Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen fon soruşturmasının örgütlü suç kapsamında ele alındığını belirtti.

Soruşturma kapsamında o tarihte 63 kişi hakkında işlem yapıldığını söyleyen Gürlek, bunlardan 4’ünün tutuklandığını, bazı şüpheliler hakkında adli kontrol uygulandığını ve firari şüphelilerin de bulunduğunu ifade etti.

Gürlek, soruşturmadaki suçlamalar arasında örgütlü suçlar, dolandırıcılık, devlet aleyhine dolandırıcılık ve Sermaye Piyasası Kanunu’na muhalefetin bulunduğunu belirterek, MASAK incelemeleri sonucunda aklama suçunun da gündeme gelebileceğini söyledi.

“İKİ YILDIR TAKİP EDİYORDUK”

Fon ve bazı hisselerdeki olağan dışı hareketlerin yaklaşık iki yıldır takip edildiğini aktaran Gürlek, vatandaşlardan bu konuda çok sayıda şikâyet geldiğini ifade etti.

Bazı hisselerde piyasa değerlerinin ekonomik göstergelerle uyumsuz biçimde yükseldiğini savunan Gürlek, “Bir kısım hisseler, bir kısım fonlar normal rayicinde seyrederken, bir kısım hisseler inanılmaz bir şekilde yüzde 400, yüzde 500, yüzde 5 bin yapıyor” dedi.

Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı döneminde sermaye piyasası suçlarını takip etmek üzere üç savcının görev yaptığı özel bir birim oluşturulduğunu da belirtti.

“PARALARIN YURT DIŞINA KAÇIRILDIĞINI GÖRDÜK”

Soruşturmada temel amaçlardan birinin yatırımcıların uğradığı zararların giderilmesi olduğunu belirten Gürlek, bazı varlıkların farklı yerlere ve yurt dışına aktarıldığını tespit ettiklerini öne sürdü.

Gürlek, “İyi niyetli vatandaşlarımızın yıllarca, dişinden tırnağından yaptığı birikimlerin istismar edildiğini, başka yerlere aktarıldığını gördük” ifadelerini kullandı.

Şüphelilerin taşınmazları ve banka hesapları üzerinde tedbir uygulandığını belirten Gürlek, bazı şirket ve mal varlıklarına da el konulduğunu söyledi. Gürlek ayrıca, yurt dışına para çıkarılma girişimleri nedeniyle alınan tedbirlerin önem taşıdığını ifade etti.

ERDOĞAN’IN DA SÜRECİ TAKİP ETTİĞİNİ SÖYLEDİ

Fon soruşturmasına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ilgisinin olup olmadığı yönündeki soruya Gürlek, “Cumhurbaşkanımız da bu konuyu takip ediyor” yanıtını verdi.

Hazine ve Maliye Bakanlığı ile düzenli toplantılar gerçekleştirdiklerini aktaran Gürlek, Sermaye Piyasası Kurulu ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu başkanlarının da bu toplantılara katıldığını belirtti.

FAİLİ MEÇHUL DOSYALAR İÇİN ÖZEL BİRİM

Gürlek, Adalet Bakanlığı bünyesinde faili meçhul dosyaların incelenmesi amacıyla özel bir çalışma birimi oluşturulduğunu da açıkladı.

Yaklaşık 690 dosyanın teknik açıdan incelendiğini belirten Gürlek, birimin doğrudan soruşturma yetkisi bulunmadığını, ilgili başsavcılıklar ve savcılarla koordinasyon içinde çalıştığını söyledi.

Baz istasyonu kayıtları, DNA incelemeleri ve geçmişte alınan tanık ifadeleri gibi delillerin yeni teknolojilerle yeniden değerlendirilebildiğini belirten Gürlek, çalışmalar kapsamında 46 olayın çözüldüğünü ifade etti.

İBB SORUŞTURMALARINA YÖNELİK ELEŞTİRİLERE YANIT

Gürlek’e, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı döneminde başlatılan İBB soruşturmalarının siyasi amaç taşıdığı yönündeki muhalefet eleştirileri de soruldu.

Bu değerlendirmeyi reddeden Gürlek, savcıların kişilerin siyasi kimliklerine veya makamlarına değil, dosyalardaki suçlamalara ve delillere göre hareket ettiğini savundu.

İBB dosyasında tanık ve itirafçı ifadelerinin yanı sıra MASAK raporları, banka hareketleri, baz istasyonu kayıtları ve maddi zarara ilişkin raporların da bulunduğunu belirtti.

Manifest’in kurucusu Tolga Akış hakkında dikkat çeken gelişme
Manifest’in kurucusu Tolga Akış hakkında dikkat çeken gelişme
İçeriği Görüntüle

UYUŞTURUCU OPERASYONLARINA İLİŞKİN AÇIKLAMA

Uyuşturucu soruşturmalarında kamuoyuna daha çok ünlü isimlerin yansıdığı yönündeki eleştirilere de yanıt veren Gürlek, soruşturmaların kullanıcıdan tedarikçiye ve dağıtım zincirinin üst kademelerine doğru ilerletildiğini söyledi.

Gürlek, operasyonlarda elde edilen bilgilerin tedarik zincirinin daha üst noktalarına ulaşmak amacıyla kullanıldığını belirterek, üç gün önce 354 kilogram uyuşturucu ele geçirildiğini açıkladı.

Suç örgütleriyle mücadele konusunda ise İçişleri Bakanlığı ve kolluk birimleriyle koordineli çalışmalar yürütüldüğünü ifade eden Gürlek, özellikle çocukların kullanıldığı suç örgütlerine yönelik mücadelenin sürdüğünü söyledi.

2028 SEÇİMLERİNE İLİŞKİN SÖZLERİNİ AÇIKLADI

Gürlek, daha önce Adana’da yaptığı ve 2028 seçimlerine ilişkin kullandığı ifadeler konusunda da açıklama yaptı.

“2028 yılında Sayın Cumhurbaşkanımızı tekrar seçmek için bir seçim düzenlenecek” şeklindeki sözlerinin farklı yorumlandığını belirten Gürlek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2028 yılında yeniden aday olmak istediğini söyledi.

Gürlek, normal seçim takviminin 2028 olduğunu belirterek, sözlerinin farklı bir anlam taşımadığını ifade etti.

Kaynak: KARAR GAZETESİ