2 bin kadınla yürütülen çalışmadan elde edilen verilere göre, 1981-1996 yılları arasında doğan milenyum kuşağı, yaşlanma belirtilerini ortaya çıkmadan önce önlemeye yönelik yaklaşımlara önceki nesillere kıyasla çok daha fazla ilgi gösteriyor. Araştırmacılar, bu tutumun 2000’ler öncesinde görülmeyen bir eğilim olduğuna dikkat çekiyor.

Face The Future tarafından yürütülen araştırmaya göre, cilt bakımı alışverişleri ve rutinleri sayesinde Y kuşağı (20’li yaşların sonları ile 40’lı yaşların başları arasındakiler) daha uzun süre genç görünme ihtimali en yüksek yaş grubu olarak öne çıkıyor. Şirketin Klinik Direktörü Kimberley Medd, sonuçları değerlendirirken, “25–34 yaş aralığındaki kadınlar erken yaşta anti-aging rutinlerinde başı çekiyor. Bu durum, cilt bakımına yaklaşımda kuşaklar arası bir değişime işaret ederken, daha erken ve önleyici bakıma yönelik bir pazar trendini de ortaya koyuyor” diyor.

Medd, “Bu yaş grubu hem gelişmiş cilt bakım teknolojileriyle hem de güzellik rutinlerinin artık yalnızca kişisel değil, kamusal hâle geldiği sosyal medyanın yükselişiyle birlikte büyüdü. Görünür yaşlanma belirtilerini beklemek yerine, uzun vadede cilt kalitesini koruma isteğiyle daha erken yaşta klinik düzeyde cilt bakım ürünleri ve uzman yönlendirmesi arayışına giriyorlar” diyor.

Marmara, Ege ve Batı Akdeniz için "kuvvetli yağış" uyarısı
Marmara, Ege ve Batı Akdeniz için "kuvvetli yağış" uyarısı
İçeriği Görüntüle

Peki Y kuşağı, diğer kuşakların yapmadığı neyi yapıyor? Medd’e göre, “20’li yaşların sonları ile 30’lu yaşların başındaki kadınlar, kolajen üretimini erkenden desteklemek, cilt dokusunu iyileştirmek ve ince çizgileri ortaya çıkmadan önce önlemek için daha düşük konsantrasyonlarda retinol veya retinal kullanıyor. Benzer şekilde peptitler ve niasinamid de yalnızca yaşlanma karşıtı etkileri için değil, yüksek stresli ve kentsel yaşam koşullarında cilt bariyerini güçlendirme ve dayanıklılığı artırma özellikleri nedeniyle öne çıkan içerikler haline geliyor.”

Araştırmaya göre, atılımcıların yüzde 18’i, yıllar boyunca hiç değiştirmeden gençlik yıllarında kullandıkları cilt bakım ürünlerini kullanmaya devam ediyor. Kimberley Medd bu durumu şöyle yorumluyor: “Bazı ürünleri uzun süre kullanmak tamamen olumsuz bir şey değil; örneğin hyaluronik asit ya da geniş spektrumlu SPF 30+ gibi içerikler her yaş için evrensel sayılabilir ve cildinize iyi gelen ürünleri yeniden satın almanız da doğal. Ancak asıl mesele, yaş aldıkça cildinizde meydana gelen değişimleri doğru şekilde anlamak ve bakım rutinini buna göre güncellemek.”

Kaynak: T24