doğru tasarlanmış, standartlara uygun üretilmiş ve şantiyede doğru uygulanmış betonla inşa edilen yapıların beklenen deprem performansını gösterdiğini ifade ederek şunları söyledi:
“Hazır beton, doğru koşullarda üretildiği ve uygulandığı takdirde yapı güvenliğinin en önemli unsurlarından biridir. Kalite Güvence Sistemi (KGS) belgeli beton kullanımı da kaliteli betonun en büyük güvencesidir.”
YAPI GÜVENLİĞİNİN ANAHTARI: KESİNTİSİZ DENETİM
THBB Başkanı, kaliteli malzemenin tek başına yeterli olmadığını belirterek betonun tüm üretim ve uygulama aşamalarının bir zincirin halkaları gibi değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Bu sürecin;
· karışım tasarımı,
· santralde üretim,
· şantiyeye sevkiyat,
· yerleştirme,
· kür işlemleri,
· dayanım testleri
gibi aşamalardan oluştuğunu hatırlatan Işık, her aşamada bağımsız ve sürekli denetimin zorunlu olduğunu vurguladı.
“Zincirin herhangi bir noktasında denetim eksik kaldığında, kaliteli malzeme dahi yapının güvenliğini tek başına garanti edemez.”
DİJİTAL DENETİM SİSTEMİ YAPI GÜVENLİĞİNDE YENİ DÖNEM
Hazır beton sektöründe dijital denetim uygulamalarının önemine de dikkat çeken THBB Başkanı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen dijital izleme sisteminin sektör açısından çok önemli bir adım olduğunu söyledi.
Bu sistem sayesinde denetimin yalnızca kâğıt üzerinde kalan bir kontrol olmaktan çıktığını belirten Işık, üretimden sevkiyata kadar tüm sürecin kayıt altına alınabildiğini ifade etti.
“Dijital denetim altyapısının sektörde tam anlamıyla benimsenmesini ve etkin biçimde uygulanmasını desteklemeye devam ediyoruz.”
“DEPREME DİRENÇLİ ŞEHİRLER ORTAK SORUMLULUK ANLAYIŞIYLA MÜMKÜNDÜR”
Açıklamasının sonunda tüm paydaşlara önemli görevler düştüğünü belirten Yavuz Işık, depremin ne zaman ve nerede olacağının bilinmesinin mümkün olmadığını ancak bugün inşa edilen yapıların deprem karşısındaki davranışının belirlenebileceğini söyledi.
Işık, sözlerini şöyle tamamladı:
“Depreme dirençli şehirler inşa etmenin yolu, bilimsel esaslardan taviz vermeden kaliteyi ve denetimi tüm süreçlerde kararlılıkla uygulamaktan geçmektedir.”




