Breast Cancer Research dergisinde yayımlanan analizde, haftada en az iki saat egzersiz yapan genç kızların meme dokusundaki su oranının, fiziksel olarak aktif olmayanlara göre daha düşük olduğu belirlendi. Uzmanlar, meme dokusundaki su içeriğinin kanser riski açısından önemli bir biyolojik gösterge olduğunu vurguluyor.
YAĞDAN BAĞIMSIZ ETKİ
Araştırmayı yürüten Columbia Üniversitesi’nden Yardımcı Doçent Rebecca Kehm, elde edilen sonuçların yalnızca vücut yağıyla açıklanamayacağını belirtti. Kehm’e göre, boş zamanlarda yapılan egzersiz; meme dokusu bileşimi ve stresle ilişkili biyobelirteçlerde anlamlı değişimlere yol açabiliyor.
Kehm, genç kadınlarda meme kanseri vakalarının artışına ve ergenlik çağındaki kızlarda fiziksel aktivite düzeyinin düşük olmasına dikkat çekerek, bu durumun çalışmanın önemini daha da artırdığını ifade etti.
ÖNCEKİ ÇALIŞMALARLA UYUMLU
Independent Türkçe'de yer alan habere göre, araştırma sonuçları, yetişkin kadınlar üzerinde yapılan ve daha yüksek fiziksel aktivite seviyelerinin daha düşük meme yoğunluğu ile ilişkili olduğunu gösteren önceki çalışmalarla örtüşüyor. Daha aktif kadınlarda meme kanseri riskinin yaklaşık yüzde 20 daha düşük olduğu biliniyor.
ÇALIŞMANIN KAPSAMI
Araştırmaya katılan gençler, fiziksel aktivite düzeylerini kendileri bildirdi ve klinik ziyaretlerde kan, idrar örnekleri ile meme dokusu değerlendirmeleri yapıldı. Katılımcıların ortalama yaşı 16 olurken, grubun yüzde 64’ünü Hispanik gençler oluşturdu.
Araştırmacılar, çalışmalarında genellikle yeterince temsil edilmeyen Hispanik ve siyah topluluklara özellikle yer verdiklerini belirtti. Bu gruplarda hem meme kanseri riskinin daha erken yaşta ortaya çıkabildiği hem de eğlence amaçlı fiziksel aktivitenin daha düşük olduğu ifade edildi.
UZMAN GÖRÜŞÜ
UCL’den Prof. Jayant Vaidya, fiziksel aktivitenin meme kanseri riskini azalttığının uzun süredir bilindiğini belirterek, ergenlik döneminin önleyici adımlar için kritik bir pencere sunduğunu söyledi. Vaidya, meme dokusundaki değişimlerin bu dönemde şekillenebileceğine dikkat çekti.
ERKEN ÖNLEM ÇAĞRISI
Uzmanlar, elde edilen bulguların erken yaşlarda yapılandırılmış egzersizin teşvik edilmesi gerektiğini gösterdiğini vurguluyor. Çalışmanın yazarları, ergenlik dönemindeki bu faktörlerin ilerleyen yaşlarda kanser riskini nasıl etkilediğini anlamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu belirtiyor.




