Anayasa Mahkemesinin Tayfun Kahraman’ın ikinci bireysel başvurusuna ilişkin gerekçeli kararı, 6 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı.

AYM Genel Kurulu, 2 Nisan 2026’da verdiği kararda, daha önce verilen ihlal kararının gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle yapılan başvuruyu değerlendirdi.

AYM’DEN AĞIR CEZA MAHKEMELERİNE DİKKAT ÇEKEN VURGU

AYM kararının gerekçesinde, Anayasa Mahkemesi kararlarının kamu makamları açısından bağlayıcı olduğuna dikkat çekildi. Gerekçede, İstanbul 13. ve 14. Ağır Ceza Mahkemelerinin AYM kararlarına direnme veya bu kararların bağlayıcılığını tartışma yetkisinin bulunmadığı belirtildi.

Mahkeme, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin yeniden yargılama işlemlerini başlatmasının hem yasal hem de anayasal bir zorunluluk olduğunu ifade etti.

İLK İHLAL KARARINDAN SONRA TALEPLER REDDEDİLDİ

Tayfun Kahraman, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 25 Nisan 2022 tarihli kararıyla hükümeti ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüse yardım suçundan 18 yıl hapis cezasına mahkûm edildi. Karar, istinaf sürecinin ardından Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından 28 Eylül 2023’te onandı.

Sosyal medyada hedef gösterilmişti: Ahmet Saymadi tutuklandı
Sosyal medyada hedef gösterilmişti: Ahmet Saymadi tutuklandı
İçeriği Görüntüle

Kahraman daha sonra Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulundu. AYM, 31 Temmuz 2025’te hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar vererek ihlalin sonuçlarının giderilmesi amacıyla yeniden yargılama yapılmasını istedi.

Kahraman’ın avukatı 17 Ekim 2025’te yeniden yargılama, infazın durdurulması ve tahliye talebinde bulundu. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi ise 6 Kasım 2025 tarihli ek kararla talepleri reddetti ve infazın devamına hükmetti. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi de yapılan itirazı 11 Kasım 2025’te reddetti. Bunun üzerine Kahraman 27 Kasım 2025’te ikinci kez AYM’ye başvurdu.

“YETKİ GASBI” DEĞERLENDİRMESİNE AYM’DEN YANIT

İkinci başvuruda öne çıkan konulardan biri, ilk derece mahkemesinin AYM’nin kanun yolu incelemesi yaparak “yetki gasbında” bulunduğu yönündeki değerlendirmesi oldu.

AYM, görev ve yetkilerinin herhangi bir derece mahkemesinin yorumuyla değil, doğrudan Anayasa tarafından belirlendiğini vurguladı. Mahkeme, kesinleşmiş yargı kararlarının temel hak ve özgürlükleri ihlal edip etmediğini incelemenin bireysel başvuru kapsamında kendisine verilen anayasal bir görev olduğunu belirtti.

Kararda, AYM’nin anayasal yetkileri kapsamında verdiği ihlal kararının “yetki gasbı” gerekçesiyle uygulanmamasının bireysel başvuru hakkıyla bağdaşmadığı ifade edildi. Yargı mercilerinin AYM’yi yetki gasbıyla itham ederek kararlarına uymamasının, hukuki görüş kapsamında değerlendirilemeyeceği de gerekçede yer aldı.

Kaynak: HALK TV HABER MERKEZİ